Tarım ve Orman Bakanlığı, yaban hayatındaki popülasyonu güçlendirmek ve son yıllarda tarım arazileri ile insan sağlığını tehdit eden zararlılarla mücadele etmek amacıyla dev bir biyolojik hamle başlatıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ekolojik dengeyi yeniden tesis etmek amacıyla bu yıl 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere toplam 51 bin kanatlı hayvanın doğaya bırakılacağını açıkladı.
62 İlde Biyolojik Savaş Başlıyor
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, Türkiye genelindeki 62 ilde toplam 156 farklı salım noktası belirlendi. Doğaya salınacak bu kanatlı ordusu, özellikle son dönemde Karadeniz başta olmak üzere birçok bölgede tarım ürünlerine ciddi zararlar veren kahverengi kokarca ve ölümcül virüsler taşıyan kene popülasyonunu doğal yollarla baskılamak için kullanılacak. Salım öncesi kınalı keklikler, kene tutulumuna karşı koruma amaçlı özel olarak ilaçlanıyor.
Bakanlık Üretim Üsleri Tam Kapasite Çalışıyor
Bakanlık, geçen yıl (2025) doğaya bırakılan 36 bin 250 keklik ve 9 bin sülünlük kotayı bu yıl yukarı taşıdı. Bakan Yumaklı, son 10 yılda yaklaşık 750 bin keklik ve 250 bin sülün olmak üzere toplam 1 milyon kanatlı canlının doğaya kazandırıldığını ifade etti. Kuşların yetiştirildiği milli üretim üsleri ise şu şekilde paylaşıldı:
-
Keklik Üretim İstasyonları: Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Yozgat, Gaziantep ve Malatya.
-
Sülün Üretim İstasyonları: Samsun, İstanbul ve Gümüşhane.
Salım Alanlarına 3 Yıl Av Yasağı
Kuşların doğaya bırakılacağı bölgeler; besin-su yeterliliği, habitat uygunluğu ve yırtıcı baskısı gibi kriterler incelenerek 50 ilde kınalı keklik, 16 ilde sülün ve 5 ilde çil keklik noktası olarak titizlikle seçildi. Bakanlık, doğaya salınan canlıların adaptasyon süreçlerini sağlıklı atlatabilmesi ve popülasyonun korunması amacıyla radikal bir karar aldı. Keklik ve sülün salımı gerçekleştirilen tüm alanlar 3 yıl süreyle tamamen ava kapatılacak. Bakan Yumaklı, temel hedeflerinin ekosistemi koruyarak gelecek nesillere sürdürülebilir bir yaban hayatı miras bırakmak olduğunu vurguladı.




