İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gündemde önemli yer tutan kara para, dini yapıların mali ayaklarına yapılan operasyonlar, suç örgütleriyle mücadele ve 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair Sabah'a özel açıklamalarda bulundu.

'HEDEFİMİZ HUZURUN YÜZYILI'NI İNŞA ETMEK'

Kara parayla mücadeleye değinen Çiftçi, "Hedefimiz nettir: Huzurun Yüzyılı'nı inşa etmek.

Süleymancıların Eski Lideri Denizolgun'un Ölümünde Sır Gibi 4 Saat!  Yok Denilen Görüntüler Haftalar Sonra Ortaya Çıktı
Süleymancıların Eski Lideri Denizolgun'un Ölümünde Sır Gibi 4 Saat! Yok Denilen Görüntüler Haftalar Sonra Ortaya Çıktı
İçeriği Görüntüle

Bu, bir söylem değişikliği değil, bir yöntem değişikliğidir. Çünkü suçun yapısı değişti. Karşımızdaki yapıların çoğu, terör, uyuşturucu, siber dolandırıcılık ve düzensiz göç faaliyetlerini bir arada yürüten hibrit yapılardır.

'EN BÜYÜK SİLAH KURŞUN DEĞİL, GÖRÜNMEZLİK'

Bu yeni dönemin bir de doktrini var. Bugün suçlunun elindeki en büyük silah kurşun değil, görünmezliktir. Suç örgütü; paravan bir şirketin içine, bir kripto cüzdanın gölgesine, üç kademeli şifreli bir uygulamanın karanlığına veya sahte bir hesabın ardına saklanıyor.

Ne paravanın içinde, ne kripto cüzdanın gölgesinde, ne üç kademeli şifrenin arkasında; kimse devletin menzili dışında değildir.

Kara para aklamada bankacılık ve ödeme sistemleri, elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, yasadışı bahis ağları, paravan şirketler, sahte ticari işlemler, gayrimenkul, değerli maden ve taşlar, yüksek bedelli araç alım satımı ve ticaret yoluyla aklama yöntemleri risk temelli olarak izlenmektedir.

'SEKTÖRLERİ SUÇLAMIYOR, SUÇU VE ŞÜPHELİ İŞLEMİ TAKİP EDİYORUZ'

Ancak altını özellikle çizmek isterim: Bir sektörün risk analizinde yer alması, o sektörde faaliyet gösteren herkesi suçlu hâle getirmez. Biz sektörleri suçlamıyor, suçu ve şüpheli işlemi takip ediyoruz. Teknoloji suçlu için karanlık, vatandaş için güvence olacaktır.

Şirket tabelası suç gelirini temizlemez; paranın kaynağı kirliyse üzerindeki ticari ambalaj onu meşru hâle getirmez. Kara paranın girdiği yerde suç büyür; devletin finansal izi takip ettiği yerde suç örgütü küçülür." şeklinde konuştu.

'12 BİNİ AŞKIN ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI'

Bakan Çiftçi, "Suç örgütlerinin 2026 sonuna kadar eylem yapamaz hale getireceğiz" sözünün hatırlatılması üzerine, "Rakamlarla konuşayım. 2026 yılının ilk yedi ayında 518 organize suç örgütüne yönelik toplam 1445 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 12 bin 175 şüpheli gözaltına alındı, 6 bin 320 örgüt mensubu tutuklandı. Çökerttiğimiz örgütlerin 304'ü yerel, 105'i bölgesel, 92'si ulusal ve 17'si uluslararası ölçekte faaliyet yürüten yapılardı.

'TERÖRLE MÜCADELE DAİRE BAŞKANLIKLARINI DEVREYE ALIYORUZ'

Bu yeni nesil yapılar klasik mafyadan farklıdır. Hukuken terör örgütü olmasalar da toplumda oluşturdukları zarar bakımından benzer sonuçlar doğuruyorlar. Bu yüzden bu yapılara karşı, güvenlik birimlerimizin Terörle Mücadele Daire Başkanlıklarının tecrübe, teknoloji ve operasyonel kapasitesini de devreye alıyoruz." dedi.

'TEMEL ŞART FİİLİ VARLIĞININ SONA ERMESİ'

'Terösüz Türkiye' sürecinde gelinen noktayı anlatan Çiftçi, "Terörsüz Türkiye hedefi güçlü bir hukuki zemine kavuştu. Bir örgütün elindeki silahı bırakmasını ödüllendirmiyoruz, terörün bitmesinin hukukunu kuruyoruz. Sürecin temel şartı, PKK/ KCK'nın Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa'daki bütün yapılanmalarıyla fiili varlığına son vermesi ve kontrolündeki bütün silah ve mühimmatı teslim etmesidir. Düzenleme bir af kanunu değildir. Ağır suçlar kapsam dışında tutulmuştur. Erteleme belirli şartlara ve sürelere bağlıdır; yeni bir terör suçu işlenmesi hâlinde kaldırılacak ve adalet kaldığı yerden devam edecektir.

'TAKVİMİ ÖRGÖTÜNÜ SÖZ DEĞİL, DEVLETİN TEYİDİ BELİRLEYECEK'

Kamuoyundan saklanan bir siyasi pazarlık veya gizli taahhüt yoktur. Takvim, örgütün açıklamasına veya verdiği söze göre değil, devletin sahadaki tespit ve teyidine göre işleyecektir. Takvimi örgütün sözü değil, devletin teyidi belirleyecektir. Devlet elini tetikten çekmiyor, terörün elindeki silahı kalıcı olarak alıyor."

'CEMAATE DEĞİL ÇIKAR ÖRGÜTÜNE OPERASYON'

'Alihan Kuriş suç örgütü'ne yönelik düzenlenen operasyona dair konuşan Çiftçi, "Operasyon, dini hassasiyetleri çıkar ve suç ilişkilerine kalkan yaptığı değerlendirilen üst yönetime yöneliktir. AK Parti iktidarları döneminde hiçbir dindar vatandaşımıza, hiçbir cemaate yönelik bir kısıtlama yapılmamıştır; bundan sonra da yapılmayacaktır. İnanca değil suça, cemaate değil çıkar örgütüne operasyon yapıyoruz.

'HİÇBİR DİNİ AİDİYET HUKUKUN ÜZERİNDE BİR ALAN SAĞLAMAZ'

Dini inanç ve ibadet özgürlüğü devletimizin güvencesi altındadır. Ancak hiçbir dini, siyasi, ticari veya sosyal aidiyet kişiye hukukun üzerinde bir alan sağlamaz" değerlendirmesinde bulundu.