Adana’da gerçekleştirilen "Proje Kapanış Töreni ve Adana Bölge Toplantısı", yargı dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın yanı sıra üst düzey yargı temsilcileri ve Avrupa Konseyi yetkililerinin katıldığı toplantıda, bireysel başvuru sisteminin Türk hukukundaki yeri ve karşılaşılan iş yükü masaya yatırıldı.
İhlalleri Önleyen Anayasal Bilinç
Toplantının açılışında konuşan AYM Başkanı Kadir Özkaya, hukuk devletinin gerçek gücünün sadece kanunların varlığında değil, bu kanunların toplumsal hayata ve yargısal uygulamalara yansımasında yattığını belirtti. Özkaya, "Esasen anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır" dedi.
İş Yükü Ve Güven Arasındaki Denge
2012 yılından bu yana ulaşılan istatistikleri paylaşan Özkaya, toplam 739 bin 417 başvurudan 637 bin 274’ünün karara bağlandığını ve çözüm oranının yüzde 86 seviyesinde olduğunu ifade etti. Özkaya, "Bu rakamlar, bir yandan vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesi’ne duyduğu güveni ortaya koyarken, diğer yandan mahkememizin karşı karşıya bulunduğu iş yükünün büyüklüğünü de göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu.
AİHM’e Giden Başvurularda Azalma
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak ise Türk Anayasa Mahkemesi’ne gelen bireysel başvuru sayısının, Avrupa'daki pek çok ülkeye kıyasla 10-12 kat daha fazla olduğuna dikkat çekti. Buna rağmen AYM'nin yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Albayrak, bireysel başvurunun hukuk sistemine kazandırdığı standartlara vurgu yaptı.
Bireysel başvuru mekanizmasıyla birlikte, uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesinin sağlandığını belirten Özkaya, bu sayede Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapılan başvurularda da önemli bir azalma yaşandığını belirtti. Bugüne kadar "makul sürede yargılanma hakkı" ihlalleri dahil olmak üzere yaklaşık 87 bin ihlal kararı verildiğini hatırlatan Özkaya, sistemin başarısının bu kararların alt derece mahkemelerince ne kadar etkin uygulandığıyla ölçüleceğini sözlerine ekledi.
Etkinlik, "Bireysel başvuru ihlal kararlarının objektif ve subjektif etkisi" başlıklı panelle sona erdi.




