Beyazıt Meydanı'nda toplanan hukukçular cübbelerini giyerek üzerinde, "Kahrolsun soykırımcılar yaşasın çocuklar", "Tarihi soykırımcılar değil hukukçular yazsın", "Anne katili İsrail", Biz görüyoruz dünya da görsün" yazılı pankart ve dövizler taşıyarak, "Katil İsrail Filistin'den defol" sloganları attı. Topluluk daha sonra buradan Sultanahmet Meydanı'na doğru yürüyüşü geçti. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önünde basın açıklaması yapan İstanbul 2.nolu Barosu Başkanı Av.Yasin Şamlı, İsrail saldırılarına dikkat çekerek, Gazze'de kadınlar ve bebeklerle birlikte insanlık onuru, vicdanı, insani değerler, ahlak ve hukukun da katledildiğini söyledi.

Gazze'de savaş değil, barbarlık, vahşet ve soykırım yaşandığını dile getiren Şamlı, "7 Ekim'den bu yana 21 bini çocuk olmak üzere 38 bini aşkın insan İsrail tarafından katledildi. Katledilenlerin yüzde 70'inden fazlası kadınlar ve çocuklardır. Yüzde 50'sinden fazlası ise maalesef sadece çocuklardır. Filistin halkını, çocuk ve kadınlarla birlikte toptan yok etmeye yönelik bu soykırım her gün artarak devam etmektedir." dedi.
Şamlı, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin sadece Filistinlileri değil, tüm insanlığı tehdit ettiğini belirterek, "Gazze'de İsrail'in yaptığı vahşet her insanı sorumlu hale getirmektedir. Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın bu soykırımı duyan herkes soykırımın durması için çaba göstermelidir." diye konuştu.

İstanbul 2 No'lu Barosu olarak, uluslararası hukuk kurumlarını harekete geçirmek için Aralık 2023'te Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler'e başvuruda bulunduklarını ifade eden Şamlı, "Soykırıma ilişkin toplam 8 klasör delil ibraz ettik. Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı, İsrailli 2 soykırımcı hakkında mahkemenin ön inceleme dairesinden yakalama talebinde bulundu. Ancak özellikle ABD'nin açık desteği ve cesaretlendirmesiyle soykırım devam ediyor." şeklinde konuştu.

Baro olarak çocuk soykırımı ve kadın soykırımı ile ilgili iki ayrı dosya hazırladıklarını belirten Şamlı, katledilen 21 bin çocuk için hazırladıkları dosyayı Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler UNICEF'e teslim edeceklerini, kadın soykırımı ile ilgili dosyayı ise Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sunacaklarını açıkladı.

Şamlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Adaletin sesini yükselteceğiz. Dünyaya soykırımcıların hakim olmasına müsaade etmeyeceğiz. Buradan bütün dünyaya şunu ilan etmek istiyorum: 'Hak üstündür. Adalet üstündür' Bunun gereğini yapmayan hukuk kurumları ancak kendi meşruiyetlerini bitirirler. Hakka ve adalete zarar veremezler."

Gazze'de soykırım yapıldığını ve Birleşmiş Milletler'in katliamı seyretmekle yetindiğini ifade eden Şamlı, "Bombalarla katledilen Gazzeli çocukların cesetleri altında kalan bozuk bu dünya düzeninin yeniden ele alınıp baştan sona değiştirilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Tüm hukukçuları ve insanları soykırıma karşı durmaya davet eden Şamlı, "Tarihi soykırımcılar değil; vicdan sahibi, onurlu insanlar ve aynı niteliklere sahip hukukçular yazmalıdır." ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Balıkesir'de ormanlık alanda yangın Balıkesir'de ormanlık alanda yangın

İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında işlediği savaş suçlarına dair delillerle Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuru yaptı. Gazze'deki olaylara dikkat çekmek ve adalet mücadelesine destek olmak için daha önce başlattıkları imza kampanyasına kısa sürede 3 bin 61 meslektaşının imza attığını hatırlatan Şamlı, bu kez kampanyayı tüm dünyadaki insanların katılımına açtıklarını ifade etti. Vicdan sahibi herkesi bu başvuruya imza atmaya davet eden Şamlı, kampanyaya katılmak isteyenlerin hazırlanan stantta kısa bir başvuru formu imzalayabileceğini belirtti. Ayasofya Cami'nin önünde açılan stantta avukatlar ve yabancılar hazırlanan arapça, Türkçe ve İngilizce dilekçeleri imzaladılar.

Editör: UHA HABER MERKEZİ