Termometrelerin 30 derecenin üzerini gösterdiği kavurucu yaz günlerinde, iştah kaybı ve mutfakta zaman geçirme isteksizliği pek çok kişinin ortak sorunu haline geliyor. Beslenme uzmanları, bu zorlu günlerde vücudu yoracak ağır yemeklerden kaçınarak sıvı kaybını dengelemeyi temel hedef olarak belirliyor. Özellikle sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemlerde daha fazla protein tüketilmesi gerektiğine dair yaygın bir yanılgı bulunuyor. Oxford Brookes Üniversitesi beslenme uzmanlarından Aisling Daly, yüksek sıcaklıklarda vücudun ekstra proteine ihtiyaç duymadığını açıkça vurguluyor. Et, tavuk veya balık gibi pişirmesi zahmetli ve ortamı daha da ısıtan protein kaynakları yerine mercimek, tofu, peynir, yoğurt, yumurta ve kuruyemiş gibi hazırlanması pratik seçeneklere yönelmek sıcak günleri daha rahat atlatmayı sağlıyor. Taze meyve, sebze ve yoğurtla hazırlanan soğuk içecekler de gün içinde hem serinletici hem de besleyici bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Su İhtiyacını Sadece İçeceklerle Karşılamaya Çalışmayın
Sıcak havalarda artan terlemeyle birlikte vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koymak kritik bir önem taşıyor. İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri normal şartlar altında günde 6 ila 8 bardak sıvı tüketimini tavsiye ederken, aşırı sıcaklarda bu miktarın mutlaka artırılması gerekiyor. Reading Üniversitesi araştırmacılarından Doktor Charlotte Mills, herkes için geçerli standart bir su miktarından söz edilemeyeceğini, bu ihtiyacın kişinin yaşına, kilosuna ve gün içindeki hareketliliğine göre değiştiğini ifade ediyor. Hamileler, emziren anneler ve sporcuların sıvı tüketimine çok daha fazla özen göstermesi gerekiyor. Uzmanlar, günlük sıvı ihtiyacının yalnızca su içerek değil, su oranı yüzde 90 seviyelerinin üzerinde olan karpuz, çilek, salatalık, domates, marul ve kereviz gibi besinlerle de desteklenebileceğini belirtiyor. Ayrıca elma, havuç, portakal ve ananas gibi meyveler de yaz sofralarının vazgeçilmez sıvı kaynakları arasında yer alıyor. Vücudun yeterli sıvı alıp almadığını kontrol etmenin en pratik yolu ise idrar rengini takip etmekten geçiyor. Açık sarı renk sağlıklı bir sıvı dengesine işaret ederken, koyu renge doğru giden tonlar tehlikeli boyutlarda susuzluğun habercisi olabiliyor.
Çay Ve Kahve Tüketiminde Sınırı Aşmayın
Yaz aylarında sıkça tartışılan konulardan biri de çay ve kahve gibi sıcak içeceklerin tüketimi oluyor. Uzmanlar, sıcak içeceklerin terlemeyi artırabileceğini ancak asıl odaklanılması gereken noktanın gün içindeki toplam sıvı alımı olduğunu belirtiyor. Günde 1 veya 2 fincan kahve tüketmek vücudun sıvı dengesinde büyük bir probleme yol açmazken, bu sayının 5 veya 6 fincana çıkması içerdiği kafein nedeniyle susuzluk riskini ciddi şekilde tetikleyebiliyor. Benzer şekilde alkol tüketimi de vücuttan su atılımını hızlandırdığı için sıcak günlerde oldukça tehlikeli bulunuyor. Beslenme düzeninin yanı sıra öğün saatlerinde yapılacak küçük değişiklikler de yaz sıcaklarıyla baş etmede büyük bir rol oynuyor. Güne erken saatlerde yapılan hafif bir kahvaltıyla başlamak, günün en sıcak ve bunaltıcı saatlerini yorucu olmayan hafif atıştırmalıklarla geçirmek ve akşam yemeğini daha geç bir saate kaydırmak, metabolizmanın sıcak havaya uyum sağlamasını önemli ölçüde kolaylaştırıyor.


