Yüksek enflasyonun alım gücü üzerindeki tahribatı, sabit gelirlilerin beklentilerini Temmuz ayına kilitlemişti. Ancak ekonomi çevreleri ve iktidar kaynaklarından gelen son açıklamalar, asgari ücretle çalışan milyonlar için umut edilen "ara zam" kapısını kapattı. Ocak ayında yapılan yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 seviyesine çıkarılan asgari ücretin, geride kalan beş ayda yaşadığı erime, vatandaşın hayat pahalılığıyla olan mücadelesini zorlaştırıyor.
Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçti
TÜRK-İŞ’in güncel verileri, tablonun vahametini gözler önüne sermeye yetiyor. Mayıs ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcamasını içeren "açlık sınırı" 35 bin 174 seviyesine ulaşmış durumda. Asgari ücretin 28 bin 75 seviyesinde kaldığı bu ortamda, aradaki 7 binlik fark, dar gelirli ailelerin üzerindeki mali yükün ne kadar ağırlaştığını gösteriyor. Yoksulluk sınırının ise 114 bin 576 gibi devasa bir rakama ulaşması, orta ve dar gelirli kesimin geçim şartlarını içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.
Zam Gündemimizde Yok Mesajı
Hükümet kanadı, asgari ücretin yıllık belirlenmesi yönündeki kararlılığını koruyor. Ekonomi yönetimine yakın kaynaklar, Temmuz ayı için herhangi bir "ara zam" çalışmasının söz konusu olmadığını belirtiyor. Asgari ücretteki yıllık güncelleme stratejisinin, enflasyonla mücadele politikaları gereği sürdürüleceği vurgulanıyor. Ocak ayındaki artışın yılın tamamı için hedeflendiğini savunan yetkililer, maaş iyileştirmelerinin bütçe ve ekonomik istikrar parametreleri içerisinde değerlendirildiğini ifade ediyor.
Yıl Sonu Enflasyon Tahminleri Endişe Yaratıyor
Ekonomi uzmanları, yılın ilk yarısında görülen enflasyonun yüzde 32 seviyelerini aşabileceği konusunda uyarıyor. Asgari ücrette yıl başında yapılan iyileştirmenin, enflasyonun yüksek seyri karşısında ilk beş ayda 4 bin 663 oranında eridiği hesaplanıyor. Bu durum, Temmuz ayında herhangi bir müdahale gelmemesi halinde, yılın geri kalanında çalışanların alım gücünün daha da gerileyeceğine işaret ediyor. Milyonlarca çalışan, Temmuz ayındaki zam beklentisinin yerini şimdi "kışa nasıl hazırlanacağız" endişesine bırakmış durumda.




