Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de Yeni Yol Partisi ile düzenlenen ortak grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümünü kutlayarak başlayan Arıkan, gündemdeki okul baskınları ve çocuklara yönelik şiddet olayları üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti.
Bayramı Yas Gölgesinde Karşılıyoruz
Dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Arıkan, son dönemde yaşanan şiddet olaylarının bayram coşkusuna leke sürdüğünü ifade etti. Arıkan, "Maalesef bugün Türkiye’de çocuklarını koruyamayan bir düzen inşa edilmiş vaziyette. Vefat eden evlatlarımızın yasıyla bir bayrama girmek durumunda kaldık. Çocuklarımızı şiddetten, çetelerden ve uyuşturucudan koruyamayan bir irade tarafından yönetiliyoruz" şeklinde konuştu.
Şiddet Kahramanlık Gibi Pazarlanıyor
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki eğitim kurumlarına yapılan saldırıların münferit birer asayiş olayı olmadığını savunan Arıkan, toplumsal yapıdaki bozulmaya dikkat çekti:
"Bu bozuk düzen, ekranlarda şiddeti çocuklara kahramanlık olarak gösteren bir düzen. Sokaklarda vicdanın değil, kabadayılığın ayakta kaldığını yıllardır çocuklarımıza aşıladılar. Komşuluğu değil çatışmayı, paylaşmayı değil tüketmeyi yücelten bu kültürün faturasını bugün çocuklarımız ödüyor."
Meclis Değersizleştirilmeye Çalışılıyor
Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne de değinen Arıkan, Meclis’in işlevsiz hale getirilmek istendiğini savundu. Arıkan, "TBMM, milli iradenin karargahıdır. Her ne kadar bu çatı değersizleştirilmeye çalışılsa da Türkiye’nin geleceği yine bu sıralarda, bu kürsülerde yazılacaktır" ifadelerini kullandı.
İktidara "Ahlak ve Maneviyat" Çağrısı
İktidarın ahlaki değerleri "ayrıntı" olarak gördüğünü iddia eden Mahmut Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Yıllarca 'maneviyat' dediğimizde 'zamanı değil' dediniz. Ahlakı bir kenara ittiğiniz bu bozuk düzende çocuklarımızı koruyamaz hale geldiniz. Yaşananlar ahlaki çürümenin kaçınılmaz sonucudur. Toplumun temellerini yeniden ahlak ve maneviyat üzerine kurmak zorundayız."




