Kamuoyunda 'Süleymancılar' olarak bilinen cemaatin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada davanın seyrini tamamen değiştirecek adli tıp raporu ortaya çıktı. 19 Ağustos 2026'da yapılan fethi kabir (mezar açma) işleminin ardından hazırlanan rapor 10 yıllık 'doğal ölüm' iddiasını çürütecek tıbbi bulguları gözler önüne serdi.
'GÖĞSE DİZİYLE BASIP YASTIKLA BOĞMA' MEKANİZMASI MÜMKÜN
Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan raporda, 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü ilk kez detaylıca incelendi.
İnceleme sonucunda merhum bakanın sağ meme altından göğüs ortasına doğru sıralanan 4 ayrı morluk (ekimotik alan) tespit edildi. Bu morlukların altındaki dokularda da kanama saptandı. Raporda, lezyonların yeri ve büyüklüğü dikkate alındığında; bir kişinin Denizolgun'un göğsüne diziyle bastırırken ağız ve burnunu yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir cinayet mekanizmasının mümkün olduğu vurgulandı.
Raporda, "Kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanması mümkün değildir" ifadesine yer verildi.
ESKİ 'DOĞAL ÖLÜM' RAPORUNDA ADLİ TIBBİ EKSİKLİK
Denizolgun'un vefat ettiği dönemde adli tıp tarafından düzenlenen raporda ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak geçiyordu. Yeni bilirkişi raporu, bu iddiayı da sert bir dille eleştirdi.
Mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan bir beyin kanaması sonucuna ulaştıracak hiçbir objektif bulgunun eski raporda yer almadığı ve bu yönüyle açık bir adli tıbbi eksiklik bulunduğu tescillendi.
DOKULARDA AĞIR METALLER ÇIKTI: ZEHİRLENME ŞÜPHESİ
Rapordaki bir diğer çarpıcı detay ise zehirlenme şüphesini doğuran kimyasal bulgular oldu. 2016 yılındaki ilk incelemelerde Denizolgun’un dokularında ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi çok tehlikeli ağır metallere rastlandığı belirlendi. Ancak o dönem bu maddelerin oranları (düzeyleri) belirtilmediği için ölüm üzerindeki etkileri netleştirilemedi.
SORUŞTURMA EN ÜST DÜZEYDE GENİŞLETİLİYOR
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için 2016'dan kalan şahit numuneler ile fethi kabir sonrası alınan yeni numunelerin yeniden analiz edilmesine karar verdi. Dosya, net bir sonuca varılması için Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. Adli Tıp İhtisas Kurulları tarafından değerlendirilecek.
Savcılık; HTS kayıtları, olay gününün kolluk kayıtları, tereke dosyası belgeleri ve şüpheli Alihan Kuriş'in de dahil olduğu "adam öldürme" soruşturmasını hassasiyetle derinleştiriyor.





