Sürecin arkasında yatan hukuki takvim, başka bir siyasi teşekkülün isim benzerliği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmasıyla başladı. İncelemelerini tamamlayan Başsavcılık, partiye isim değişikliğine gitmesi yönünde yasal süre tanıdı. Belirtilen süre zarfında unvan değişikliğinin gerçekleşmemesi üzerine dosya, nihai karar merci olan Anayasa Mahkemesine taşındı.
Yüksek Mahkeme, 29 Eylül’de gerçekleştirdiği ilk Genel Kurul oturumunda dosyayı ele almış ve usul hükümleri gereğince savunmasını hazırlaması için partiye bir aylık yasal süre tanımıştı. Partinin yazılı savunmasını AYM Başkanlığına sunmasının ardından dosya karara bağlanmak üzere yeniden zirve gündemine alındı.
2820 Sayılı Kanun Ve Olumsuz Karar Çıkarsa Ne Olacak
Yüksek Mahkemede gerçekleşecek dev oturumda, siyasi partinin kullandığı adın 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96 ve 104. maddelerinde yer alan emredici hükümlere aykırı olup olmadığı detaylıca incelenecek.
AYM Genel Kurulunun yapacağı hukuki değerlendirmelerin ardından, "Yeni Parti" isminin ve belirlenen rumuzun mevzuata aykırı bulunması durumında; ismin hükümsüzlüğüne ve resmi siyasi partiler kütüğünden silinmesine dair kararın çıkabileceği belirtiliyor. Böyle bir kararın çıkması halinde, ilgili oluşumun yasal varlığını sürdürebilmek adına en kısa sürede olağanüstü kongre veya yetkili organ kararıyla yeni bir isim ve rumuz belirleyerek İçişleri Bakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesi gerekecek.



