Cumhuriyet Halk Partisi içinde bir süredir devam eden liderlik ve yönetim tartışmaları, yargı kararları ve tüzük hamlelerinin ardından tam bir kördüğüme dönüştü. Parti içindeki değişim kanadının öncülüğünü üstlenen Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine yönelik gerçekleştirdiği olağanüstü kurultay baskısı genel merkez duvarına çarptı. Değişim yanlısı isimlerin Parti Meclisinden topluca istifa etmesinin ardından, parti tüzüğü gereğince kırk beş gün içerisinde olağanüstü kurultaya gidilmesi yönündeki çağrılar genel merkez tarafından kabul görmedi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmay kadrosu, tüzük yorumlarını esneterek resmi kurultay takvimini en erken eylül ayında başlatmayı planladıklarını duyurdu. Bu hamle, parti içindeki muhalif sesleri zaman yayarak eritme stratejisi olarak yorumlanıyor.

Hukuki Tartışmalar Ve Siyasi Restleşmeler

Partideki iç karışıklık, geçmiş kurultaya yönelik verilen mutlak butlan kararının ardından hukuki bir boyuta da taşındı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu cephesi, parti yönetiminde mutlak hakimiyet sağlamak amacıyla disiplin süreçlerini ve ihraç mekanizmalarını hızlandırarak bir arınma çalışması başlattı. Buna karşılık Özgür Özel ve ekibi, önümüzdeki hafta içerisinde dokuz yüz civarındaki delegenin noter onaylı imzasını genel merkeze sunarak hukuki meşruiyet zeminini güçlendirmeyi hedefliyor. Süreci değerlendiren bazı bağımsız hukukçular, Yargıtay’ın nihai kararı kesinleşmeden hiçbir şekilde ne olağan ne de olağanüstü bir kurultay toplanamayacağını savunuyor. Özel’e yakın duran hukuk ekibi ise mutlak butlan kararının tedbir mahiyetinde olduğunu ve kurultay sürecinin önünü tıkamayacağını iddia ederek hukuki bir savaşın sinyallerini veriyor.

Gayriresmi Sandık Hamlesi Ve Tabanı Harekete Geçirme Planı

Genel merkezin kapıları kapatması üzerine Özgür Özel’in alternatif senaryolar üzerinde çalıştığı ve baskıyı tabana yaymayı amaçladığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda öne çıkan en çarpıcı hamle, Türkiye genelindeki yaklaşık 2 milyon parti üyesinin katılım sağlayabileceği gayriresmi bir sandık kurma fikri oldu. Bu yöntemle delegelerin ve tabanın gerçek iradesini somut bir şekilde ortaya koyarak genel merkez üzerindeki istifa ve kurultay baskısının doruk noktasına çıkarılması amaçlanıyor. Ancak genel merkezin disiplin kartını sert bir şekilde masada tutması ve üye listeleri üzerindeki kontrolü, bu formülün uygulanabilirliğini ve siyasi etkisini ciddi şekilde tartışmaya açıyor.

Türk Kızılay’dan Kan Bağışı Seferberliği: 1,2 Milyon Ünite
Türk Kızılay’dan Kan Bağışı Seferberliği: 1,2 Milyon Ünite
İçeriği Görüntüle

Yeni Bir Siyasi Oluşumun Ayak Sesleri

Tüm bu siyasi restleşmelerin ve tıkanan diyalog kanallarının ortasında, AK Parti ve diğer siyasi partilerin de yakından takip ettiği bu süreç Özgür Özel’i çok kritik bir eşiğe getirdi. Özel, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda şimdilik partiden ayrılarak yeni bir yol çizilmesi seçeneğine mesafeli durduğunu ifade etse de siyasi kulisler bambaşka bir senaryoyu konuşuyor. Parti içindeki hareket alanı her geçen gün daha da daralan ve genel merkezin tasfiye operasyonlarıyla karşı karşıya kalan Özel için, yeni bir siyasi parti kurmaktan başka çare kalmadığı belirtiliyor. Önümüzdeki hafta delegelerin yapacağı resmi çağrıdan da somut bir netice alınamaması durumunda, yeni parti kurma çalışmalarına resmen başlanacağı ve Anadolu genelinde yeni bir teşkilatlanma modelinin devreye sokulacağı sızan bilgiler arasında yer alıyor.