Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında sert tartışmalara neden olan tasarı, sonraki aşamada Temsilciler Meclisi'nin onayına sunulacak. Kabul edilen bu bütçe, önümüzdeki üç yıl boyunca yürütülecek kitlesel sınır dışı operasyonlarının ana finansman kaynağı olacak.

Washington Siyasetinde Kritik Oylama Tamamlandı

Amerika Birleşik Devletleri'nde göçmen politikaları ve bütçe harcamaları ekseninde yürütülen hararetli tartışmalar, parlamentonun üst kanadında resmi bir karara bağlandı. Senato, Washington yönetiminin düzensiz göçmenlerin ülke dışına gönderilmesine yönelik kapsamlı ve sert politikalarına mali kaynak aktarılmasını öngören ilave 70 milyar dolarlık devasa bütçe tasarısını oyladı. Siyasi kamplaşmanın gölgesinde geçen genel kurulda yapılan oylamada, tasarı 47 muhalif oya karşı 52 kabul oyu ile parlamento süzgecinden geçmeyi başardı. Alınan bu kabul kararı, Beyaz Saray'ın sınır güvenliği ve göçmen tahliyeleri konusundaki radikal adımları için çok önemli bir finansal eşiğin aşılması anlamına geliyor. Senatodaki oylama sürecinin tamamlanmasının ardından, yasa tasarısı nihai karar ve değerlendirme aşaması için Temsilciler Meclisi'nin gündemine resmi olarak havale edildi.

NASA'dan Astronotlarına Kapsüle Geçin Talimatı
NASA'dan Astronotlarına Kapsüle Geçin Talimatı
İçeriği Görüntüle

Üç Yıllık Sınır Dışı Planına Milyar Dolarlık Kaynak

Yasalaşma yolunda önemli bir mesafe kat eden bütçe paketi, Washington hükümetinin uluslararası kamuoyunda da çokça tartışılan göçmen sınır dışı etme uygulamalarının operasyonel gücünü artırmayı hedefliyor. Onaylanan 70 milyar dolarlık mali kaynağın, önümüzdeki üç yıllık projeksiyon dahilinde lojistik, personel, barınma ve transfer işlemlerinin finansmanında doğrudan kullanılması planlanıyor. Öte yandan yasa tasarısının içeriği, sadece göçmen bütçesiyle de sınırlı kalmadı. Muhalefetteki Demokrat yasa yapıcıların tamamen kaldırılmasını talep ettiği, hükümet tarafından haksızlığa uğradığı iddia edilen iktidar müttefiklerine tazminat ödenmesini öngören 1,8 milyar dolarlık tartışmalı bir fon da tasarıda yer almaya devam etti. Metinde, bu fonun kullanılmasını engelleyecek herhangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmemesi, muhalefet cephesindeki huzursuzluğu ve tepkileri daha da tırmandırdı.

Parti İçi Çatlaklar Ve Kongre Koridorlarındaki Tepkiler

Devasa bütçe tasarısı sadece muhalefetin değil, iktidar partisinin kendi içindeki bazı isimlerin de eleştiri oklarına hedef oldu. Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski, oylamanın tamamlanmasının ardından yaptığı zehir zembelek açıklamada tasarıya neden karşı çıktığını açıkça dile getirdi. Murkowski, iki partinin uzlaşmasını ve ortak zeminde buluşmasını gerektiren olağan bütçe yapım süreçlerinin bu tasarıyla tamamen devre dışı bırakıldığını savundu. Kongre'deki bir diğer önemli aktör olan Senato Cumhuriyetçi Lideri John Thune ise, Adalet Bakan Vekili Todd Blanche'ın hafta içinde Kongre komisyonlarında verdiği ifadelere atıfta bulundu. Adalet Bakanlığı'nın söz konusu 1,8 milyar dolarlık tazminat fonunu fiilen hayata geçirmeyeceğini taahhüt ettiğini hatırlatan Thune, resmi komiteler önünde kesin konuşan yetkililerin daha sonra aniden geri adım atmayacağına inanmak istediğini belirterek temkinli bir duruş sergiledi.

Beyaz Saray Tartışmalı Fonun Arkasında Duruyor

Kongre koridorlarında ciddi fikri ayrılıklarına yol açan 1,8 milyar dolarlık özel fon, Demokratların sert muhalefeti ve iktidar kanadındaki iç tartışmalar nedeniyle halihazırda Beyaz Saray ve Adalet Bakanlığı tarafından geçici olarak askıya alınmış durumda. Ancak harcamaların geleceğine ilişkin belirsizlik sürerken, Amerikan başkanlık makamından konuya dair çarpıcı bir değerlendirme geldi. Hafta ortasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu tazminat fonunun tamamen sonlandırılıp sonlandırılmadığına yönelik bir soruya, fona yönelik olumlu yaklaşımını gizlemeyerek cevap verdi. Düzenlemeyi desteklediğini açıkça belirten Trump, bu mekanizmanın yönetim stratejileri açısından son derece önemli ve gerekli olduğunu düşündüğünü ifade ederek, tartışmaların önümüzdeki süreçte de Washington gündemini meşgul edeceğinin sinyalini verdi.