Küresel belirsizliklerin ve enerji piyasasındaki dalgalanmaların gölgesinde, dünyanın en büyük merkez bankaları "dolarsızlaşma" eğilimini destekleyen altın varlıklarını güçlendirmeye devam ediyor.

Çin'den Yılın En Büyük Alımı

Altın rezervlerini 20 aydır aralıksız artıran Çin Merkez Bankası, fiyatlardaki düşüşü fırsat bilerek geçtiğimiz ay 15 tonluk altın alımı gerçekleştirdi. Bu hamle, bankanın 2026 yılı içerisindeki en yüksek aylık alımı olarak kayıtlara geçti. Bu devasa alımla birlikte Çin'in toplam altın rezervleri 2.346 tona ulaştı.

S&P DJI’dan Borsa İstanbul’a "Statü" Uyarısı
S&P DJI’dan Borsa İstanbul’a "Statü" Uyarısı
İçeriği Görüntüle

Özbekistan Ve Polonya Sahada Aktif

Piyasa verilerine göre, sadece Çin değil, diğer ülkeler de altın rezervlerini büyütme yarışında:

  • Haziran ayında rezervlerine 9 ton daha ekleyerek, yıl başından bu yana toplamda 41 tonluk net alımla "en büyük ikinci alıcı" konumuna yükseldi.

  • Mayıs verilerine göre rezervlerini 64 ton artıran Polonya Merkez Bankası, resmi altın alımlarında liderliğini korumaya devam ediyor.

Uzun Vadeli Strateji: Dolarsızlaşma

Altın fiyatlarının ons başına 4.000 dolar seviyelerinde destek bulmaya çalıştığı bu dönemde, merkez bankalarının alımları piyasa için önemli bir "güven çapağı" oluşturuyor.

Uzmanlar, merkez bankalarının bu iştahını sadece kısa vadeli fiyat hareketleriyle açıklamıyor. KraneShares yetkilisi Jerry Prior, merkez bankalarının altın alımlarındaki temel motivasyonun "yapısal ve kalıcı bir dolarsızlaşma" eğilimi olduğunu vurguluyor: "Ülkelerin enerji gelirleri güçlendiğinde bu sermayenin Hazine piyasasına değil, altın piyasasına döneceğini öngörüyoruz."

Yılın İkinci Yarısında Beklentiler

Analistlere göre, küresel enerji krizinin etkilerinin hafiflemesi ve piyasalardaki teknik görünümün netleşmesiyle birlikte, resmi sektör talebinin yılın ikinci yarısında çok daha güçlü bir ivme kazanması bekleniyor. 2026 yılı, merkez bankalarının altın rezervlerini nakde çevirmek yerine, güvenli liman olarak "istifleme" eğiliminin ön plana çıktığı bir yıl olarak tarihe geçiyor.