Türk siyasetinin önemli kurumlarından Cumhuriyet Halk Partisi, son dönemde yaşanan hukuki süreçler ve parti içi disiplin kararlarının gölgesinde oldukça hareketli ve gerilimli günler geçiriyor. Özellikle otuz sekizinci olağan kurultaya ilişkin alınan mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizi, ardı arkası kesilmeyen yeni açıklamalarla siyaset sahnesindeki ateşin düşmesini engelliyor. Bu çalkantılı süreçte, partiden tedbirli olarak kesin çıkarma talebiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen ve tüm parti görevlerinden uzaklaştırıldığı kamuoyuna duyurulan dokuz milletvekilinden biri olan Ali Mahir Başarır, suskunluğunu bozdu. Katıldığı bir televizyon programında partisinin genel gidişatı üzerine oldukça sert ve net ifadeler kullanan Başarır, doğrudan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak tartışmaların seyrini bambaşka bir boyuta taşıdı.
Görevi Ve Çilemiz Henüz Bitmemiş Çıkışı
Gazeteci Şule Aydın'ın hazırlayıp sunduğu televizyon yayınına konuk olan Ali Mahir Başarır, gündemi sarsacak nitelikteki eleştirilerini peş peşe sıraladı. Program sırasında kendisine yöneltilen ve siyaset kulislerinde de sıkça dillendirilen soruları büyük bir açık sözlülükle yanıtlayan Başarır, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi hedefleri üzerine ilginç bir analizde bulundu. Cumhurbaşkanlığı makamını istemediği belirtilen bir ismin bugün parti içerisinde neyi hedeflediği sorulması üzerine Başarır, bu durumun ancak henüz tamamlanmamış bir görevle açıklanabileceğini öne sürdü. Türkiye için, mensubu olduğu parti için ve genel anlamda muhalefet cephesi için bu görevin devam ettiğini iddia eden Başarır, geçmişten günümüze uzanan uzun siyasi sürecin bugün geldiği noktayı kendi tabiriyle bitmeyecek bir çile olarak nitelendirdi.
Siyasi Yörünge Ve Saray Uydusu İddiası
Açıklamalarının devamında eleştiri dozunu daha da artıran tecrübeli siyasetçi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin mevcut yönetim anlayışıyla sürüklendiği konuma dair derin endişelerini dile getirdi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden parti liderliği koltuğuna oturmasını ve ardından gelişen süreçleri sert bir dille eleştiren Başarır, partinin kurumsal kimliğinin büyük bir tehlike altında olduğunu savundu. Hedeflenen asıl stratejinin muhalefeti güçlendirmek olmadığını iddia eden Başarır, yapılmak istenen en son şeyin Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurumsal anlamda iktidarın, yani sarayın bir uydusu haline dönüştürmek olduğunu açıkça ifade etti. Siyaset dünyasında büyük yankı uyandıran bu sözler, parti içi muhalefetin ideolojik kaygılarını ve yönetimle olan derin kopuşunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
Saygı Zorla Kazanılmaz Ve Proje Benzetmesi
Programın ilerleyen bölümlerinde, kendisine yöneltilen saygı çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği yönündeki telkinlere de yanıt veren Ali Mahir Başarır, köprüleri tamamen attığının sinyallerini verdi. Yaşanan onca gelişmenin ardından beklentilerinin tamamen tükendiğini belirten Başarır, saygının zorla veya dayatmayla elde edilebilecek bir kavram olmadığını, milyonlarca insanın kendiliğinden hissedebileceği yüce bir duygu olduğunu vurguladı. Mevcut tabloda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı içerisinde hiçbir duygusal bağ veya saygı kırıntısı kalmadığını itiraf eden Başarır, niyetinin asla hakaret etmek olmadığını sözlerine ekledi. Ancak yayın akışının finalinde sarf ettiği, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun maalesef çok kötü bir proje olduğu yönündeki sözleri, uzun süre unutulmayacak ve tartışılacak bir siyasi polemiğin fitilini ateşlemiş oldu.

