BALON BALIĞI: EKOSİSTEMİN "ZEHİRLİ" ÇIKMAZ SOKAĞI
Akdeniz’in en problemli misafiri olan balon balığı, sadece balıkçıların ağlarını parçalamakla kalmıyor, aynı zamanda biyolojik bir tıkanıklığa yol açıyor. Doç. Dr. Güven, bu türün taşıdığı tetrodotoksin maddesi nedeniyle hiçbir yırtıcı tarafından tüketilemediğini belirterek, "Bu tür son derece saldırgan. Ne insanlar ne de diğer balıklar onu yiyebiliyor. Bu durum, besin zincirinde enerjinin yukarı taşınmasını engelleyerek sistemde bir 'çıkmaz yol' oluşturuyor," dedi.

ASLAN BALIĞI YERLİ TÜRLERİ "AÇIK BÜFE" GİBİ TÜKETİYOR
Son yıllarda yayılımı hızla artan aslan balığı hakkında da çarpıcı uyarılar yapıldı. Yerli balıkların bu yırtıcı türe karşı savunma mekanizması geliştirmediğini söyleyen Güven, "Aslan balığı önünde ne varsa yiyor. Akdeniz’in yavru balıkları onun için adeta bir açık büfe haline gelmiş durumda. Ancak bu türün, doğru temizlendiğinde tüketilebilmesi ekonomik bir fırsata dönüştürülebilir," ifadelerini kullandı.
"LOKUM" VE "PAŞA" SOFRAMIZA GİRDİ
Her göçmen türün yıkıcı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Olgaç Güven, sisteme uyum sağlayan ve ekonomik değer kazanan türlerden de bahsetti. Kamuoyunda 'paşa barbunu' ve 'lokum balığı' olarak bilinen türlerin artık tezgahlarda yerini aldığını belirten Güven, bu balıkların yerli türlerle rekabete girse de sofralarımıza girerek ekonomiye katkı sunduğunu dile getirdi.

DENİZ ÇAYIRLARI TEHLİKEDE: OTÇUL BASKISI ARTIYOR
İstilacı türlerin bir diğer büyük zararı ise deniz altındaki ormanlar olan deniz çayırlarına yönelik. Tavşan balığı gibi otçul türlerin bu alanları kontrolsüzce tükettiğini belirten Güven, şu tehlikeye dikkat çekti: "Deniz çayırları balıkların yuvalama ve saklanma alanı. Ancak istilacı otçul balıklar yalnızca yetişkin bitkileri değil, yeni sürgünleri de yiyerek yaşam alanlarını yok ediyor. Bugün Akdeniz’deki otçul balık biyokütlesinin yüzde 70-80’ini bu istilacı türler oluşturuyor. Bu, dramatik bir değişimdir."

TÜM AKDENİZ HAVZASI ÇİFTE BASKI ALTINDA
Sorunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını, tüm Akdeniz ülkelerinin benzer bir tehditle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Güven, Akdeniz’in hem iklim değişikliği hem de istilacı türlerin "çifte baskısı" altında olduğunu söyledi. Doç. Dr. Olgaç Güven, bu küresel ekolojik dönüşümle mücadele için Akdeniz havzasındaki tüm ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.




