Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar açıklandı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Karar duruşmasında savunma yapan Gülter’in avukatları, olayın kaza olabileceğini savunarak müvekkillerinin beraatini talep etti. Gülter ise ağlayarak yaptığı savunmada suçlamaları reddetti.

SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİŞTİ

26 Eylül 2025’te hayatını kaybeden Güllü’nün ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Davanın ikinci duruşmasında Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını yineleyerek Güllü’nün 28 yaşındaki kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Savcının mütalaasının ardından sanık avukatlarının savunmalarına geçilmiş, mahkeme heyeti karar vermek üzere duruşmaya ara vermişti.

Fenerbahçe, Rizespor Karşılaşması İçin Rize'ye Geldi
Fenerbahçe, Rizespor Karşılaşması İçin Rize'ye Geldi
İçeriği Görüntüle

‘MÜVEKKİLİM TUTUP ATTIYSA NEDEN ÜZERİNDE DNA’SI YOK?’

Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Bayram Yılmaz, savunmasında Güllü’nün alkolün etkisiyle dengesini kaybederek düşmüş olabileceğini öne sürdü. Olay yerindeki zeminin kaygan olduğunu savunan Yılmaz, bilirkişi raporlarında düşme pozisyonuna ilişkin değerlendirmeler arasında çelişkiler bulunduğunu iddia etti. Olayın kaza olma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, olay öncesinde duyulduğu belirtilen “Hadi görüşürüz” sözünün de Güllü’ye ait olduğunu savundu. Müvekkilinin Güllü’ye fiziksel müdahalede bulunduğunu gösteren bir delil bulunmadığını ileri süren Yılmaz, “Benim müvekkilim tutup attı diyelim, neden müteveffanın üzerinde müvekkilimin DNA’sı yok? Neden tırnak aralarında swap izi yok?” ifadelerini kullanarak beraat talebinde bulundu.

‘BUNU YAPACAK KADAR APTAL OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’

Sanık avukatı Merve Uçanok da savunmasında olayın meydana geliş şekline ilişkin farklı ihtimallerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Olay yeri fotoğraflarına dikkat çeken Uçanok, Güllü’nün düştüğü noktada kulak pamuğu ve bir kapak bulunduğunu belirterek bunların düşme sırasında etkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini savundu. Uçanok, ön inceleme otopsi raporunda sürgülü cam ve zeminin kayganlığına ilişkin tespitler bulunduğunu ileri sürdü. Güllü’nün daha önce çekilmiş bir videosunu da gündeme getiren avukat, olay yerindeki güvenlik kamerası kaydında duyulan “Hadi görüşürüz” sözünün Güllü’ye ait olduğunu savundu. Uçanok, “Güllü Hanım’ı kavrayıp atana kadar hiç mi tepki vermez insan? Arkadaşının yanında bunu yapabilecek kadar, evde kameraların olduğunu bilerek yapacak kadar aptal olduğunu düşünmüyorum” dedi. Müvekkilinin cezaevinde zor günler geçirdiğini ve antidepresan kullandığını belirten Uçanok, suçlamaları kabul etmediklerini yineleyerek adaletin yerini bulacağına inandığını ifade etti.

TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER AĞLAYARAK SAVUNMA YAPTI

Karar duruşmasında söz alan Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümüne ilişkin suçlamaları kabul etmedi. Olay anında annesinin düştüğünü görmediğini söyleyen Gülter, Sultan Nur Ulu’nun kendisi aleyhinde verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Gülter, annesiyle aralarında zaman zaman tartışmalar yaşansa da anne-kız olduklarını belirterek, “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Annemin düşme anını asla görmedim. Her anne-kız arasında yaşanan tartışmalar olsa bile biz anne-kızız. Mağdurum. İftiraya uğradım” dedi. Sultan Nur Ulu’nun neden olay sırasında müdahale etmediğini sorgulayan Gülter, arkadaşının korku veya baskı nedeniyle kendisi aleyhinde ifade verdiğini düşündüğünü söyledi. Kamuoyunda “anne katili” olarak anılmasına da tepki gösteren Gülter, “Ben sanal medyada, basında ‘Anne katili’ olarak lanse ediliyorum, ‘Anne katili’ olarak yaftalandım. Cezaevinde saçımı boyadım diye beni çekiştiriyorlar. Annemin acısını yaşayamadım ben. Kendimi anlatamadım” ifadelerini kullandı. Suçsuz olduğunu savunan Gülter, “Siz ne kadar ceza verirseniz verin, ben suçsuz olduğumu biliyorum. Bana iftira atanlara hakkımı helal etmiyorum. Öbür dünyada ilahi mahkemeye annemle el ele çıkacağıma inanıyorum. Kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum” dedi.

SULTAN NUR ULU’NUN DA YARGILANMASI İSTENMİŞTİ

Güllü’nün kardeşi Kader Tut’un avukatları, olay gecesine ait kamera görüntülerine ilişkin hazırlanan raporu gündeme getirerek Sultan Nur Ulu’nun da sanık olarak yargılanmasını talep etmişti. Avukatlar, görüntülerde Güllü’nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan Ülkem Gülter’in Sultan Nur Ulu’ya “Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın” dediğinin, Güllü lavabodan çıktıktan sonra ise “Aç, aç, aç” şeklinde seslendiğinin yer aldığını aktarmıştı. Güllü’nün kardeşinin avukatları, Sultan Nur Ulu’nun olay anına ilişkin anlatımının eksik olduğunu savunarak yargılamaya dahil edilmesini istemişti.

TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER HAKKINDA KARAR AÇIKLANDI

Sanık avukatlarının savunmaları ve Tuğyan Ülkem Gülter’in son sözlerinin ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Dava boyunca suçlamaları reddeden Gülter’in savunmasında kaza ihtimalini öne süren avukatları, DNA bulguları ve ses kaydı üzerinden itirazlarını dile getirmişti. Mahkemenin açıkladığı kararla birlikte Güllü’nün ölümüne ilişkin davada kritik bir aşama geride kaldı.