Ekonomik Boyutu Henüz Tam Ortaya Konmamış Kaynaklarımız Var

Demirkıran, kentte bakırın öncelikli maden olduğunu vurgularken krom, çinko-kurşun, mermer, alçıtaşı, kalsit, dolomit, demir ve mangan gibi birçok kaynağın da önemli ekonomik değer taşıdığını söyledi.

Bakan Yardımcısı Gümrükçü New York'ta Yatırımları Anlattı!
Bakan Yardımcısı Gümrükçü New York'ta Yatırımları Anlattı!
İçeriği Görüntüle

“Siirt’in madencilik potansiyeli yalnızca bugün işletilen madenlerle sınırlı değil.”

Yer altı zenginliklerinin gerçek değerinin ortaya çıkması için bilimsel yöntemlerin şart olduğunu belirten Demirkıran, jeolojik ve jeofizik araştırmaların, sondaj çalışmalarının ve fizibilite analizlerinin hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.

Ham Madde Değil, Katma Değerli Üretim

Demirkıran’a göre madencilikte asıl kazanç cevheri çıkarmakta değil, onu işleyerek yüksek katma değerli ürüne dönüştürmekte yatıyor. Bu nedenle arama, üretim, zenginleştirme, metalürji ve nihai üretimi kapsayan bir değer zinciri oluşturulması gerektiğini söyledi.

“Madenciliği bir değer zinciri olarak ele almalıyız.”

Siirt’te hayata geçirilen çinko izabe yatırımını örnek gösteren Demirkıran, bu tesisin kentin yalnızca maden çıkaran değil, aynı zamanda mineral işleyen bir sanayi merkezi olabileceğini gösterdiğini ifade etti.

Yatırımın Anahtarı Altyapı Ve Lojistik

Yeni madencilik yatırımlarının yalnızca rezerv miktarıyla gelmeyeceğini belirten Demirkıran, enerji maliyetleri, ulaşım, lojistik, su kaynakları, teknoloji ve nitelikli iş gücünün yatırım kararlarında belirleyici rol oynadığını söyledi.

Özellikle demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, ağır tonajlı taşımacılık altyapısının geliştirilmesi ve laboratuvar ile Ar-Ge merkezlerinin desteklenmesinin Siirt’i daha cazip hale getireceğini kaydetti.

“Siirt Bölgenin Madencilik Merkezi Olabilir”

Kritik minerallerin artık yalnızca ekonomik değil; enerji, teknoloji ve stratejik bağımsızlık açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Demirkıran, Siirt’in Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun mineral işleme merkezlerinden biri olabileceğini söyledi.

“Siirt, özellikle bakır ve diğer metalik kaynaklarıyla bu süreçte önemli bir rol üstlenebilir.”

Elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri ve savunma sanayisindeki gelişmelerin kritik minerallere olan ihtiyacı artırdığına işaret eden Demirkıran, Türkiye’nin hedefinin kaynakları mümkün olduğunca ülke içinde işlemek olması gerektiğini belirtti.

“Bakırın Geleceğini Elektrifikasyon Belirleyecek”

Demirkıran, bakırın önümüzdeki yıllardaki önemini tek kelimeyle özetledi:

“Bakırın gelecekteki önemini anlatan en doğru kelime elektrifikasyon.”

Dünyada elektrik talebinin hızla arttığını, elektrikli araçların yaygınlaştığını ve yenilenebilir enerji yatırımlarının büyüdüğünü belirten Demirkıran, tüm bu dönüşümün daha fazla bakır kullanımını beraberinde getirdiğini ifade etti. Şirvan’daki rezervlerin yalnızca bugünün değil, Türkiye’nin gelecekteki enerji ve sanayi dönüşümünün de önemli hammaddelerinden biri olduğunu söyledi.

Üniversite-Sanayi İş Birliği Önerisi

Madenciliğin istihdama katkısının yalnızca ocaklarla sınırlı olmadığını belirten Demirkıran, makine üretimi, bakım-onarım, mühendislik, laboratuvar, yazılım, otomasyon ve lojistik alanlarında yerel bir tedarik ekosistemi kurulması gerektiğini dile getirdi.

Siirt Üniversitesi’nin de bu dönüşümde önemli bir aktör olabileceğini ifade eden Demirkıran, madencilik teknolojileri, metalürji, çevre ve iş güvenliği alanlarında üniversite-sanayi ortaklığının güçlendirilmesini önerdi.

Hedef: Maden + Sanayi + Enerji Ekosistemi

Demirkıran, Siirt’in geleceğinin yalnızca bakırla sınırlı olmadığını; petrol, jeotermal kaynaklar, metalürji, lojistik ve sanayi yatırımlarının birbirini besleyen bütüncül bir ekonomik model içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çevre, su yönetimi, atık yönetimi ve iş güvenliğinin de bu modelin ayrılmaz parçaları olması gerektiğini vurguladı.

Röportajın sonunda Siirt için kapsamlı bir Madencilik ve Yeraltı Kaynakları Master Planı hazırlanması çağrısında bulunan Demirkıran, enerji, ulaşım, insan kaynağı, teknoloji ve yatırım politikalarının tek bir plan altında ele alınmasının kentin uzun vadeli kalkınmasına katkı sağlayacağını ifade etti.