Türkiye genelinde adliyelerde yoğun bir mesai döneminin ardından toplu izin süreci olarak bilinen adli tatil dönemi 20 Temmuz tarihi itibarıyla resmen başlıyor. Hukuk sisteminin işleyişinde önemli bir yer tutan bu tatil dönemi 31 Ağustos tarihine kadar devam edecek ve eylül ayının ilk günüyle birlikte yeni adli yılın zili çalacak. Bu yasal mola sürecinde adliye koridorları tamamen sessizliğe bürünmeyecek. Aciliyet gerektiren hukuki süreçlerin aksamaması adına nöbetçi mahkemeler devrede olacak. Özellikle tutuklu sanıkların bulunduğu dosyalar ve acil nitelik taşıyan davalar bu nöbetçi heyetler tarafından titizlikle incelenmeye devam edecek. Aciliyet arz etmeyen diğer tüm dava ve adli işlemler ise yeni adli yılın başlangıcına kadar askıya alınarak ertelenecek.
Yüksek Yargıda Nöbetçi Heyetlerin Görev Dağılımı
Yerel mahkemelerin yanı sıra yüksek yargı organları olan Danıştay ve Yargıtay kurumlarında da adli tatil süresince özel nöbetçi heyetler mesai yapmayı sürdürecek. Danıştay bünyesinde görev alacak olan nöbetçi heyet dosyalar hakkında esastan bir karar verme yetkisine sahip olmayacak. Bu heyet yalnızca aciliyet gerektiren yürütmenin durdurulması taleplerini değerlendirerek karara bağlayabilecek. Yargıtay tarafında ise ceza ve hukuk alanlarında olmak üzere 2 ayrı nöbetçi daire görev başında bulunacak. Nöbetçi ceza dairesinin ana gündemini tutuklu sanıkların durumunu ilgilendiren dosyalar oluşturacak. Öte yandan Anayasa Mahkemesi ise yasal düzenlemeler gereği adli tatil kapsamının dışında kalarak normal mesai düzeninde çalışmalarına kesintisiz olarak devam edecek.
Yeni Adli Yılda Başkenti Bekleyen Kritik Davalar
Adli tatilin sona ermesi ve eylül ayında yeni adli yılın başlamasıyla birlikte özellikle başkent Ankara adliyelerinde kamuoyunun yakından takip ettiği son derece kritik davaların görülmesine hız verilecek. Takvimler 3 Eylül tarihini gösterdiğinde Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik istinaf mahkemesinin verdiği bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı o büyük dava yeniden görülecek. Hemen ardından 17 Eylül tarihinde FETÖ yapılanmasına finansman sağladığı gerekçesiyle kayyum atanan Maydonoz Döner işletmelerinin Ankara ayağına ilişkin 9 sanıklı davanın duruşması gerçekleştirilecek. Kamuoyunda Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen'in şüpheli ölümüne ilişkin sanık Ümitcan Uygun'un yargılandığı davanın kritik duruşması ise 22 Eylül tarihinde yapılacak.
Ekim Ayında Suikast Ve Soruşturma Dosyaları Masada
Eylül ayının son günlerinde ve ekim ayında da adliyelerdeki yoğunluk hız kesmeden devam edecek. Araç muayene istasyonunda çıkan bir kavgada polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesiyle ilgili 4 sanıklı davanın duruşması 30 Eylül tarihinde görülecek. Ekim ayına girildiğinde ise 14 Ekim tarihinde Doçent Doktor Necip Hablemitoğlu suikastına ilişkin 10 sanıklı tarihi dava masada olacak. Hemen peşinden 16 Ekim tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2021 ile 2024 yılları arasındaki konser harcamalarına yönelik 14 sanıklı davanın görülmesine başlanacak. Ayrıca yeni adli yılda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bazı önemli soruşturmaların iddianamelerinin de tamamlanması bekleniyor. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkındaki rüşvet iddiaları ve merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesine ilişkin derinleştirilen soruşturmalar yeni dönemin en çok konuşulacak hukuki gelişmeleri arasında yer alıyor.


