Antalya’da yaşayan 2 çocuk annesi Emine Zorbaz, 12 yıl süren zorlu diyaliz sürecini geride bırakarak, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı bir böbrek nakliyle yeniden hayata "merhaba" dedi. Sağlığına kavuşmanın sevincini yaşayan Zorbaz, tedavi boyunca hasret kaldığı basit ama en büyük mutluluğunu paylaştı: "Özgürce çay içebilmek."

12 Yıl Süren Mücadele

Zorbaz’ın sağlık mücadelesi 2013 yılında başladı. Baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanelerde kullanılan yoğun ilaçların böbrek fonksiyonlarına verdiği zarar, hayatını tamamen değiştirdi. Önce bir böbreğini, ardından diğerinin de işlevini kaybetmesiyle 12 yıl boyunca haftanın belli günlerini diyaliz makinelerine bağlı geçirmek zorunda kalan Zorbaz için bu uzun süreç, en temel ihtiyaçlarda bile katı kısıtlamaları beraberinde getirdi.

En Zoru Sıvı Kısıtlamasıydı

Diyaliz hastaları için yaşamın en zorlu taraflarından biri olan sıvı alımı kısıtlaması, Emine Zorbaz’ı psikolojik olarak en çok zorlayan süreçlerden biri olmuş. Günde sadece yarım veya bir litre su ile sınırlı olan yaşamında, en büyük tutkusu olan çayı bile içememenin hüznünü yaşayan Zorbaz, yaşadığı o günleri şu sözlerle anlattı:

"Çay içmek beni mutlu ediyor, kahve veya kolayı sevmem ama çaya düşkünüm. Ancak diyaliz sürecinde günlük en fazla bir bardak içmeme izin vardı. Canım daha fazlasını istese bile kendimi hep kontrol altında tutmak zorundaydım. Başkaları çay içerken onları izlemek çok zordu. Artık özgürüm ve istediğim kadar çay içebileceğim."

335 Metrelik Dev "Aroya" Bodrum’a Demir Attı
335 Metrelik Dev "Aroya" Bodrum’a Demir Attı
İçeriği Görüntüle

Tek Hayalim Sağlıklı Bir Yaşamdı

Nakil ameliyatının ardından yeniden sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Zorbaz, tek arzusunun yeniden sağlıklı bir hayat sürmek olduğunu belirtti. Nakil sürecinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür eden Zorbaz, organ bağışının bir hayatı nasıl tümüyle değiştirdiğinin en canlı örneği oldu.

Organ Bağışının Önemi

Uzmanlar, diyaliz gibi yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren süreçlerden kurtulmanın tek yolunun organ nakli olduğunu vurguluyor. Emine Zorbaz’ın hikayesi, organ bağışının bir insan için sadece "hayatta kalmak" değil, aynı zamanda yarım kalan yaşamını "özgürce yaşamak" anlamına geldiğini bir kez daha kanıtlıyor.

Şimdi Emine Zorbaz için diyaliz makinelerinin yerini, ailesiyle birlikte huzurla içilen demli bir bardak çay ve sağlıklı bir gelecek aldı.