Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” dolandırıcılığı olarak bilinen davada 102 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
İstinaf mahkemesinin kararı bozmasının ardından yeniden hakim karşısına çıkan Erzan’ın davası 9 Ekim’e ertelendi.
DOSYA YENİDEN GÖRÜLECEK
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Seçil Erzan hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin istinaf incelemesini tamamladı.
Daire, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere yer vermediğini ve bunun denetimi zorlaştırdığını belirtti. İstinaf başvurularını yerinde bulan daire, yargılama sürecinde bazı usul hükümlerinin uygulanmadığına da dikkat çekti. Kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine hükmedildi.
ERZAN YENİDEN HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
İstinaf mahkemesinin kararı bozmasının ardından Seçil Erzan bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşma İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık Erzan, duruşmaya bulunduğu cezaevinden getirildi.
“SİSTEM KURMADIM” DEDİ
Savunma yapan Seçil Erzan, 3 yıl boyunca söylediklerine itibar edilmediğini ve hakkında sürekli aleyhine kararlar verildiğini söyledi.
Erzan, daha önce yargılandığı mahkemede savcılıkta verdiği beyanlarla diğer ifadeleri arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle yalnızca savcılık ifadelerinin esas alındığını belirterek yeterli hukuki desteği alamadığını ve yönlendirmelerle ifade verdiğini söyledi.
Erzan savunmasında, şu ifadeleri kullandı:
"3 yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi, hep aleyhime kararlar verildi. Daha önce yargılandığım mahkemede, savcılıkta verdiğim beyanlarla diğer ifadelerim arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle yalnızca savcılık beyanlarım esas alındı. Yeterli hukuki desteği alamadım, yönlendirmelerle ifade verdim. O sabah telefonumu kapattım ve izinliydim. Çorlu’ya gittim. Kendimde değildim, telefonumu açamıyordum. Benden para almak isteyen, kapıma dayanan insanlar vardı. O gün annemin gözleri önünde darbedildim ve senetler verdim. Kimseye borcum yoktu ancak borçlu duruma düştüm. Savcıya giderek her şeyi anlatmaya çalıştım fakat söylediklerim bağlamından koparıldı. “Banka avukatı, ‘Yukarıdan baskı varmış, tutuklanıyorsun’ dedi. O gün korku ve baskı altında herkese fon olduğunu söyledim. Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadiyle somutlaştırılabilecek bir davranışım yok. Arda Turan’ın benden tek kuruş alacağı varsa bana ceza verin. Bana verdiği parayı 15 gün içinde geri aldı. Kimsenin iradesini fesada uğratma kastım yoktu. Arkadaşlarımın geri ödemelerini yapamadım. Annemin ve babamın bütün mal varlıklarını sattım"





