Altaş, Türkay Sonel'in cinayeti kendisine itiraf ettiğini öne sürerek, genç kızın cansız bedeninin ortadan kaldırılması için gömülmüş olabileceği iki kör noktayı işaret etti.
Cinayeti Valilik Konutunda İtiraf Etti
Gülistan Doku’nun ortadan kaybolduğu dönemde şüphelilerle olan yakınlığı ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarındaki varlığı nedeniyle aranan Umut Altaş, baş şüpheli Türkay Sonel’in cinayeti bizzat kendisine itiraf ettiğini öne sürdü. Olayın ardından yaşadığı psikolojik travma nedeniyle hafıza kaybı yaşadığını ve gerçekleri yeni yeni hatırlamaya başladığını iddia eden Altaş, mülakatında şu ifadelere yer verdi:
"O dönem her şeyden habersizdim ve süreç karşısında saftım. Türkay Sonel, valilik konutunda bana açıkça 'Çok bağırıyordu, ben de sıktım' diyerek cinayeti bizzat işlediğini itiraf etti. Hatta daha sonra içinde bulunduğumuz araçta cinayet silahına doğrudan dokundum. Türkay, bu cinayeti kendisinin işlediğine dair yazılı bir notu da bana bıraktı. Olay günü beni arabayla aldığında cinayetten haberim yoktu; nehir yatağı, Tunceli Üniversitesi ve viyadük civarında birkaç tur attık. Sürekli o bölgeye bakıyordu, sanırım polislerin gelip gelmediğini kontrol ediyordu. Gülistan'ı o viyadük civarında öldürmüş olmalı."
Cesedi Koruma Polisi Ortadan Kaldırdı İddiası
Cinayetin işlenmesinin ardından cesedin nasıl yok edildiğine dair iddialarını sürdüren Altaş, dönemin mülki idare amirinin koruma polisi olan Şükrü Eroğlu’nu işaret etti. Türkay Sonel’in kendisine "Şükrü o işi halletti" dediğini öne süren firari şüpheli Altaş, "Viyadükteki cinayetin ardından koruma Şükrü'yü aradıklarını ve üst düzey bir arazi aracıyla cesedi oradan götürdüklerini düşünüyorum. Olaydan sonra İstanbul'daki evlerini ziyaret ettiğimde, vali babası beni alnımdan öptü. Bunun yaşananlar karşısında sustuğum için bir teşekkür öpücüğü olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum" şeklinde konuştu.
Cansız Beden İçin İki Kör Noktayı İşaret Etti
Gülistan Doku'nun arama çalışmalarının uzun süre tıkandığı nehir yatağı iddialarının aksine, cansız bedenin toprak altına gizlendiğini iddia eden Umut Altaş, Tunceli'deki adli kolluk ekiplerine seslenerek arama yapılması gereken iki kritik bölgeyi açıkladı:
İşte İşaret Edilen O Noktalar: "Cesedin tam noktasını bilmemekle birlikte, cinayet mahalline yakın ve araç girebilen ancak insanların asla uğramadığı ıssız kör noktaları tahmin edebiliyorum. İlk olarak Tunceli Üniversitesi civarında, kimsenin gitmediği Aktuluk Mahallesi kırsalındaki kör noktalara mutlaka bakılması gerekiyor. İkinci ve en güçlü ihtimal ise Tunceli Atatürk Mahallesi'ne girerken kontrol noktasının hemen üst tarafında kalan Bayraktepe mevkisidir. Buradaki su arıtma tesislerinin altındaki toprak alana, helikopter pistinin yakınlarına ve çöplük bölgesine kesinlikle bakılmalıdır."
Artık Kaçmayacağım, Yargıya Anlatacağım
Türkay Sonel'in karakter yapısına dair de iddialarda bulunan Altaş, şüphelinin şiddet ve suça eğiliminin son derece yüksek olduğunu, geçmişte kolluk kuvvetlerine karşı bile nüfuzunu kullanarak tehditkar davrandığını öne sürdü. ABD’de bulunduğu süre zarfında Sonel ile birkaç kez telefon teması kurduğunu da sözlerine ekleyen Umut Altaş, adli makamlara çağrıda bulunarak, artık firari durumda kalmak istemediğini, Türkiye Cumhuriyeti yargısı karşısına çıkarak bildiği tüm gerçekleri resmi ifadelerle adaletle paylaşmak istediğini belirtti.
Soruşturmayı yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının ve Adalet Bakanlığının, ABD'de bulunan şüphelinin bu adli itirafları ve yer gösterme iddiaları üzerine yeni bir tahkikat dosyası açıp açmayacağı ise kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.