Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil pek çok ismin yargılandığı İBB davası dördüncü gününde sürüyor. Pek çok siyasi tartışmaya yol açan dava ile ilgili Zafer Partisi Ankara İl Başkanı Hasan Alperen Akbaş, UHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de üstünlerin hukukunun geçerli olduğunu belirterek, birkaç yıllık bir hâkime verilen dosyadan sağlıklı bir karar çıkmasını beklemediğini söyledi.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ DEĞİL, ÜSTÜNLERİN HUKUKU VAR
Türkiye’de hukukun üstünlüğünün değil de üstünlerin hukukunun olduğunu söyleyen Başkan Alperen Akbaş: “24 yıldır iktidarı elinde bulunduran bir grup, yargıyı komple ele geçirmiş durumda. Ele geçirmekten kastımız burada gayrihukuki bir anlam taşımasın diye açmak zorundayız. Artık, bu ülkede her şeyi düşünerek konuşmak zorundayız. ‘Vay efendim Cumhurbaşkanına ne demiş deyip tutuklanmayız inşallah.’ Ülkede bir kısma uygulanan hukuk farklı, diğer kısma uygulanan hukuk farklı. Ak Parti’ye, MHP’liye uygulanan hukuk farklı; CHP’liye, Zafer Partiliye uygulanan hukuk farklı. Örneğin Sayın Genel Başkanımıza düşman ceza hukuku uygulanmıştı. Tamamen evrensel hak ve hürriyetlerden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden, anayasamızdan kaynaklanan ifade hürriyeti, düşünce hürriyeti de dahil olmak üzere hiçbir hak gözetilmeden doğrudan hukukun bütün unsurlarının çiğnendiği bir yargısal süreç gördük ve genel başkanımız 148 gün rehin tutuldu” ifadelerini kullandı.
ÜLKENİN BİR KISMINA DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULANIYOR
Ekrem İmamoğlu dosyasında binlerce sayfadan bahsedildiğini dile getiren Başkan Akbaş, dosyadaki iddialara ilişkin dosya avukatı olmadığı için detaylı yorum yapmasının mümkün olmadığını söyledi. Akbaş açıklamasını şöyle sürdürdü: “Melih Gökçek’in yargılanmadığı bir ülkede kimse, Ekrem İmamoğlu’nun herhangi bir fiili ile ilgili bana soru sorduğunda cevap vermem beklemesin. Diyebileceğim tek şey bu. Ekrem İmamoğlu belediye başkanlığı süresince şunu mu yaptı? Melih Gökçek hakkında yürütülen bütün soruşturmalar yıllardır kadük bir şekilde adliyelerde, raflarda durmakta. Önce Melih Gökçek ile ilgili yargılamalara baksınlar, Mansur Yavaş’ın yapmış olduğu suç duyurularına bir göz atsınlar. Melih Gökçek yargılansın bu ülkede, daha sonra belediye başkanlarının yargılamalarındaki konuları konuşalım. Ülkenin bir kısmına düşman ceza hukuku uygulanırken, bir kısmına imtiyazlı hukuk uygulanırken, bu ülkede kimse bir yargılama hakkında sağlıklı bir yorumda bulunamaz diye düşünüyorum.”
HUKUKÇU HUKUKUN GEREĞİNİ YAPAR; TETİKÇİ VERİLEN GÖREVİ İCRA EDER
Akbaş, CHP Lideri Özgür Özel’in dosyaya bakan hâkimin birkaç yıllık olduğunu söylemesine ilişkin de bir açıklama yaptı. Böyle büyük bir dosyanın tecrübeli bir hâkim ve mahkeme heyetine verilmesi gerektiğinin altını çizerek şöyle devam etti: “Siz oraya bir hukukçu koyarsanız kuvvetle muhtemel siyasetin istemiş olduğu karar çıkmayacaktır. Çünkü, hukukçu hukukun gereğini yapar; tetikçi verilen görevi icra eder. Ben sayın hâkime tetikçi demiyorum ama böyle bir dosyada da yargıdan beklenen tecrübeli bir hukukçunun, tecrübeli bir heyete bu yargılamayı tevdi etmesidir. Doğal olan budur. Birkaç yıllık hâkim bu yargılamayı yapıyorsa buradan elbette çok sağlıklı kararlar beklemek abes olur. Türkiye’de hukuka riayet edecek kadroların bu tür yargılamaları yapması lazım. Siyasi destekle, referansla yargıya girmiş kişilere karşı olduğu bir ideolojinin siyasi temsilcisini yargılatırsanız oradan tam anlamıyla bir adalet çıkmasını bekleyemezsiniz. Türk yargısının en büyük problemlerinden birisi de budur. 2010 anayasa değişikliği ve Fethullahçıların yargıyı ele geçirmesinden sonra başlayan ve yine 15 Temmuz Kanlı Darbe Girişimi’nin ardından tasviye dildikten sonra yine Ak Parti eliyle birçok cemaat, tarikat mensubu olduğu iddia edilen ve kendi partisinden olduğu iddia edilen insanların yargı kadrolarına geldiği söylenmekte. Bunu sadece ben değil milyonlarca insan söylüyor. Bugünkü yargılamalardaki eşitsizliğe baktığımız zaman da aslında bu iddiaların doğru olabileceği yönünde toplumda bir kanaat oluşuyor. Şimdi toplumda böyle bir kanaat oluşurken birkaç yıllık bir hâkime verirseniz bu dosyayı toplum da şunu der: Bir tetikçi atandı. Toplumun bu düşüncesini değiştirmek istiyorsanız, adaletli bir yargılama yaptığınızı iddia ediyorsanız ki temennimiz budur, orada şeklen de tecrübeli bir hâkimin bu süreci yönetmesi gerekir.” (ÖZEL HABER)