GÜNDEM

Yedisu Segmentinde Sismik Alarm:Süresini Tamamladı, Kırılma Yakın

Bingöl, Muş ve Malatya’da yaşanan son sarsıntılar sonrası uzmanlar, 1784’ten beri kırılmayan Yedisu Fayı için 7.2 büyüklüğünde bir deprem uyarısında bulundu.

Abone Ol

Sismik Boşluk Hareketlendi: Peş Peşe Sarsıntılar

Doğu Anadolu Bölgesi; Bingöl’de 4.4, Muş’ta 4.1 ve Malatya’da üst üste yaşanan 4.4 büyüklüğündeki depremlerle sarsılmaya devam ediyor. Bu sarsıntılar, yer bilimcileri bölgedeki en tehlikeli sismik boşluklardan biri olan Yedisu Fayı üzerine odakladı. Uzmanlara göre bu küçük ölçekli depremler, çok daha büyük bir enerjinin boşalmak üzere olduğunun habercisi olabilir.

Beni En Çok Korkutan Yer Burası

Deprem uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgedeki durumu "Yedisu depreminin ayak sesleri" olarak tanımladı. Özellikle Bingöl ile Erzincan arasında uzanan 75 kilometrelik Yedisu Fayı’nın 250 yıldır sessiz olduğunu vurgulayan Pampal, şunları kaydetti:

"Bu fay enerjisini fazlasıyla biriktirdi ve sismik döngüsünü tamamladı. Tarihsel süreç incelendiğinde kırılma süresinin dolduğu görülüyor. Türkiye'de şu an beni en çok endişelendiren nokta burasıdır."

Tek Seferde Kırılırsa: 7.2 Büyüklüğünde Risk

Bingöl Üniversitesi’nden Dr. Kenan Akbayram’ın paylaştığı bilimsel verilere göre, en son 1784 yılında yıkıcı bir deprem üreten Yedisu segmenti, tek seferde kırılması durumunda 7.2 büyüklüğünde bir sarsıntı üretme potansiyeline sahip. Uzmanlar, fayın 18. yüzyıldaki son aktivitesinden bu yana geçen sürenin, devasa bir stres birikimine yol açtığını belirtiyor.

Etki Alanı Geniş: 8 İl İçin Kritik Uyarı

Olası bir kırılmanın sadece merkez üssüyle sınırlı kalmayacağı, geniş bir coğrafyada yıkıma yol açabileceği ifade ediliyor. Uzmanların güncellediği risk haritasına göre doğrudan etkilenecek iller şunlar:

  • Bingöl ve Erzincan (Merkez aks)

  • Tunceli, Erzurum ve Elazığ

  • Muş, Bayburt ve Gümüşhane

Yapı Stoku İçin "İvedilikle Gözden Geçirme" Çağrısı

Malatya ve Ovacık faylarının da aktif durumda olduğunu hatırlatan yer bilimciler, bölgedeki kamu ve özel yapı stokunun bu sismik gerçekliğe göre vakit kaybetmeden denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bölge halkının deprem hazırlıkları konusunda bilinçlendirilmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması hayati önem taşıyor.