Akademik dünyada büyük yankı uyandıran bir sahtekarlık operasyonunda sona gelindi. Türkiye sınırlarından dışarı adım atmadıkları halde, uzaktan eğitim yoluyla yurt dışından lise diploması almış gibi göstererek üniversitelerin en prestijli bölümlerine yerleşen 419 kişinin akademik kariyeri, yargı kararıyla resmen sonlandırıldı.
Pasaport Kayıtları Yalanı Ortaya Çıkardı
Yükseköğretim Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı soruşturmada, şüphelilerin "yurt dışı lise mezunu" beyanları, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sınır kapısı verileriyle çapraz sorguya tutuldu. 2016-2020 yılları arasındaki pasaport ve hudut geçiş kayıtlarını inceleyen yetkililer, eğitim aldıklarını iddia ettikleri dönemde Türkiye'den çıkış yapmadığı kesinleşen 419 kişiyi tespit etti.
Tıp Ve Hukuk Fakültelerinde Büyük Temizlik
Yapılan incelemelerin ardından, aralarında tıp ve hukuk gibi yüksek puanla girilen bölümlerde okuyanların da bulunduğu 419 şüphelinin üniversite kayıtları silindi. Mezuniyet aşamasına gelmiş veya çoktan diplomalı hale gelmiş kişilerin tüm akademik unvanları ve diplomaları, Danıştay’ın onayıyla geriye dönük olarak iptal edildi.
Sahtekarlığın Haritası Çıkarıldı
Sürece ilişkin çarpıcı verileri kamuoyuyla paylaşan yetkililer, usulsüz denklik belgelerinin düzenlendiği merkezleri de açıkladı. İstanbul’un başı çektiği usulsüzlüklerde, Bursa ve Çorum gibi illerdeki yoğunluk dikkat çekti:
-
Bursa: 83 belge
-
Çorum: 51 belge
-
Ankara: 34 belge
-
Ordu: 20 belge
-
İzmir: 4 belge
Soruşturma dosyasında, sınır ötesi bir ayağın da olduğu; Bakü Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği üzerinden yürütülen işlemlerle sistemin manipüle edilmeye çalışıldığı kayıtlara geçti.
Danıştaydan "Emsal" Karar
YÖK’ün kayıt silme kararına karşı haklarında işlem yapılan şahısların açtığı davalar, Danıştay’da karara bağlandı. En üst yargı mercii, YÖK’ün sahte ve usulsüz kayıtları silme yetkisini haklı bularak, tüm itirazları reddetti. Bu kararla birlikte, haksız yollarla elde edilen tüm akademik kazanımlar geçersiz kılındı. Eğitim sistemindeki bu büyük temizlik operasyonu, "akademik dürüstlük" ilkeleri adına atılan en büyük adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.