Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuat düzenlemeleri kapsamında, ayakta tedavi muayene ücretlerinde yapılan büyük ölçekli fiyat artışları sağlık sektörünün ana paydaşlarını harekete geçirdi. Türk Eczacıları Birliği, 1 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Uygulama Tebliği değişikliğiyle; devlet hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri ve özel hastanelerdeki muayene katılım paylarının artırılmasına yönelik kurumsal bir manifesto yayımladı. Birlik, ekonomik gerekçelerle sağlık hizmetine erişimin zorlaştırılmasının halk sağlığı açısından ciddi maliyetler doğuracağını vurguladı.
Muayene Ücretlerinde Dikkat Çeken Artış Oranları
Yayımlanan SUT değişikliğiyle birlikte, aile hekimlikleri de dahil birinci basamak sağlık hizmetlerindeki ücretsiz muayene statüsü ve sevk indirimleri korunurken, üst basamak sağlık kuruluşlarındaki yeni fiyat tarifesi şu şekilde netleşti:
| Sağlık Kuruluşu Grubu | Eski Katılım Payı | Yeni Katılım Payı (1 Temmuz 2026) | Değişim Oranı |
| Devlet Hastaneleri (2. Basamak) | 26 TL | 50 TL | %92 Artış |
| Eğitim Araştırma & Üniversite (3. Basamak) | 26 TL | 90 TL | %246 Artış |
| Özel Sağlık Kuruluşları | 60 TL | 100 TL | %66 Artış |
| 10 Gün İçinde Farklı Kuruma İlave Başvuru | 5 TL | 30 TL | %500 Artış |
Eczacılar Ve Hastalar Karşı Karşıya Getiriliyor
Türk Eczacıları Birliği, sistemin işleyişi gereği kamu adına tahsil edilen bu muayene ücretlerinin eczane veznelerinde alınmasının mesleki bir mağduriyet yarattığına dikkat çekti. Yapılan açıklamada bu kurumsal rahatsızlık şu sözlerle ifade edildi:
"Maliye ve Sağlık Bakanlığı mevzuatları uyarınca, eczacılarla hiçbir yapısal ilgisi olmamasına rağmen eczaneler aracılığıyla kamu adına tahsil edilen bu muayene katılım payları, eczacılarımız ile hastalarımızı istemeden karşı karşıya getirmektedir. Vatandaşlar artışın sorumlusu olarak eczane personellerini görmekte, bu da sağlık hizmeti sunumunun rasyonelliğini olumsuz etkilemektedir."
Finansal Sürdürülebilirlik Ve Toplum Sağlığı Dengesi
Türkiye'deki yıllık sağlık kuruluşu başvurularının %57'sinin ikinci ve üçüncü basamak hastanelere yapıldığını belirten TEB yönetimi, finansal kaygılarla alınan bu kararların koruyucu sağlık hizmetlerine zarar vereceğini iddia etti. Ekonomik nedenlerle vatandaşların hastaneye başvuru süreçlerini geciktirebileceği, bunun da kronik hastalıkların ilerlemesine yol açarak uzun vadede kamunun tedavi maliyetlerini daha da artıracağı belirtildi. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine atıfta bulunan birlik, 30 bini aşkın toplum eczanesinin ve 55 bini aşkın eczacının birinci basamak sağlık danışmanlığı rolünün güçlendirilmesi halinde hastanelerdeki yoğunluğun ve mali yükün kendiliğinden azalacağını savundu.