Ankara'da taban maaş hakkı, mülakat mağduriyetleri ve özlük haklarının yasal güvenceye kavuşturulması talebiyle eylemlerini sürdüren özel sektör eğitimcilerinin başkentteki hak arama mücadelesinde hareketli saatler yaşandı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın çağrısı üzerine Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelerek açlık grevlerinin üçüncü gününe giren öğretmenler, seslerini parlamento zeminine taşımak istedi. TBMM Çankaya Kapısı önünde bir araya gelerek kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirmeyi hedefleyen öğretmen grubu, güvenlik güçlerinin engellemesiyle karşılaştı. Çevrede tanzim edilen polis barikatlarını aşarak Meclis Parkı'na ilerlemek isteyen gruba yapılan müdahale neticesinde, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında yer aldığı 14 kişi yere yatırılarak ters kelepçeyle gözaltına alındı.
Sloganlar Ve Islıklarla Karşılandılar
Emniyet müdürlüğündeki işlemlerinin ve sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından, yaklaşık 4 saat sonra serbest bırakılan 14 öğretmen ivedilikle eylemin devam ettiği sendika genel merkezi önüne ulaştı. Eylem alanında polis ablukası altında bekleyişini sürdüren ve çevik kuvvet ekiplerinin dışarı çıkmasına izin vermediği diğer mülakat mağduru meslektaşları, serbest kalan arkadaşlarını ıslıklar, alkışlar ve zafer sloganlarıyla karşıladı. Serbest bırakılan öğretmenleri karşılayanlar arasında yer alan ve eylem alanına gelerek eğitimcilere destek şerhi düşen Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, iktidarın devletin kolluk kuvvetlerini ve yargı organlarını kendi şahsi araçları gibi görme yanılgısından çıkması gerektiğini belirterek, öğretmenlerin taban maaş ve istihdam taleplerinin tamamen insani ve meşru olduğunu vurguladı.
Aksoy: Mesele Çözülmek İstenirse Cumaya Kalmadan Çözülür
Gözaltı sürecinin ardından sendika binası önünde toplanan kalabalığa seslenen Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy, maruz kaldıkları müdahalelere rağmen geri adım atmayacaklarını söyleyerek meclisteki siyasi partilere çözüme katılım çağrısı yaptı:
"Bugün burada haklı taleplerimizi duymayan kurmaylara ulaşmak için Meclis'e yürümek istedik ancak arkadaşlarımız darp edilerek gözaltına alındı. Bizler keyfimizden değil, eylem yapmak zorunda bırakıldığımız için sokaklardayız. Bir heyetimiz eylem sürerken AK Parti ve MHP yetkilileriyle de doğrudan görüştü. AK Parti kanadı konuyu inceleyeceğini söylüyor, MHP ise 'Biz tasarıyı verdik, gerisi AK Parti'de' diyerek topu ortağına atıyor. Gerçeği konuşalım; eğer bu yasanın komisyona inmesini ve öğretmenlerin hakkının verilmesini istiyorsanız, meclis oylamalarında elinizi el kaldırıp evet diyeceksiniz. Sayın Bakan Yusuf Tekin bu dosyayı ve taleplerimizi çok iyi biliyor. Bugün barikatların önünde de haykırdık; bu kronik mesele gerçekten çözülmek istenirse bugün çarşamba, yarın perşembe, cumaya kalmadan tek bir imza ile çözülür."
Mağdur Öğretmenler: Sözlere Güvendik, İşimizden Olduk
Sendika genel merkezi önünde nöbete devam eden 13 yıllık özel sektör öğretmeni bir mağdur, mülakat döneminde kendilerine verilen sözlere güvenerek mevcut kurumlarından istifa ettiklerini ancak vaatlerin tutulmaması üzerine tamamen işsiz kaldıklarını dile getirdi. "Onlar vazgeçmiyorsa biz de hakkımızı alana kadar alanlardan vazgeçmeyeceğiz" diyen öğretmenlerin kararlı bekleyişi, Ankara'daki sendika genel merkezi önünde aralıksız devam ediyor.