GÜNDEM

Polikistik Over İfadesi Tarihe Karışıyor

Dünya genelinde 170 milyondan fazla kadını, yani yaklaşık her 8 kadından birini doğrudan etkileyen Polikistik Over Sendromu'nun (PKOS) ismi, prestijli tıp dergisi The Lancet'te yayımlanan uluslararası bir çalışmayla güncelleniyor.

Abone Ol

Hastalığın adındaki "kist" ifadesinin yarattığı yanlış algıyı yıkmayı hedefleyen yeni küresel isim "Poliendokrin Metabolik Ovaryan Sendrom" (PMOS) olarak açıklandı.

Yumurtalıklarda Aslında Gerçek Bir Kist Yok

Bahçeci Ankara Tüp Bebek Merkezi hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Berfu Demir, tıp literatürüne giren bu köklü isim değişikliğinin nedenlerini ve kadın sağlığı üzerindeki etkilerini detaylıca anlattı.

Yıllardır kullanılan "polikistik over" (çoklu kist) ifadesinin hem bilimsel olarak eksik olduğunu hem de hastalarda ciddi bir bilgi kirliliğine ve paniğe yol açtığını belirten Prof. Dr. Demir, şu ifadeleri kullandı:

"PKOS tanısı alan kadınların yumurtalıklarında gerçek anlamda klinik bir 'kist' bulunmuyor. Ultrason muayenelerinde gördüğümüz ve kist sanılan o yapılar, aslında gelişimini tamamlayamamış, yarıda kalmış küçük folliküllerden (yumurta keseciklerinden) oluşuyor. Birçok kadın bu tanıyı ilk duyduğunda yumurtalıklarında ameliyat gerektiren tehlikeli kistler olduğunu düşünerek büyük bir korkuya kapılıyor. Bu yanlış algının önüne geçmek ve hastalığın sadece yumurtalıktan ibaret olmadığını vurgulamak amacıyla, uluslararası tıp konsensüsü 'Polycystic Ovary Syndrome' yerine artık 'Polyendocrine Metabolic Ovarian Syndrome' yani kısaca PMOS adını tescilledi."

Sadece Kadın Doğum Değil, Çok Yönlü Bir Metabolizma Hastalığı

Yeni isimlendirmenin temel amacının, hastalığın sistemik ve çok yönlü yapısını tıp dünyasına ve hastalara daha doğru aktarmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Berfu Demir, PMOS tablosunun vücutta pek çok mekanizmayı aynı anda bozduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Demir, hastalıkta rol oynayan zincirleme faktörleri şöyle sıraladı:

  • Endokrin (Hormonal Denge): Hormonların salgılanma düzeninin bozulması.

  • Metabolizma: İnsülin direnci, hızlı kilo alma ve obezite eğilimi.

  • Ovaryan (Yumurtalık Fonksiyonu): Düzenli yumurtlamanın durması veya gecikmesiyle ortaya çıkan kısırlık (infertilite) riskleri.

  • Cilt ve Saç Sağlığı: Aşırı tüylenme (hirsutizm), sivilcelenme ve erkek tipi saç dökülmesi.

  • Psikolojik Etkiler: Hormonal dalgalanmalara bağlı duygu durum bozuklukları ve depresyona yatkınlık.

Yapılan klinik araştırmalar, PMOS'lu bireylerin hayatlarının ilerleyen dönemlerinde Tip 2 diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon ve kardiyovasküler (kalp-damar) sorunlarla karşılaşma riskinin toplum ortalamasına göre çok daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Yeni İsim Tedavi Protokolünü Değiştirecek mi

Kadınların en çok merak ettiği "Tedavim değişecek mi?" sorusuna da açıklık getiren Prof. Dr. Berfu Demir, yeni isimlendirmenin mevcut ilaç veya tedavi yaklaşımlarını doğrudan değiştirmeyeceğini vurguladı.

Demir, "Buradaki asıl amaç tedavi tekniğini değiştirmek değil; hekimlerin bütüncül bir yaklaşım geliştirmesini sağlamaktır. Hastayı yalnızca bir 'yumurtalık problemi' olarak görmeyip, erken dönemde metabolik risklerini de kontrol altına almak, gelecekteki şeker ve kalp hastalıklarını önlemek hedefleniyor" dedi.

Dünya Genelinde 3 Yıllık Geçiş Süreci Başlıyor

Küresel tıp otoritelerinin ve uzman gruplarının, PKOS'tan PMOS terminolojisine geçiş için dünya genelinde 3 yıllık bir adaptasyon süreci planladığını belirten Prof. Dr. Berfu Demir, bu süre zarfında tüm uluslararası tıbbi kılavuzların, akademik eğitim materyallerinin, hastane otomasyon sistemlerinin ve ilaç reçete rehberlerinin yeni terminolojiye uyumlu hale getirileceğini müjdeledi.