Türkiye'nin tarım ve hayvancılık politikaları, yerli üreticinin geleceğini derinden sarsma potansiyeli taşıyan çarpıcı bir ithalat iddiasıyla çalkalanıyor. Tarım politikaları konusunda yaptığı kapsamlı analizlerle bilinen uzman Ergin Kahveci, Tarım ve Orman Bakanlığının kırmızı et piyasasındaki fiyat dengesizliklerini kontrol altına almak adına oldukça tartışmalı bir perde arkası hamleye imza attığını öne sürdü. İddialara göre, daha önce adı ülkemizde ciddi kaçak et skandallarına karışan Paraguay'dan hem canlı hayvan hem de dondurulmuş sığır eti ithalatının yapılabilmesi için mevzuatta kritik bir esnetme gerçekleştirildi. Ülke ekonomisini ve milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren bu adımın, Türkiye'deki üreticilere, zorlu şartlarda ayakta kalmaya çalışan besicilere veya kamuoyuna hiçbir resmi kanaldan duyurulmaması akıllarda devasa soru işaretleri bıraktı. Sektörün bel kemiğini oluşturan paydaşlar, böylesine hayati bir kararın kapalı kapılar ardında alınmasına tepki gösterirken, olayın gün yüzüne çıkış şekli de en az alınan kararın kendisi kadar büyük bir infial yarattı.
Üreticiden Gizlenen Kritik Kararı Yabancı Basın Büyük Bir Coşkuyla Müjdeledi
Milyonlarca tüketiciyi ve binlerce aileyi geçindiren yerli besiciyi yakından ilgilendiren bu stratejik esnemenin duyulma biçimi, uluslararası ticarette yaşanan ilginç bir trajikomik durumu gözler önüne seriyor. Ergin Kahveci'nin özellikle altını çizdiği detaylara göre, Türkiye kamuoyunun tamamen bihaber olduğu bu yeni ithalat köprüsünün kurulduğu haberi, binlerce kilometre ötedeki okyanus aşırı Paraguay basınında boy boy manşetleri süsledi. Güney Amerika ülkesinin önde gelen medya organları, seksen beş milyonu aşkın nüfusuyla sürekli büyüyen ve hayvansal proteine olan talebin her geçen gün arttığı devasa Türkiye pazarını, kendi yerel üreticileri için bulunmaz bir nimet ve eşi benzeri görülmemiş bir ticari fırsat olarak sayfalarına taşıdı. Yabancı basında yer alan derinlemesine analizlerde, dünyanın en büyük canlı hayvan ithalatçılarından biri konumundaki Türkiye'nin verdiği bu sürpriz onayın, Paraguay hayvancılık sektörü için altın çağın kapılarını araladığı son derece yüksek bir perdeden ifade ediliyor.
Zorlu Lojistik Sınavı Ve Gıda Arz Güvenliği Adı Altında Büyüyen Endişeler
Söz konusu uluslararası ticaret ağının tam kapasiteyle faaliyete geçmesi elbette kendi içinde büyük lojistik ve altyapı zorluklarını da barındırıyor. Paraguay basınında yer bulan detaylı ekonomi raporlarında, Türkiye ile gerçekleştirilecek bu devasa hacimli iş anlaşmalarının sürdürülebilir olması için çok daha verimli, hızlı ve modern bir küresel lojistik sistemine ihtiyaç duyulduğu açıkça vurgulanıyor. Okyanusları aşacak olan canlı hayvan nakliye protokollerinin ve gemi altyapılarının bu yeni ticaret fırsatına uygun hale getirilmesinin şart olduğu belirtilirken, asıl büyük ve yakıcı tartışma ateşinin Türkiye cephesinde harlanması bekleniyor. Tarım uzmanları, mevzuat değişiklikleriyle daha önce sağlık veya standart gerekçeleriyle kapalı olan ülkelerin ansızın ithalat listesine alınmasının genellikle gıda arz güvenliği kılıfı altında savunulduğunu hatırlatıyor. Fakat kapıların böylesine kontrolsüzce açılmasının, artan yem ve akaryakıt maliyetleri altında zaten ezilmekte olan yerli besiciyi çok uluslu küresel devlerle haksız bir rekabetin içine iteceği gerçeği gün gibi ortada duruyor.
Geçmişin Karanlık Gölgesi Yakayı Bırakmıyor: 2016 Yılındaki Skandal Hafızalarda
Paraguay isminin aniden Türkiye'nin resmi et ithalatı gündemine bir bomba gibi düşmesi, sektörü yakından takip eden pek çok kişiyi haklı bir tedirginliğe sürükledi. Zira bu uzak Güney Amerika ülkesinin adı, Türk kamuoyu için hiç de temiz anılarla hatırlanmayan ve geçmişte büyük siyasi krizlere sahne olan karanlık bir dönemi akıllara getiriyor. 2016 yılında yine aynı ülkeden Türkiye'ye yasa dışı yollarla, halk sağlığını hiçe sayan kaçak etlerin sokulduğuna dair ortaya atılan vahim belgeler ve iddialar, haftalarca ana akım medyanın gündeminden düşmemiş, konu Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çok sert ve yıpratıcı tartışmalara neden olmuştu. Şimdi, sektör nezdinde sabıkalı olarak nitelendirilen bu pazarın, yeni ve sessiz bir mevzuat değişikliği hamlesiyle tekrar yasal canlı hayvan tedarikçileri arasına dahil edildiği yönündeki söylentiler, mevcut hayvancılık politikalarına duyulan güveni temelden sarsıyor. Bin bir emekle üretim yapmaya çalışan yerli üretici, yetkili bakanlıklardan bu karanlık iddiaların doğruluğuna dair ivedi ve tatmin edici bir resmi açıklama bekliyor.