İstanbul siyasetinde hareketli saatler yaşanırken, dün gece CHP İstanbul İl Başkanlığı binasına 10 ay arayla ikinci kez polis ve çevik kuvvet ekiplerinin girdiği öğrenildi. Arama ve müdahale sırasında, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun binaya asılı olan dev posteri ve pankartı indirildi.
Mahkeme kararıyla görevden alınan ve hakkında disiplin süreci başlatılan eski İl Başkanı Özgür Çelik’in de binaya girişine izin verilmedi. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Çelik, sabah saatlerinde önce Saraçhane'deki Aile Dayanışma Ağı buluşmasına katıldı, ardından Eyüpsultan ilçesinde esnafı gezdi.
Çelik: İmamoğlu'nun Savunma Hakkı Gasp Edildi
İl binasındaki poster indirme hamlesini ve Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki yargılama sürecini sert sözlerle eleştiren Özgür Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ekrem İmamoğlu gözaltına alınıp tutuklandığında Twitter hesabını kapatanlar, dün oradan posterini indirmeye kalktılar. İmamoğlu’nun sesinden ve sözünden korkuyorlar. 4 bin sayfalık iddianameyle, 143 eylemle ve örgüt lideri olarak yargılanan, 2 bin 500 yıl hapsi istenen bir insanın 6-8 saatte savunma yapması beklendi. Bu hafta Silivri'de Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı gasp edilmiştir."
45. Asliye Hukuk Mahkemesindeki Duruşma Ertelendi
İstanbul Kongresi ile ilgili CHP Genel Merkez avukatları ile İstanbul'daki kayyum (butlan) heyetinin avukatları arasında mahkemede anlaşmazlık çıktığını belirten Çelik, "Genel merkez avukatları tedbirin kalkmasını isterken, İstanbul'daki heyet takdiri mahkemeye bıraktı. Hakim, 'Sizin ne istediğinizi anlayamadım' diyerek taraflar uzlaşamadığı için duruşmayı ekim ayına erteledi. Dün akşam il binasına girilmesi ve bugün yaşananlar, siyasallaşmış yargı ile kolluğun iş birliği içinde bir süreç yürüttüğünün göstergesidir" iddiasında bulundu.
Sokakta Erken Seçim Çığlığı Var
Saha gözlemlerini aktaran Özgür Çelik, sokakta partisinin kadrolarına ve Genel Başkan Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu'na büyük bir teveccüh olduğunu söyledi. Geçmiş yılların aksine pazarda tek bir olumsuz tepkiyle bile karşılaşmadığını ifade eden Çelik, ekonomik buhrana dikkat çekti:
-
30 yıl kamuda çalışmış vatandaşların 23 bin lira emekli maaşı alırken 30 bin lira ev kirası ödemek zorunda kaldığını ve bu yaşta pazarda tezgah açtığını belirtti.
-
Bir ülkede demokrasi ve hukuk yoksa yabancı yatırımcının gelmeyeceğini, lojistik firmalarının fabrikaları söküp taşıdığını, üretimin aksaması sonucu enflasyon ve hayat pahalılığının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
-
Hem pazarcının hem de vatandaşın "Seçim ne zaman?" diye sorduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin acilen bir erken seçime gitmesi gerektiğini, iktidar değişimi sinyalinin bile piyasaları rahatlatacağını savundu.