GÜNDEM

Müsavat Dervişoğlu'ndan SDG ve MEB Çıkışı: Bu Çocuklara Öcalan'ı mı Anlatacaksınız?

Dervişoğlu, konuşmasında çiftçilerin sorunları ve gazilerin eylemlerine de değinirken, İyi Parti'nin siyasi hedefinin "Türk milletinin bütünüyle" ittifak kurmak olduğunu söyledi.

Abone Ol

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'nin çalışmalarına ara verdiği dönemde düzenlediği basın toplantısında iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci, PKK'nın feshi, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyonu, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) ve Millî Eğitim Bakanlığı üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. TBMM'den geçen düzenlemeyi hatırlatan Dervişoğlu, partisinin sürece ilişkin itirazlarının temelinde Türkiye'nin devlet yapısı, vatandaşlık anlayışı ve hukuk düzenine ilişkin kaygılar bulunduğunu söyledi.

Dervişoğlu, iktidarın yürüttüğü sürecin kamuoyuna yeterince açık anlatılmadığını belirterek, PKK'nın fesih kararının bölgedeki diğer yapılanmalar açısından ne anlama geldiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

"SDG'NİN ENTEGRASYONU SİLAH BIRAKILDIĞININ GÖSTERGESİ DEĞİL"
İran'daki PJAK yapılanmasına işaret eden Dervişoğlu, PKK'nın fesih kararının örgütün bölgedeki bütün silahlı yapılarının sona erdiği anlamına gelmediğini savundu. Suriye'de SDG'nin bağımsız askeri yapı olarak feshedilip Suriye ordusuna entegre edilmesine de bu açıdan yaklaşan Dervişoğlu şunları söyledi:

"Aylardır KCK-PKK'nın İran kolu PJAK'tan bahsediyorum. Her konuşmamda buna atıfta bulunuyorum. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bizzat PJAK'a silah verdiklerini söyledi. Uluslararası raporlar PJAK'ın güçlendiğini, bölgeye silah ve militan aktardığını yazıyor. PJAK'ın sözcüsü PKK'nın feshinin kendilerini bağlamayacağını dile getiriyor. Bunun yanında Suriye'de de birtakım gelişmeler yaşanıyor. PKK'dan bozma YPG, ondan da bozma Suriye Demokratik Güçleri adı verilen ordunun doğrudan doğruya Suriye Silahlı Kuvvetlerine entegrasyonundan bahsediliyor. Bu, örgütün yaşadığımız bölgede silah bırakmadığının en büyük delilidir."

Dervişoğlu, silah bırakma sürecinin yalnızca açıklamalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Normal bir devletin terörle mücadelesi göz boyamak için yapılan silah bırakma müsamerelerine emanet edilemez" dedi. PKK'nın bölgedeki "mali ve örgütsel yapısının" da açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunan Dervişoğlu, örgütün geçmişte "elde ettiği ileri sürülen gelirlerin ve ticari ağlarının" sürecin dışında bırakılmasını eleştirdi.

MEB GENELGESİNE TEPKİ
Dervişoğlu'nun konuşmasındaki başlıklardan biri de Millî Eğitim Bakanlığı'nın 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin genelgesi oldu. Genelgede, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan yaklaşımın eğitim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olacağı, öğrencilerin "anayasal vatandaşlık", "millî birlik ve beraberlik", "vatana bağlılık" ve "kardeşlik hukuku" temelinde yetiştirilmesi amacıyla eğitim yılının ilk haftasında ve yıl boyunca çeşitli etkinlikler düzenleneceği belirtilmişti.

Dervişoğlu, bu yaklaşımın eğitim alanına taşınmasına karşı çıkarak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi:

"Evlatlarımıza bu kötülüğü yapmayın, yaptırmayın. Bu günahın bedeli çok ama çok ağır olur. Bu çocuklara, gencecik dimağlara Öcalan'ı mı anlatacaksınız? Öcalan'la mı barıştıracaksınız? Devlet ve millet düşmanı PKK kaçkınlarını ‘Bunlar sizin kardeşiniz' diye okullarda temsil konusu yapmak ne demektir? Aylar önce de dile getirmiştim. Lübnanlaşma, Yugoslavyalaşma ve Iraklaşma... Bölünme önce zihinlerde başlar."

İyi Parti lideri, iktidarın "kardeşlik" söylemine de tepki göstererek, "Biz o kardeşliği ayakta tutmaya çalışıyoruz beyler. Yurttaşlık hukukunu yıkıp kardeşlik hukukundan bahsedemezsiniz. Anlamadığınız ya da anlamak istemediğiniz gerçek işte budur" dedi.

ÇİFTÇİLER VE GAZİLERİN EYLEMLERİNİ DE GÜNDEME GETİRDİ
Dervişoğlu, hafta sonu Bursa ve Balıkesir'de çiftçilerle bir araya geldiğini de hatırlatarak, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi. Üreticilerin uzun süredir gelir ve maliyet sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Dervişoğlu, iktidarın "PKK lideri Abdullah Öcalan'ı düşündüğü kadar çiftçilerin sorunlarını düşünmediğini" söyledi.

Ankara'da uzun süredir eylem yapan gazi ve şehit ailelerinin yaşadıklarına da değinen Dervişoğlu, İyi Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun eylem sırasında yaşadığı müdahaleye ilişkin TBMM Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulundu.