Güvenlik birimlerinin yürüttüğü teknik çalışmalar, helikopterin kırıma uğradığı anlarda bölgede üç askeri savaş uçağının uçuş yaptığını netleştirdi:
-
Amasya ve Malatya'dan kalkan uçaklardan, Malatya Erhaç Havalimanı'na ait bir F-4 uçağının olay anında belirli bir süre radardan kaybolduğu tespit edildi. Bu durumun; radarın kapatılması, ani irtifa değişikliği veya helikoptere çok yakın mesafede alçak uçuş gerçekleştirilmesinden kaynaklanmış olabileceği değerlendiriliyor.
-
Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporlarında da yer aldığı üzere, savaş uçaklarının helikopterlere çok yakın mesafede alçak irtifa uçuşu yapmasının yaratacağı hava basıncı ve türbülansın, helikopterleri kırıma uğratabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
F-4 Pilotunun Adil Öksüz Bağlantısı
Söz konusu F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan hakkında yapılan geçmişe dönük incelemeler, örgüt bağını gözler önüne serdi:
-
Pilot Ali Armağan’ın 2010 yılından itibaren örgütsel faaliyetlerde operasyonel hat kullandığı ve FETÖ’nün kilit isimlerinden Adil Öksüz ile yoğun iletişim trafiğinin olduğu belirlendi.
-
Adil Öksüz’ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen ve terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen tarafından yazılan bir kitap üzerinde, Ali Armağan’ın eşi Şerife Armağan’a ait parmak izleri tespit edilerek soruşturma dosyasına eklendi.
Kazadan Önce Ve Sonra Mahrem İmamların Yoğun Trafiği
Soruşturma dosyasında, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasının kazadan hemen önce ve sonra sergilediği sıra dışı hareketlilik adım adım deşifre edildi:
-
Örgütün Hava Mahrem İmamı Cağfer Sarıkaya'nın, 15 Temmuz darbe girişiminin kritik failleri Adil Öksüz ve Harun Biniş ile birlikte, kazadan sadece iki gün önce (23 Mart 2009) İstanbul’dan ABD’ye gittikleri belirlendi.
-
Geçmişte hiçbir iletişim kaydı bulunmayan Malatya Hava Mahrem İmamı Ali Cingitaş ile darbe girişiminin bir diğer tepe yöneticisi Kemal Batmaz'ın, kazadan hemen sonra (30 Mart 2009) İstanbul'da bir araya gelerek yüz yüze görüştükleri saptandı.
ByLock'taki Kan donduran İtiraf: Tereyağından Kıl Çeker Gibi Halledildi
Örgüt üyelerinin kendi aralarındaki ByLock yazışmalarını inceleyen adli makamlar, Yazıcıoğlu suikastının örgüt içinde nasıl konuşulduğunu belgeledi. Örgütün Elazığ İl İmamı Mehmet Durakoğlu ile mülki idare mahrem sorumlusu Ömer Hakan Kısıkkaya arasındaki mesajlaşmada şu ifadeler yer aldı:
"Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir'e gittim. Barbaros abiyle görüştüm. O büyüğümüzle konuştu. Sabah İstanbul'da heyet toplandı. Öğlen El Aziz'e geldim, noktayı koyduk. Tereyağından kıl çeker gibi iş halledildi. Amerika’ya gittiğimde büyüğümüz, sürecin en sıkıntılı hadisesiydi, dedi."
İtirafçı Beyanı: Açığı Bulunamayınca Ortadan Kaldırın Talimatı Verildi
Soruşturma dosyasına giren bir diğer önemli delil ise eski bir örgüt üyesinin Adıyaman Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne verdiği ifadeler oldu. İtirafçı, örgütün üst düzey yöneticilerinden birinin toplantıda şunları anlattığını aktardı:
-
Muhsin Yazıcıoğlu'na örgüte destek vermesi yönünde teklif götürüldü ancak Yazıcıoğlu bu teklifi kesin bir dille reddetti.
-
Reddedilme bilgisinin ulaşmasının ardından terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen, önce Yazıcıoğlu hakkında "açık aranması" talimatı verdi.
-
Yapılan araştırmalarda herhangi bir kişisel ya da siyasi açık bulunamayınca Gülen'in doğrudan "ortadan kaldırın" talimatı verdiği iddia edildi.
Adli makamlar, ulaşılan bu yeni deliller ışığında kazanın oluş şekli ile FETÖ'nün suikast organizasyonu arasındaki bağları tüm yönleriyle soruşturmaya devam ediyor. Dosya kapsamında gözaltına alınan 27'si mevcutlu, 2'si tutuklu toplam 29 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor.