GÜNDEM

Kılıçdaroğlu MYK’yı Topluyor, Özel Kürsüye Çıkıyor

CHP’de mahkeme kararı sonrası kriz sürüyor. Kemal Kılıçdaroğlu MYK toplantısında ihraçları görüşecek, Özgür Özel ise TBMM grup toplantısında kürsüye çıkacak. İşte CHP’nin hareketli Salı gününe dair detaylar.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi, yargı kararıyla derinleşen iç krizin gölgesinde kritik bir salı gününe daha hazırlanıyor. Mahkemenin 38. Olağan Kurultay’a ilişkin verdiği iptal kararı sonrası başlayan meşruiyet tartışmaları, partiyi iki farklı güç odağına bölmüş durumda. Bir yanda Genel Merkez’de toplanan eski yönetim, diğer yanda TBMM kürsüsünü bir direnç noktası haline getiren grup yönetimi, yarın (Salı) yapacakları eş zamanlı toplantılarla partinin geleceğine dair mesajlarını verecek.

Kılıçdaroğlu’nun MYK Mesaisi: İhraçlar Ve Yeni Takvim Masada

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme tarafından yetkilerinin iadesinin ardından parti üzerindeki kontrolünü pekiştirmek için hamlelerine devam ediyor. Kılıçdaroğlu, yarın saat 14.00'te Merkez Yönetim Kurulu’nu Genel Merkez'de toplama kararı aldı. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre toplantının iki ana gündem maddesi bulunuyor:

  • Kurultay sonrası süreçte yaşanan muhalif çıkışların ardından bazı isimlerin kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi bekleniyor.

  • Eylül ayında yapılması planlanan kurultay sürecinin detayları ve hazırlıkları MYK'da masaya yatırılacak.

Özgür Özel TBMM Kürsüsünde: "Meşruiyet" Vurgusu

Diğer taraftan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yarın saat 13.30'da TBMM'deki grup toplantısında milletvekillerine ve kamuoyuna seslenecek. Özel'in konuşmasında yargı kararının siyasi boyutuna vurgu yapması ve grubun meşruiyetini korumaya yönelik sert mesajlar vermesi bekleniyor. Özel’in, Genel Merkez’deki toplantı saatine yakın bir zamanda grup toplantısını gerçekleştirmesi, taraflar arasındaki "güç gösterisi" olarak yorumlanıyor.

CHP’de "İki Farklı Karargah" Dönemi

Parti içindeki bu durum, "Genel Merkez ile TBMM Grubu arasında iki farklı CHP" olduğu yönündeki yorumları kuvvetlendiriyor. Yüksek Seçim Kurulu’nun mahkeme kararlarıyla ilgili çekimser duruşu nedeniyle belirsizliğini koruyan süreçte, her iki tarafın da kendi belirlediği gündemle tabana ve kamuoyuna seslenmesi, krizi çözümsüzlüğe mi yoksa erken bir seçime mi sürükleyeceği sorusunu akıllara getiriyor.