Orta Doğu aksındaki jeopolitik tırmanış, merkez bankalarının fiziki rezerv biriktirme iştahı ve küresel enflasyon sarmalı varlık fiyatlamalarında dalgalanmayı artırırken, iç piyasada gözler uzmanların makro projeksiyonlarına çevrildi. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, katıldığı canlı yayın programında borsa, altın, gümüş ve döviz piyasalarındaki orta vadeli kırılma noktalarını analiz ederek yatırımcılara kritik uyarılarda bulundu. Memiş, özellikle 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin takvim vererek portföy optimizasyonu için stratejik rota çizdi.
2026 Borsa Yılı Olacak: Endekste Hedef 20 Bin Puan
Borsa İstanbul’un (BIST 100) uzun tatil periyodunun ardından alıcılı bir seyirle 13 bin 770 puan seviyelerinde dengelendiğini belirten İslam Memiş, kısa vadeli kar realizasyonlarının ve siyasi/jeopolitik dalgalanmaların olağan olduğunu vurguladı. Haziran ayında endeksin 13.000 - 14.000 puan bandında konsolide olabileceğini ifade eden Memiş, borsa tarafındaki yapısal yükseliş beklentisini şu sözlerle aktardı:
"Teknik beklentilerimiz borsa tarafını desteklemeye devam ediyor. Kısa vadede 16.000 puan, devamında ise yıl sonuna kadar 20.000 puan seviyesinin görüleceği bir trend bekliyorum. 2026 yılında borsanın altına kıyasla daha fazla kazandırabileceğini öngörüyorum. Burada önemli olan doğru hisseleri seçebilmek ve en az 6 aylık bir strateji belirlemektir."
Gram Altında Ağustos Ayına Dikkat: 8.000 TL Sinyali
Küresel ölçekte ons altın fiyatının 4.500 dolar bandında işlem gördüğünü ve kısa vadede 4.400 - 4.800 dolar aralığında dalgalanacağını öngören Memiş, yurt içindeki gram altın yatırımcıları için çarpan etkisine dikkat çekti. Bugüne kadar gram altının yalnızca ons performansını takip ettiğini, ancak yılın ikinci yarısında döviz kurunun (dolar/TL) da fiyata yukarı yönlü destek vereceğini belirten uzman, Temmuz ve Ağustos aylarını işaret ederek, gram altının Ağustos ayında tekrar 8.000 lira seviyesinin üzerine yerleşebileceğini iddia etti.
İç Piyasadaki Makas Anomalisi Ve "Sabır" Testi
Türkiye’deki fiziki altın piyasasında son dönemde yaşanan sıra dışı makas aralıklarına ve arbitraj dinamiklerine değinen İslam Memiş, yatırımcı psikolojisinin bu süreçteki en önemli sermaye olduğunu hatırlattı. Fiyatlama rasyolarındaki sert değişimi somut verilerle ortaya koyan Memiş, analizi şu ifadelerle sonlandırdı:
"Mart ayında dünyayla kıyaslandığında en pahalı altın Türkiye’deydi; kilogram başına artı 12.500 dolar işçilik maliyeti bulunuyordu. Mayıs ayına geldiğimizde ise tam tersi bir kırılma ile dünyada en ucuz altın Türkiye’de oldu ve eksi 247 dolar işçilikler kayda geçti. Sabır noktasında testi olan bir yatırımcı portföyü var karşımızda. Sabredeceksiniz ve uzun vadeli stratejiye odaklanacaksınız."