Orta Doğu’da tansiyon kritik bir seviyeye ulaştı. Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol mücadelesi ve karşılıklı askeri hamlelerle tırmanan gerilimde, İran’dan dikkat çekici bir "şartlı barış" mesajı geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, bölgedeki deniz trafiğinin normale dönmesi için tek şartın ABD’nin müdahalelerine son vermesi olduğunu dünyaya ilan etti.
İran’ın Şartı: Egemenliğe Saygı
Fars Haber Ajansı aracılığıyla paylaşılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin sona ermesi için ABD ordusunun bölgedeki faaliyetlerini durdurması ve kıyı devletlerinin kara suları üzerindeki egemenlik haklarına tam saygı göstermesi gerektiği vurgulandı. Tahran yönetimi, bu şartların yerine getirilmemesi halinde küresel enerji piyasalarını sarsacak daha büyük gelişmelerin kaçınılmaz olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Misilleme Süreci: 5. Aşama Devrede
İran, gerilimi askeri boyuta taşıyan saldırılara karşı "misillemenin 5. aşamasını" başlattığını duyurdu. Açıklamada, şu hedeflerin vurulduğu öne sürüldü:
-
Cüfeyr bölgesindeki ABD ordusuna ait tesis ve altyapı sistemleri.
-
Uzun menzilli hava radarı ve deniz hedef tespit radarları.
Bu tesislerin füze ve İHA saldırılarıyla imha edildiğini iddia eden İran, ABD’nin hamlelerine karşı geri adım atmayacağını bir kez daha gösterdi. İran Dışişleri Sözcüsü ise "ABD mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece, biz de kendi yükümlülüklerimizi askıya alacağız" diyerek diplomatik kanalların tıkandığını işaret etti.
CENTCOM Kapasiteyi Zayıflatma Operasyonuna Devam Ediyor
Öte yandan, bölgedeki askeri hareketliliğin merkezi olan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini kırmak amacıyla yeni operasyonlar başlattığını açıklamıştı. Bu açıklamanın hemen ardından Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası’ndan gelen patlama sesleri, çatışmaların yerel bir çapı aştığını kanıtladı.
Küresel Piyasalarda Tedirginlik
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri konumunda. Taraflar arasındaki bu "düşman üslerine" yönelik karşılıklı saldırıların sürmesi, hem küresel enerji arz güvenliğini tehdit ediyor hem de Orta Doğu’da çok daha geniş çaplı bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısında bulunurken, bölgedeki askeri hareketlilik her geçen saat daha da karmaşık bir hal alıyor.