Sosyal medya (X) hesabı üzerinden AFAD ve MTA'nın yayımladığı ulusal heyelan envanteri ile duyarlılık haritalarını referans gösteren Prof. Dr. Osman Bektaş, heyelan tehdidinin boyutlarını gözler önüne serdi.
Bektaş, özellikle Trabzon ve Rize’nin kuzeye bakan yamaçlarının geniş ölçüde yüksek heyelan riski taşıdığının altını çizdi. Doğu Karadeniz'in sarp coğrafyasında kontrolsüz yapılaşmanın getirdiği tehlikelere işaret eden uzman, mevcut mühendislik yaklaşımlarının acilen güncellenmesi gerektiğini belirtti.
Sadece Duvarı Değil, Yamacı Da Hesaplayın
Prof. Dr. Bektaş, bölgedeki inşaat projelerinde yapılan en büyük hatanın sadece binanın oturacağı parseli ya da önüne yapılacak istinat duvarını güvene almak olduğunu söyledi. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) kurallarına atıfta bulunan Bektaş, yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:
-
Geoteknik tasarım kapsamında sadece bina temeli değil, yapının inşa edildiği tüm şevin (yamacın) genel dengesi ve stabilitesi mutlaka değerlendirilmelidir.
-
Potansiyel kayma yüzeyleri (toprağın kopup hareket edebileceği hatlar) önceden belirlenmelidir.
-
Yamaçlar hem normal (statik) koşullarda hem de olası bir sarsıntı (depremli) durumunda analiz edilerek modellenmelidir.
-
Suyun yamaçtan uzaklaştırılması (drenaj) hayati bir önlemdir ancak potansiyel kayma dairesi belirlenmeden inşa edilen çok katlı binaların uzun vadeli güvenliği garanti edilemez.
Mühendislik Uyarısı: Heyelan duyarlılığı yüksek yamaçlarda, zemin altındaki potansiyel hareket sınırları çizilmeden yapılan yoğun yerleşimler ve çok katlı projeler, ne kadar güçlü istinat duvarları yapılırsa yapılsın uzun vadede büyük bir çökme ve kayma tehdidiyle karşı karşıyadır.