GÜNDEM

Faik Öztrak'tan Özgür Özel'in İddialarına Çarpıcı Yanıt

Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Özgür Özel'in kendisine yönelik ortaya attığı aile kökeni üzerinden küçümseme iddialarını kesin bir dille yalanlayarak, parti içi tartışmalara ve siyasetteki normalleşme adımlarına dair çok sert eleştirilerde bulundu.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, gazeteci Murat Yetkin'e verdiği kapsamlı röportajda, parti içindeki gerilimin dozunu artıracak önemli açıklamalara imza attı. Özgür Özel'in kendisini hedef alarak dile getirdiği, bahçıvan torunu veya emekli öğretmen çocuğu olmasından dolayı küçümsendiği yönündeki iddialara oldukça net bir üslupla cevap verdi. Öztrak, siyasi hayatı boyunca kimseyi ailesi, kökeni, dini veya mezhebi üzerinden değerlendirmediğini, partisinin köklü kültüründe de böyle bir yaklaşımın asla barınamayacağını vurguladı. Özel'in kökenini ancak İzmir'de düzenlenen bir Balkan Masası toplantısında kendisinin de katılımıyla tesadüfen öğrendiğini belirten Öztrak, Cumhuriyetin aslında toplumun her kesimine eşit fırsatlar sunan bir rejim olduğunu hatırlattı. Özel'in neden böyle bir mağduriyet vurgusuna ihtiyaç duyduğunu anlayamadığını ifade eden deneyimli siyasetçi, partinin Özel'e defalarca önemli görevler verirken geçmişini hiçbir zaman sorgulamadığını da sözlerine ekledi. Öztrak, Özel'in bu çıkışlarını içinde bulunduğu yoğun strese bağladığını ve zamanla bu hatalı söylemlerini düzelteceğine inandığını dile getirdi.

Meclis Üstümüze Kuruldu Tartışmasının Gerçek Yüzü

Öztrak, Özgür Özel'in sıklıkla dile getirdiği ve bir kibir göstergesi olarak kamuoyuna sunduğu Meclis arazisi meselesine de açıklık getirdi. Bu cümlenin tamamen dostane bir sohbetin ürünü olduğunu belirten Öztrak, geçmişte rahmetli Sırrı Süreyya Önder ile yaptıkları bir sohbet sırasında Veli Ağbaba'nın bu konuyu açtığını anlattı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bulunduğu arazinin bir kısmının zamanında dedesine ait olduğunu ve kamulaştırılma sürecinde aile olarak hiçbir itirazda bulunmadıklarını aktaran Öztrak, Önder'in de Meclis'i yönettiği bir gün kendisine esprili bir dille kürsüden takıldığını ifade etti. Siyasette ve bürokraside geçirdiği uzun yıllar boyunca hiç kimseye üstten bakmadığını, partinin makam araçlarını dahi zaruri protokol durumları haricinde kullanmamaya özen gösterdiğini belirten Öztrak, her zaman makamların geçici olduğu bilinciyle hareket ettiğinin altını çizdi.

Yargı Müdahalesi Ve Parti İçi Hesaplaşmalar

Parti gündemini uzun süredir meşgul eden mutlak butlan kararına dair de detaylı görüşlerini paylaşan Faik Öztrak, her partili gibi bu karardan büyük bir rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Ancak bu hukuki açmaza nasıl gelindiğinin de derinlemesine sorgulanması gerektiğini savunan Öztrak, kurultay sürecinde delegelerin iradesine yönelik yapılan müdahaleleri ve kamu gücünün parti içi rekabette silah olarak kullanılmasını sert sözlerle eleştirdi. Delegelere belediyelerde iş vaat edildiği ve iradelerinin farklı maddi manevi yollarla yönlendirilmeye çalışıldığı yönündeki iddiaların asla görmezden gelinemeyeceğini belirten Öztrak, asıl mücadelenin parti içinde yoldaşları birbirine düşmanlaştırmak yerine, mevcut otoriter yapıya karşı omuz omuza verilmesi gerektiğini savundu.

Normalleşme Sürecine Ve Siyasi Stratejilere Eleştiri

Öztrak'ın açıklamalarında en çok yankı uyandıran bölümlerden biri de mevcut yönetimin AK Parti ile yürüttüğü siyasi ilişkilere ve stratejilere getirdiği eleştiriler oldu. Bazı görünmez ellerin parti içinde uzlaşma istemediğini ve içerideki bölünmeyi kasten körüklediğini savunan Öztrak, genel seçimlerde milletin teveccühüyle birinci parti olmanın getirdiği tarihsel meşruiyetin, normalleşme adı altında zedelendiğini öne sürdü. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde farklı bir partinin genel başkanı sıfatını da taşıyan Cumhurbaşkanı karşısında ayağa kalkılması ve parti genel merkezine cumhurbaşkanlığı forsunun çekilmesi gibi adımları açıkça eleştirdiğini hatırlatan Öztrak, milletvekillerinin bu kritik süreçlerde yeterince bilgilendirilmediğini, kapalı grup toplantılarının sayıca çok yetersiz kaldığını ve alınan hayati kararların tartışılamadan sadece tebliğ edildiğini belirterek parti içi demokrasinin rafa kaldırıldığına dikkat çekti.

Genel Merkezin Polise Bırakılması Anlaşılamaz Bir Durum

Parti genel merkezine polis eşliğinde girilmesi olayını cumhuriyet tarihi açısından büyük bir üzüntüyle karşıladığını ifade eden Faik Öztrak, yaşananları siyasi akılla anlamlandırmakta güçlük çektiğini belirtti. Özgür Özel'in kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını hukuken ve siyaseten kabullendiğini savunan Öztrak, bu kabulün ardından genel başkanlık makamını işgal etme çabasının tamamen yersiz olduğunu dile getirdi. Olay sabahı milletvekillerinin kendi genel merkezlerine alınmamasını ve kapıya otobüs çekilerek barikat kurulmasını sert bir dille kınayan Öztrak, bilhassa bu çalkantılı süreçte Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun doğrudan hedef alınmasını ve tarihi parti binasının polis gözetimine terk edilmesini siyasi etiğe taban tabana zıt bulduğunu vurguladı. Zincirlenme ve direniş söylemlerinin ardından binanın video çekimi sonrası hızla terk edilmesini de büyük bir siyasi çelişki olarak nitelendirdi.

Tekirdağ Sokaklarında Yürüme Çağrısına Net Cevap

Son olarak Özgür Özel'in Tekirdağ'da birlikte yürüme ve halkın sokaktaki tepkisini ölçme yönündeki meydan okumasına değinen Öztrak, yıllarını verdiği memleketinin toplumsal dinamiklerini çok iyi bildiğini ifade etti. Tekirdağ halkının siyasi rant hesaplarına ve suni gerilimlere prim vermeyecek kadar yüksek bir feraset sahibi olduğunu belirten deneyimli siyasetçi, hemşehrilerinin yüzünü kızartacak hiçbir kirli adım atmadığı için o sokaklarda her zaman alnı ak, başı dik yürüdüğünü vurguladı. Kendi memleketinde hiç kimseyle bir kibir veya popülarite yarışına girmeyeceğini belirten Öztrak, partisinin herhangi bir milletvekili iline misafir geldiğinde, nezaket kuralları çerçevesinde önceden haber verilmesi şartıyla, kendisini ağırlamaktan ve omuz omuza yürümekten her zaman onur duyacağını söyleyerek sözlerini noktaladı.