GÜNDEM

Ergin Ataman: Dünya Kupası'nda Madalya Hedefimiz Var

A Milli Erkek Basketbol Takımı ve Panathinaikos Başantrenörü Ergin Ataman, “Şampiyon olabilmek için öncelikle çok önemli noktalara gelmek lazım. Biz bu noktaya geldik. Şu anda Avrupa’nın en iyi 2’nci takımıyız.

Abone Ol

-Milli takımımızın başarısı için kişisel sıkıntılarımızı geride bırakmak durumundayız

-Büyük turnuvalarda tesadüfen finale çıkmak imkansızdır

-Avrupa’nın en iyi 2’nci takımıyız

-Avrupa 2’nciliğine biz o kadar sevinemedik, üzüldük

-Türk basketbolu Avrupa’nın zirvesine geldi

-Hedef hiçbir zaman değişmez, hedef yine 3 kupa olacak

-En önemli beklentim her zaman Avrupa’da zirveye oynayan kulüplerde başantrenörlük yapmak

-Hiç kimsenin hayal edemediği noktalara geldim

-NBA Europe’un, Avrupa basketboluna bir renk katacağı kuşkusuz

-EuroLeague’in sponsorları arasındayım, bazı söylemlerden dolayı 10 bin Euro para cezası aldım

Ergin Ataman ''Dünya şampiyonasına da katılmayı başarabilirsek ki bu konuda çok iddialıyız. En iyi kadromuzla dünya şampiyonasında bir madalya çabası içerisinde olacağız” dedi.

FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri C Grubu’nda Sırbistan’ı 94-86 mağlup ederek 4’te 4 yapan ve ikinci tura yükselmeyi garantileyen A Milli Erkek Basketbol Takımı ve Panathinaikos Başantrenörü Ergin Ataman, elemelerdeki performans, milli takım ile kulüp hedefleri, kariyer planları ve Türk basketbolu hakkında özel açıklamalarda bulundu.

FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde son iki maçta karşılaşacakları Bosna-Hersek ve İsviçre’yi de mağlup edip gruptan namağlup üst tura çıkmayı planladıklarına değinen A Milli Erkek Basketbol Takımı ve Panathinaikos Başantrenörü Ergin Ataman, “Kasım ayındaki maçlarda Bosna ve İsviçre’yi yenmiştik. Ama bu maçlar, kadro olarak bizim için nispeten daha rahat olabilecek maçlardı. Sırbistan, Avrupa basketbolunun en önemli ekollerinden bir tanesi. Bir de Sırbistan, Avrupa şampiyonasına büyük bir favori olarak gelmişti. Ama biz onları grupta yenerek, onların yolunu diğer tarafa yönlendirmiş olduk. Sonuçta çeyrek finallerde elendiler. Biz ise finale kadar çıkmayı başardık. Çok büyük bir sonuç elde ettik. 25 yıl sonra Avrupa şampiyonasında final oynadık. Durum böyle olunca özellikle Sırbistan tarafında Belgrad’daki ilk maçın çok zorlu geçeceğini tahmin ediyorduk. Her ne kadar Sırbistan kadrodaki bazı oyuncuları getiremediyse de, biz elimizdeki Avrupa’da oynayan en iyi oyuncularımızı milli takıma getirmeyi başardık. Burada oyuncularımızın özverisinin dışında, kulüplerimizin ve federasyonumuzun milli takımımıza desteği de çok önemliydi. Oradaki maçı kazanarak çok büyük bir avantaj elde ettik. Bu bize ciddi anlamda moral verdi. Türkiye, orada ilk kez bir resmi maçta Sırbistan’ı yenmeyi başardı. Sonunda bizi sıkıştırdılar. Son 1.5 dakika kala 1 sayıyla öne de geçtiler. Ama biz orada özellikle Tarık’ın attığı çok önemli bir 3 sayılık atış sayesinde galibiyetle döndük. Galibiyetle dönünce, Sırbistan ilk maça getiremedikleri 2 tane çok önemli oyuncuları, Sırbistan’ın en iyi oyun kurucularından bir tanesi Aleksa Avramovic’i ve EuroLeague’de oynayan Danagovic’i İstanbul’a getirdiler. Ama İstanbul’daki maçta taraftarımız da müthiş bir atmosfer yarattı ve çok iyi basketbol oynadık. Maçın neredeyse tamamını çok üstün götürerek, çok net bir galibiyet aldık. Grupta 4 maçın 4’ünü de kazanarak ilk gruptan çıkmayı garantiledik. Önümüzde temmuz ayında 2 tane daha maç var; Bosna ve İsviçre ile 2 maç daha oynayacağız. İnşallah bu maçları da kazanıp gruptan namağlup üst tura çıkmayı planlıyoruz. Dünya Kupası’na gitmek için çapraz gruptan gelecek olan takımlar var. Özellikle İtalya ve Litvanya gibi güçlü takımlar bulunuyor. Çok iyi bir milli takım dönemi geçirdiğimizi söyleyebilirim. Zaten şu anda da FIBA’nın Avrupa Güç Sıralaması’nda Türkiye, Avrupa basketbolunda en güçlü takım durumunda” diye konuştu.

MİLLİ TAKIMIMIZIN BAŞARISI İÇİN KİŞİSEL SIKINTILARIMIZI GERİDE BIRAKMAK DURUMUNDAYIZ

Hem Demirören Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan hem de D Smart ‘ın günden yaratan Spor Ajansı programına katılan Ergin Ataman, 12 Dev Adam’ın izlenen, sevilen ve Türk halkının gurur duyduğu bir takım haline geldiğini vurguladı. Ataman, “Bazı sıkıntılar geçmişte olmuştu ama federasyonumuzun yoğun çabasıyla, bakanlığımızın karşılıklı olarak bizlerin de iyi niyetinden zaten bu çözüldü. Bunun çözüleceğini bekliyorduk. Milli takımımızın başarısı için her türlü kişisel sıkıntılarımızı geride bırakmak durumundayız. Bunu gerçekleştirdik. Sadece Fenerbahçe Kulübü’nün değil, Türkiye’deki tüm kulüplerimiz milli takıma çok ciddi anlamda destek veriyor. Oyuncularımızı davet ettiğimiz zaman büyük bir gururla onları milli takıma yolluyorlar. Yunanistan’ta Panathinaikos, 2 yıldır Ömer Faruk ve Cedi Osman’ı kayıtsız şartsız milli takıma yolluyor. Bana ve yardımcım Cenk Hoca’ya izin veriyor, milli takımın başında olmamız için. Federasyonumuzun iyi iletişimleri sonucunda Türk Basketbol Milli Takımı’nda bir aile ortamı yarattı. Federasyonumuz, bakanlığımız, tüm spor kamuoyu, Cumhurbaşkanımız her maçtan sonra bizi arayıp, hatta son Bosna maçımıza gelip soyunma odasını ziyaret edip sürekli bilgi alıyor, sürekli bizleri motive ediyor, başarı için. Türk Basketbol Milli Takımı’nda bu büyük bir aile ortamı ve motivasyon yaratıyor. Yıllar sonra 12 Dev Adam, yeniden Türkiye’de en üst seviyeye çıktı. Sadece İstanbul’da değil, Anadolu’nun her yerinde, Türkiye’nin her yerinde maçlarımız var. Türk Milli Takımı izlenen, sevilen ve Türk halkının gurur duyduğu bir takım haline geldi. Ben de bu takımın hocası olarak son derece gururluyum” dedi.

BÜYÜK TURNUVALARDA TESADÜFEN FİNALE ÇIKMAK İMKANSIZDIR

Sporda her şeyin bir hazırlık, motivasyon ve strateji olduğunu söyleyen Ergin Ataman, hiçbir başarının tesadüf olmadığına değindi. Ataman, “Hiçbir başarı tesadüf değildir. Her başarının mutlaka stratejik bir planlaması ve motivasyonu vardır. Milli takımdaki 3’üncü görevim. Göreve geldiğim andan itibaren hedef olarak bu turnuvayı zaten gözümüze kestirmiştik. Eleme maçlarından itibaren gözümüzü hep oraya diktik. Hatta biz grup maçlarında geçen sene İzlanda’ya kaybettik. Çok ciddi anlamda eleştiri aldık. O gün orada oynayan takımımız Avrupa şampiyonasında oynayan takımdan sadece 2 veya 3 oyuncu vardı, çünkü biz gruptan çıkmayı garantilemiştik. Türkiye’de bazen acımasız eleştiriler oluyor. Biz bunların hepsine kulaklarımızı tıkadık. Hedefimiz doğrultusunda Avrupa şampiyonasına hazırlandık. Avrupa Şampiyonası öncesi 25 yıl içinde 2001’den beri hiçbir şampiyonada, bırakın yarı final veya final oynamayı, çeyrek final bile oynanmayan bir basketbol milli takımımız vardı. Üstelik şampiyona Türkiye’de değil, başka bir ülkede, Letonya’daydı. Letonya da o turnuvanın favorileri arasındaydı. Grubumuzda da Letonya ve Sırbistan gibi çok güçlü takımlar vardı. Bütün bunlara rağmen bu şampiyonaya gitmeden önce hedefi madalya olarak koyduk. Bu herkesi motive etti. Bunda kamuoyunun beklentisi de arttı. Belki ben bir hoca olarak risk aldım bunu söyleyerek. Herkesin aklında “artık hiç olmazsa bir çeyrek final oynayalım” düşüncesi vardı. Ben takımın gücünü görebiliyordum. Takımdaki oyuncuların isteğini görebiliyordum. Şampiyonaya giderken de çok ciddi bir hazırlık dönemi geçirdik. Dünya şampiyonu Almanya’yla Süper Cup’a gittik, hazırlık turnuvası oynadık, orada son saniye kaybettik Almanya’ya. Litvanya gibi çok önemli bir ekole gittik, hazırlık maçında yendik. Şampiyonalarda daha yukarıda olan takımlarla hazırlık maçları yaptık. Oyuncularımızı motive ettik. Özellikle NBA’den takımımıza katılan Alperen Şengün ki All-Star olmuş bir oyuncuydu, onu büyük bir zevkle, büyük bir heyecanla, motivasyonla getirmeyi başardık. NBA’de oynayan Adem Bona’yı da A Milli Takım’a getirmeyi başardık. Bütün bunlar stratejik bir planlamaydı. Sonunda da turnuvaya çok iyi bir başlangıç yaptık; Letonya galibiyetle başlayınca ki maçın favorisi Letonya’ydı. Ondan sonra bunu sonuçlandırdık. Şu anda da devam ediyor. Bu başarının bir tesadüf olmadığını zaten turnuva öncesi yapılan hazırlıklar ve eleme maçlarında da görebiliyoruz. Sporda her şey bir hazırlıktır, motivasyondur, stratejidir. Büyük turnuvalarda tesadüfen finale çıkmak imkansızdır. Bunu da çok tecrübeli olduğum ve bildiğim için bu şekilde hazırladık” diye konuştu.

AVRUPA’NIN EN İYİ 2’NCİ TAKIMIYIZ

27 Ağustos - 12 Eylül 2027 tarihleri arasında Katar'da düzenlenecek FIBA Dünya Kupası’nda madalya hedeflediklerini söyleyen Ataman, sözlerine şöyle devam etti:

“İkisi de çok önemli. Milli takımımıza oyuncu seçerken, kendi kulüplerinde sorumluluk alan, iyi performans gösteren oyuncularımızı bir kere mercek altına alıyoruz. Ondan sonra bu oyuncularımızın takım kimyası içerisinde örneğin kadroya 5 tane oyun kurucu veya 5 tane pivot almıyoruz. Takım kimyası içerisinde oyun kurucu, kısa forvet, skorer forvet, power forvet (4 numara dediğimiz Ercan Osmani, Yiğitcan Saybir gibi) ve tabii ki pivot. Bu şekilde takımın 12’sini belirliyoruz. Bu 12 hem en iyi oyuncular hem de birbirini tamamlayan oyuncular. Bunun içinde belki stratejik 1 veya 2 tane savunmacı, savunma özelliği olan bir oyuncu koyabiliyoruz. Bütün bunlar stratejik bir planlama. Ben hep şunu söylüyorum, yıllarca da bunu belirttim: A milli takımlar oyuncu yetiştirme yeri değildir. Oyuncuların yeri kulüpler, genç milli takımlar, ümit milli takımlar. A milli takımlar ise hedef kitlelerin, ulusların başarı beklediği takımlardır. Onun için oraya en iyi kadrolarla gitmek lazım. Tabii ki bu milli takımlarda artık çok büyük bir profesyonellik var. Oyuncularla ilişkilerinizi iyi tutup, onları inandırmak ve milli takıma getirmek çok büyük bir unsur. Çünkü bazı oyuncular çok yoğun maç temposunda, özellikle yaz döneminde, dinlenmek ve kendilerini sezona hazırlamak istiyorlar. Ama biz Türkiye Basketbol Federasyonu olarak oyuncularla sürekli iletişim içerisindeyiz. Gerek Avrupa’da olsun gerekse Amerika’da oynayan oyuncularımızla, bakanlığımız bu konuda sürekli çaba içerisinde. Cumhurbaşkanımız bizzat ilgileniyor. Bizzat oyuncularımızla, bizlerle hep bir temas halinde. Durum böyle olunca da kadrolara gelen oyuncularımız son derece istekli geliyorlar. Almanya finali… Evet, bu turnuvada biz çok iyi basketbol oynadık. Herkesi gönlündeki şampiyon takımdık. Almanya finalinde de son 1.5 dakikaya kadar maçı hep kontrolümüzde götürdük. Ama son 1.5 dakikada, belki Almanya’nın son dünya şampiyonu olması, o tecrübesi bizim o anda “eyvah şampiyon oluyoruz” gibi bir panik işine girmemize ve bir anda maçı elimizden kaybetmemize neden oldu. Talihsizlik. Sporda bazen şans da yanınızda olmalı, özellikle son dakikalarda. Bunlar gerçekleşmedi ama her şey adım adım. Şampiyon olabilmek için öncelikle çok önemli noktalara gelmek lazım. Biz bu noktaya geldik. Şu anda Avrupa’nın en iyi 2’nci takımıyız. Dünya şampiyonasına da katılmayı başarabilirsek ki bu konuda çok iddialıyız. En iyi kadromuzla dünya kupasında bir madalya çabası içerisinde olacağız.”

AVRUPA 2’NCİLİĞİNE BİZ O KADAR SEVİNEMEDİK, ÜZÜLDÜK

2025 Avrupa Basketbol Şampiyonası finalinde Almanya’ya kaybedilen maçın ardından Avrupa ikincisi olmalarına rağmen sevinemediklerini, aksine şampiyonluğu kaçırdıkları için üzüldüklerini söyleyen Ergin Ataman, “Alperen Şengün milli takımımızın en büyük kozu. Son 2 sezondur da Türkiye’yi, Türk sporunu dünyada en iyi temsil eden sporcularımızdan bir tanesi. 2 sezondur NBA’de All-Star olmuş oyuncumuz. Alperen bir kere çok pozitif düşünceyle milli takıma geldi. Hiçbir zaman “Ben NBA oyuncusuyum, All-Star oyuncusuyum” gibi değil, hep arkadaşlarını kucaklayıcı hava içinde oldu. Bu çok önemlidir. Takımın star oyuncusunun takım içindeki arkadaşlığı çok önemlidir. Bunun dışında takım kaptanımız Cedi, keza EuroLeague’in en önemli oyuncularından bir tanesi. O da son Yunanistan maçını aslında doktorların oynayamaz dedikleri neredeyse kırık ayakla oynadı. 2 gün hiç antrenman yapmadan tamamen tedaviyle Yunanistan maçına çıktı. 40 dakika top oynadı. Yunanistan’ı net bir skorla, 20 sayılık bir farkla belki de tarihin en önemli galibiyetini elde ettik. Diğer oyuncularımız Ercan Osmani’nin dünya basketbolunun 1 numaralı starı olan Giannis Antetokounmpo’ya karşı göstermiş olduğu hem savunmadaki performans hem hücumdaki kariyer rekorunu kırması çok önemliydi. Bunu hiçbir zaman yadsımamak lazım, Türk milli takımında çok büyük zevkle oynayan Shane Larkin’in turnuva boyunca çok katkısı oldu. Cedi Osman’dan, Alperen’den ve Ercan Osmani’den bahsediyoruz ama Shane Larkin de çok ciddi anlamda mücadele verdi ve katkıları oldu. Keza Şehmus ve Kenan olsun, bütün oyuncularımız çok ciddi katkılar verdi. Bunun sonucunda da çok önemli bir başarı geldi. Türkiye bu turnuvaya katılırken Avrupa otoriteleri tarafından turnuvanın en iyi 6’ncı veya 7’nci takımı olarak gösteriliyordu. Buna karşın biz hiçbir zaman kendimizi o seviyede görmedik. Biz hep kendimizi “Biz bu turnuvada şampiyon olacağız” şeklinde gördük. İnanın Avrupa ikinciliği dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ama biz o kadar da sevinemedik, üzüldük. Çünkü biz şampiyon olacağımıza inanıyorduk. Aslında bu üzülmemiz bizim bu sonuçları getirmeyeceğimizi gösteriyor. Biz Avrupa ikincisi olduk, çok büyük başarı elde ettik, bunu sonuna kadar kutlayalım, hayır. Tabii ki bunun gururunu yaşıyoruz. Ama biz finalde son 1.5 dakikada kaybettiğimiz için üzüldük. Bu bizi daha yukarıya taşıyacak olan mentalite. Daha yukarı nedir? Dünya şampiyonluğudur. Çünkü önümüzdeki ilk turnuva dünya şampiyonası. Bunu başarabilir miyiz? Bilmiyorum. Amerika dünya şampiyonasına nasıl katılacak bilmiyorum. Ama Amerika dünya şampiyonasına olimpiyatlarda katıldığı takımlarla genellikle gelmiyor. Daha çok 2’nci veya 3’üncü seviye takımlarla geliyor. Örneğin son dünya şampiyonasında sanırım yanılmıyorsam 4’üncü veya 5’inci olmuşlardı. Böyle bir durum olursa hedefimiz dünya şampiyonluğu olacaktır” şeklinde konuştu.

TÜRK BASKETBOLU AVRUPA’NIN ZİRVESİNE GELDİ

Türkiye’nin, Avrupa basketbolunda çok saygın bir noktada olduğunu ifade eden A Milli Erkek Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, “Türk basketbolu şu anda Avrupa’nın zirvesinde son 2 senedir. Geçen sezon Fenerbahçe EuroLeague’de şampiyon oldu. EuroLeague, Avrupa basketbolunun en büyük organizasyonu. Bunun dışında milli takımımız Avrupa ikincisi oldu. Bu sezonda yine EuroLeague’de Fenerbahçe lider durumda. Çok önemli bir Final Four adayı. Bunun dışında EuroCup’ta Beşiktaş, Bahçeşehir, Türk Telekom çok iyi durumdalar. 3 takımımız da çeyrek finale kaldı. Beşiktaş grubunu birinci sırada bitirdi. EuroCup’ta şampiyon olup önümüzdeki sezon EuroLeague’de olma ihtimali son derece yüksek. Geçen sezon Galatasaray 3’üncü kupa olan FIBA Şampiyonlar Ligi’nde final oynadı. Kadın takımlarımız son 2-3 sezondur hep Avrupa’da şampiyon oluyorlar veyahut final oynuyorlar. Bu sene de aynı şekilde yine Fenerbahçe ve Galatasaray ikisi de Final Four’dalar. Mersin EuroCup’ta şampiyonluğa doğru gidiyor. Altyapı milli takımlarımız hep üst düzey turnuvalarda. Şu anda 2 tane çok önemli oyuncumuz NBA’de. NCAA’da oynayan genç oyuncularımız var. Real Madrid altyapısında oynayan çok önemli bir yıldızımız, İbrahim’in oğlu Ömer Kutluay var. Türk basketbolu şu anda Avrupa basketbolunun zirvesinde. Bu tabii ki stratejik bir planlamayla oldu. Daha önce de bahsettiğimiz gibi federasyonumuzun çalışmalarıyla, kulüplerimizin ortak yatırımlarıyla. Devletin, sponsora ve basketbola bakışı çok önemli. Türkiye’nin her yerinde çok modern spor salonları yapıldı. Avrupa’nın belki de en büyük spor kompleksi yapıldı: Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi. Bütün bunların sonucunda tabii ki Türk basketbolu şu anda Avrupa’nın zirvesine geldi. Bu toplam bir yatırım. Toplam bir stratejinin sonucunda oluştu. Önemli olan bunu devam ettirebilmek. Çıtayı yukarı çıkartmak çok zordur ama onu orada tutabilmek için de aynı çabanın tatmin olmadan devam etmesi gerekiyor. Gerek devlet yönetiminde gerekse federasyonumuzda bu çabayı görebiliyorum. Önümüzdeki hafta içinde de kadın basketbol milli takımımızın İstanbul’da dünya kupası eleme maçları var. O maçlardan iyi bir sonuçla çıkabilirse kadın basketbol milli takımımız dünya şampiyonasına katılacak. Her alanda Türk basketbolu şu anda Avrupa basketbolunda çok saygın bir noktada. Dışarıdan bakıldığı zaman Türkiye Avrupa basketbolunun 2 veya 3 ülkesinden birisi gelmiş durumda” dedi.

HEDEF HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞMEZ, HEDEF YİNE 3 KUPA OLACAK

Panathinaikos’un Euroleague serüvenine de değinen Ergin Ataman, hedeflerinin 3 kupayı da kazanmak olduğunu söyledi. Ataman, “Biz şu an EuroLeague’de istediğimiz noktada değiliz. Bu bir gerçek. Bu sezonun favori takımlarından biri olarak başladık. Keza ben Panathinaikos’a geldiğim ilk sezon EuroLeague şampiyonu olduk. Geçen sezon da Final Four oynadık. Şu anda EuroLeague’de normal sezonun bitmesine 9 maç var. Şu anki durumumuz çok iyi değil ama 4’üncü veya 5’inci olan takımlarla aramızda sadece 1 galibiyet fark var. EuroLeague’de her hafta alınan galibiyet ve mağlubiyetlere göre o sıralama değişebiliyor. Şu anda sadece Fenerbahçe’nin 1’incilikteki şansı son derece yüksek. Çok iyi performans gösterdi son dönemlerde. Her ne kadar 9 maç kalmış olsa da onlar ilk 4 sırada bitirmeyi garantilemiş gibiler. Ama son 9 haftada 2’nciden, 10’uncu veya 11’inciye kadar sıralamada çok önemli değişimler olabilir. Biz 9 haftada en iyi puanı toplayıp yine kendimizi ilk 4 veya ilk 6 içine atmaya çalışacağız. Sakatlarımız iyileşti. Mathias Lessort 1.5 yıldır Avrupa’nın en önemli pivotu. Ayağı kırılmıştı, oynamıyordu. Takımla antrenmanlara başladı. Bu hafta oynamasını bekliyoruz. Bu hafta oynayamazsa önümüzdeki hafta mutlaka oynayacak. Yeni transferimiz Nigel Hayes, Yunanistan Kupası’nda müthiş bir performans gösterdi ve üst üste 2’nci kez Olympiakos’u yenerek Yunanistan Kupası’nı kazandık. Kendrick Nunn çok önemli bir oyuncumuz. Son 7 EuroLeague maçının 6’sında oynayamadı sakatlıklar ve hastalıklar sebebiyle. O şu anda iyileşti. Bizim hedefimiz devam ediyor. Panathinaikos’un hedefi EuroLeague’de Play-Off’ları yakalayıp, oradan Final Four ve şampiyonluk olacaktır. Yunan tarafına baktığımız zaman ilk hedefi yakaladık. Yunanistan Kupası’nı kazandık. Yunan liginde de son 2 sezondur final oynuyoruz. İlk sezon şampiyon olduk. Geçen sezon şampiyonluğu kıl payı Olympiakos’a kaybettik. Orada da hedefimiz şampiyonluk olacak. Hedef hiçbir zaman değişmez, hedef yine 3 kupa olacak.”

EN ÖNEMLİ BEKLENTİM HER ZAMAN AVRUPA’DA ZİRVEYE OYNAYAN KULÜPLERDE BAŞANTRENÖRLÜK YAPMAK

Öncelikli hedefinin Türkiye ile dünya şampiyonasında madalya kazanıp, 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na katılmak olduğunu ifade eden 60 yaşındaki tecrübeli başantrenör, sözlerine şöyle devam etti:

“Profesyonellikte hiçbir ön görüde bulunamıyorsunuz. Benim Panathinaikos’ta bu sezondan sonra 1 yıl daha kontratım devam ediyor. Onun için Panathinaikos sonrası burada kalmaya devam eder miyim, Avrupa’da başka bir kulübe mi giderim, veyahut Türkiye’ye geri mi dönerim bunu söylemek gerçekten çok zor. Benim en önemli beklentim her zaman Avrupa’da zirveye oynayan kulüplerde başantrenörlük yapmak. Hedefim, Türk Milli Takımımızla inşallah dünya şampiyonasında madalya kazanıp 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na katılmak. Bunun dışında sporda bazen şans faktörü, bazen çeşitli faktörler de etkili olabiliyor. 31 tane şampiyonluk kupam var. Onun için bundan sonra kariyerime kupaları hedefleyen kulüplerde devam etmek benim için en önemlisi. Bunu da mental ve fiziki gücüm el verdiği ölçüde devam ettirmeyi düşünüyorum. Bir gün profesyonel basketbol antrenörlüğünü bırakırsam da yine Türk sporunda üst düzey bir yönetici olarak yer almayı elbette ki isterim. Artık biz de 60’lı yaşlara geldik. Bundan sonra başka bir şey olamaz hayatımda. Hayatımız zaten sporla geçti. Bundan sonra da ömrüm el verdiği sürece sporda başarılı olmak ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Hangi kademede görev olursa o kademede görev yapacağım. Türkiye’yi Avrupa’da temsil ediyor olmak bana büyük bir gurur veriyor. Türk takımlarıyla, özellikle Anadolu Efes’le kazanmış olduğumuz EuroLeague şampiyonlukları da benim için çok büyük bir gurur kaynağı.”

HİÇ KİMSENİN HAYAL EDEMEDİĞİ NOKTALARA GELDİM

Sporda hep zirveye odaklandığını, profesyonel basketbol antrenörlüğünü bırakıp yöneticilik tarafına geçtiğinde ise aynı hedefte yürüyeceğini belirten Ataman, “Her şey kısmet. Sporda hep zirveyi hedefleyen bir spor adamı olarak ki ben basketbol antrenörlüğüne çok genç yaşta, 22 yaşlarımda başladığımda hiç kimsenin hayal edemediği noktalara geldim. Onun için şayet profesyonel basketbol antrenörlüğünü bırakıp yöneticilik tarafına geçersem orada da zirveyi hedeflerim. Ama bu bir anda olacak bir şey değil. Her şey bir tecrübe meselesi. Ben bu kariyerimi uzun yıllar yaptığım çabalarla elde ettim. Galatasaray Kulübü’nde şu anda çok iyi bir yönetim ve çok değer verdiğim Dursun Özbek başkan var. Galatasaray Futbol Takımı son 3 senedir Türkiye şampiyonu. Şu anda Şampiyonlar Ligi’nde çok büyük başarılara imza atıyor. Basketbol takımında biraz sıkıntı oluyor. Özellikle son 5-6 senedir bir türlü istenen seviyeye gelemedi Avrupa seviyesinde. Biraz zaman meselesi. Galatasaray Kongre Üyesi olduğumu, Galatasaray taraftarı olduğumu da saklamıyorum. Herkes bir kulübün taraftarı. Öyle olunca sürekli benim karşıma: “Ne zaman Galatasaray’a döneceksin?” sorusu geliyor. Ben de şunu söylemek istiyorum; ben Galatasaray’da basketbol antrenörüyken özellikle son dönemlerde çok ciddi sıkıntı çektim basketbola bakış açısı olarak. Antrenör olduğunuz zaman kozlar sizin elinizde olmuyor. Kozların sizin elinizde olması için kulüplerde tek bir olay var: başkan olabilmek. Onun için bir gün Galatasaray’a dönebilirsem en üst düzeyde yönetici olarak, daha sonra da başkan olarak olabilir. Bu tabii ki genel kurulun tercihi olacaktır ama şu anda açıkçası böyle bir görüşüm yok. Galatasaray Kulübü’nü yönetenlere tam desteğim. Çok da başarılılar. Buradan tüm Galatasaray camiasına, tüm spor kulüplerimize selamlarımı iletiyorum. Galatasaray taraftarı olarak da Dursun başkana başarılar diliyorum” ifadelerinde bulundu.

NBA EUROPE’UN, AVRUPA BASKETBOLUNA BİR RENK KATACAĞI KUŞKUSUZ

NBA Europe’un, EuroLeague takımlarıyla beraber en iyi oyuncuların yer aldığı bir lig olabilirse Avrupa basketboluna ciddi anlamda katkı getireceğini düşündüğünü ifade eden Ergin Ataman, “NBA Europe’un, Avrupa basketboluna bir renk katacağı kuşkusuz. NBA markasının Avrupa basketbolunun içinde olması Avrupa basketboluna bir renk katacak. Ama NBA Europe kurulduğu zaman önemli olan Avrupa basketbolunun dev kulüplerinin bu ligde yer alabilmesi. Bunun için NBA ve EuroLeague’in uzlaşma içinde olması gerekiyor. Amerika’da NBA bir şov. NBA markasını yaratan, yapmış oldukları yatırımlar ve sponsorluklar. Ama en önemlisi de takımların kadroları. İnsanlar NBA’de bu oyuncuları izlemeye gidiyorlar. Siz NBA Europe kurup kaliteli kadrolar, çok üst düzey takımlar kuramazsanız, o zaman oraya kimse gitmez. Avrupa’da farklı bir mentalite var. Avrupa seyircisi başarılı olmak ister. Avrupa seyircisi star izlemek ister. NBA takımları zaman zaman Avrupa’da gelip maçlar yapıyor. Salonlar doluyor. Ama niye doluyor? Avrupa’daki izleyiciler o NBA starlarını izlemeye gidiyorlar. Ama siz sırf NBA markasını getirip “NBA Europe” deyip bu kadroları kuramazsanız, o zaman kimse maçlara gitmez. Futbol kulüplerinin yatırım yapacağı söyleniyor. Ama kadro kurmak lazım. Yoksa siz kadroyu iyi kurmazsanız, futbol taraftarı basketbol maçına gitmez ki. Sonuçta oraya başarı için gider, oyuncu izlemek için gider. Ben NBA Europe’un EuroLeague takımlarıyla beraber en iyi oyuncuların yer aldığı bir lig olabilirse Avrupa basketboluna ciddi anlamda bir katkı getireceğini düşünüyorum. Bunun ismi NBA olunca da sonunda bir uzlaşma olması lazım. Benim iddiam, EuroLeague’de Final Four oynayan takımların NBA’de Play-Off oynayan takımlarla eş değer olduğunu söylüyorum. Basketbolun seviyesi o noktaya geldi EuroLeague’de. NBA Europe’ta final oynayan takımların da NBA’deki takımlarla bir mücadele içine girmesi, bunun sonucunda da belki bir dünya şampiyonu belirlenmesi ancak NBA Europe’un cazibesini arttırır diye düşünüyorum” dedi.

EUROLEAGUE’İN SPONSORLARI ARASINDAYIM, BAZI SÖYLEMLERDEN DOLAYI 10 BİN EURO PARA CEZASI ALDIM

EuroLeague’in güzel bir cazibesinin olduğunu fakat organizasyon konusunda ciddi sıkıntıların varlığından bahseden Ataman, “EuroLeague’in sponsorları arasındayım. Dün itibarıyla ceza geldi. Hakemler üzerine yapmış olduğum bazı söylemlerden dolayı 10 bin Euro para cezası aldım. 10 bin seyircinin İsrail’de 2 saat boyunca bana çok ağır küfürler etmesi karşısında yanılmıyorsam İsrail kulübü daha az ceza aldı. Demek ki Ergin Ataman’ın gücü bu takımlardan, Avrupa’daki diğer takımlardan daha fazla. Öyle görüyor EuroLeague. EuroLeague Disiplin Komitesi’nin belli bir hukuki çerçevesi var. O konuda karar veriyorlar ama buradaki sıkıntı maçların organizasyonunda EuroLeague bir yetkili kişiyi görevlendirmiyor. Oranın sorumlusu sadece hakemler oluyor. Hakemler sadece oyuna odaklanıp, maçın kazasız belasız oynatmaya çalışıyorlar. Durum böyle olunca da tatsız durumlar ortaya çıkabiliyor. Halbuki bu kadar büyük yatırımların yapıldığı organizasyonda mutlaka bir EuroLeague yetkilisinin pankart, küfür ve diğer olaylar gibi durumlarda inisiyatif alıp bunları engellemesi gerekiyor. Engellemiyorlar. Ondan sonra da kendi disiplin yönetmelikleri var. O yönetmeliklere bakarak tamamen hukuki bazda bir takım cezalar veriyorlar. Onun için bundan mağdur olanlar şikayet ediyor. Bu anlamda maalesef ciddi sıkıntıları var. Bugün baktığınız zaman futbolda Şampiyonlar Ligi’nde bir saha komiseri var. FIBA’da bir gözlemci var. Milli maçlarımızda görüyoruz. FIBA gözlemcisi neredeyse maçtan önce yapılacak olan şovları bile denetliyor. En son antrenmana çıkmadan önce dediler ki: “5-10 dakika bekler misiniz? Çünkü FIBA gözlemcisi gelip maçta şov yapacak ekibin gösterisini izlemek istiyor.” Ben de şaşırdım. Ama böyle bir ciddiyet içerisindeler. EuroLeague ise sadece oyuna konsantre olmuş durumda. Evet EuroLeague’de çok üst düzey bir oyun ve güzel bir cazibe var. Ama maçların organizasyonları konusunda da ciddi sıkıntılar var. Ümit ediyorum NBA Europe ve EuroLeague birleşirse bu konunun da pozitif olacağına inanıyorum. Çünkü şu anda Avrupa’da basketbol çok ciddi anlamda izlenirlik kazanmış durumda. Çok ciddi anlamda erkek basketbolunda bir rekabet var. Kamuoyunun da beklentileri var. Türkiye’de spor ve basketbol çok takip ediliyor. Kulüplerimiz, antrenörlerimiz ve oyuncularımız bu şekilde mağdur olduğu zaman ciddi anlamda tepki oluyor” diyerek sözlerini noktaladı.