Kadınlara temel aşçılık becerileri kazandırmayı hedefleyen 'İyilikle Pişen Hayatlar' atölye serisi Gaziantep, Hatay, Adıyaman, İstanbul ve Adana’nın ardından Antalya’da düzenlendi. 2 günlük programda katılımcılar, alanında tanınan şeflerle bir araya gelerek uygulamalı eğitim aldı. Programın ilk gününde şef Mehmet Akdağ, katılımcılarla mutfakta deneyimlerini paylaştı. Akdağ kadınlara Antalya'nın mezelerinden hibeş, erikli kuru cacık, taratorlu börülce tarifi verirken; tatlı olarak kaymaklı keşkül yaptı. Eğitimlerde kadınlara temel mutfak teknikleri, yemek hazırlama süreçleri ve profesyonel mutfak uygulamaları anlatıldı. İkinci gün ise şefler Batuhan Bayır ve Kıvanç Karadeniz rehberliğinde eğitimler gerçekleşecek.
DEPREMZEDE KADINLAR ANTALYA'DA AĞIRLANDI
Programın kadınlar için verimli olduğuna dikkati çeken Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Esra Özkoç, "Türk Kızılay, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede birçok projeyi hayata geçirdi. 'İyilikle Pişen Hayatlar' da bu projelerden biri. Bu projede Türk Kızılay olarak, deprem bölgesinden misafir ettiğimiz hanımefendilere, değerli şeflerimizin katkılarıyla profesyonel aşçılık ve mutfak eğitimleri vermeyi amaçlıyoruz. Bugün de dünyaca ünlü şefimiz Mehmet şef, bizleri Antalya’daki mutfağında misafir etti. Aynı zamanda onlara moral ve motivasyon sağlamak, geleceğe yönelik plan ve projelerini gerçekleştirebilmeleri adına bir ışık olmak amacıyla da destek olmayı hedefliyoruz. Bugün burada Kahramanmaraş’tan gelen 20 kadınımız bulunuyor. Kendilerinin bir kısmı profesyonel olarak bu alanda çalışıyor, bir kısmı ise evlerinde kendi emekleriyle ürettikleri ürünleri satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor" dedi.
‘KARŞILIKLI BİR PAYLAŞIM ORTAMI OLUŞTURDUK’
Antalya’nın lezzetlerini tanıtmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden şef Mehmet Akdağ, "Yıllardır yapmaya çalıştığım, Türk gastronomisinin ne kadar güçlü olduğunu anlatabilmek. Burada hep birlikte Antalya’mızın lezzetlerini tadıyoruz. Aynı zamanda bunları misafirlerimize tattırarak ve sürecin başında bizzat bulunarak aslında bunu teyit etmiş oluyoruz. Böylelikle çok güçlü bir etkileşim ortaya çıkıyor. Ben de onlardan öğreniyorum. En sevdiğim şeylerden biri de bu. Gelen her misafirime mutlaka soruyorum; eğer kendi bölgelerinde ya da yörelerinde yapılan farklı ve özel bir lezzet varsa bizimle paylaşmalarını rica ediyorum. Biz de burada kendi mutfağımızdan örnekler sunarak karşılıklı bir paylaşım ortamı oluşturmuş oluyoruz. Bir nebze olsun onların kafalarını dağıtabildiysek, kendilerini mutlu hissettirebildiysek, bu bizim için yeterli" diye konuştu.
'ZORLU ŞARTLAR ALTINDA YAŞAM MÜCADELESİ VERDİK'
Program için Kahramanmaraş’tan gelen Sedanur Simsar, "Böyle güzel bir organizasyonda bizleri bir araya getirdikleri için çok mutluyuz. Ayrıca Mehmet şefimize de çok teşekkür ediyoruz. Restoranında bizleri çok samimi ve güzel bir şekilde ağırladı. Workshop boyunca bizlere çok değerli katkıları oldu. 3 yıl önce Kahramanmaraş’ta büyük bir deprem yaşadık. Ailemizde can kaybı olmadı ama evimizi kaybettik. Belki çok büyük bir kayıp gibi görünmeyebilir ama o evi kendi emeklerimizle yapmıştık. Bu yüzden bizim için manevi olarak çok zordu. Zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi verdik" dedi.
‘ANKA KUŞU GİBİ KÜLLERİMİZDEN DOĞDUK’
Kızılay’dan aldıkları desteklerle üretmeye başladıklarını kaydeden Mihrace Burçak isee "Kahramanmaraş’tan geldim. Aynı zamanda Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Aşçılık ve Yiyecek Hizmetleri Bölümü öğrencisiyim. Depremden sonra bizlere çok fazla imkan tanındı. Bu nedenle devletimize ve Türk Kızılay’a çok teşekkür ediyoruz. Özellikle 35 yaş üstü kadınlara yönelik desteklerden faydalandık ve eğitim hayatımıza yeniden adım attık aslında. ‘Anka kuşu gibi küllerimizden doğduk’ derler ya, gerçekten biz de öyle olduk. Büyük bir mücadele verdik. O süreçte Kızılay her zaman yanımızdaydı. Bir şeyler yapabileceğimizin, kendi varlığımızın ve gücümüzün farkına vardık. Mehmet Şef de gastronomi alanında aldığımız eğitimlere çok güzel katkılar sağladı. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon kaynağı oldu ve bizi daha ileriye taşıyacağını düşünüyorum" diye konuştu. 20 depremzede kadına sertifikaları dağıtılırken, Mehmet Akdağ kendisi için hazırlanan yöresel yiyecekleri tattı.