GÜNDEM

CHP'li Şahbaz: Üniversite Değil Hayatta Kalma Mücadelesi

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, yükseköğrenim yurtlarında peş peşe yaşanan öğrenci ölümlerine dikkat çekerek TBMM'de Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında bulundu.

Abone Ol

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, son dönemde Zonguldak, Mardin, İzmir, Burdur ve Ankara'daki yükseköğrenim yurtlarında art arda yaşanan öğrenci ölümlerine ilişkin kamuoyuna kritik açıklamalarda bulundu. Gençlerin barınma koşullarındaki yetersizlikler ve artan baskılar nedeniyle hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayan Şahbaz, yaşanan acı olayların yalnızca "kaza" veya "intihar" denilerek geçiştirilemeyeceğini belirterek acil önlem planlarını sıraladı.

Üniversite Okumak Hayatta Kalma Mücadelesine Dönüştü

Gençlerin ve ailelerin büyük fedakarlıklarla üniversite eğitimine başladığını ancak devletin yurtlarında yeterince korunamadıklarını ifade eden Şahbaz, barınma krizine ve ekonomik sorunlara dikkat çekti:

"Artık günümüzde üniversite kazanmak bir başarı hikayesi olmaktan çıktı; bir varoluş ve hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Burada gençlerimizin yurtlarda hayatını kaybetmiş olması sadece kaza ya da intihar olarak gösterilemez. Bu sosyal devletin çöktüğünün de göstergesidir."

TBMM'ye Araştırma Komisyonu Ve Denetim Çağrısı

Barınma ve sağlıklı yaşamın temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatan Şahbaz, Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkilileri göreve davet etti. İnsani yaşam koşullarından uzak yurt ortamlarının ülkenin ekonomik gelişmişliğiyle bağdaşmadığını belirten Şahbaz, şu talebi dile getirdi:

"Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulsun, yurtlarımız derhal denetlensin ve elde edilen bulgular tüm kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılsın."

Yurtların İyileştirilmesi İçin Sunulan Çözüm Önerileri

Gençlerin yarınlarına umutla bakabilmesi için yurt altyapılarının ve yönetim anlayışının tamamen değiştirilmesi gerektiğini belirten Şahbaz, partisinin çözüm önerilerini şu maddelerle sıraladı:

  • Kapasite artırımı bahane edilerek öğrenciler üst üste istiflenmemeli; yurt odaları kültürel ve akademik gelişime uygun hale getirilmelidir.

  • Gençlerin nitelikli beslenmesi kamu güvencesi altına alınmalı, yurtlarda sanatsal ve sosyal ihtiyaçları karşılayacak mekanlar yaratılmalıdır.

  • Gençlik psikolojisinden anlayan profesyoneller atanmalı; yurtlarda her 500 öğrenciye 1 psikososyal destek uzmanı düşecek şekilde kadro açılmalıdır.

  • Akran zorbalığı veya liyakatsiz yönetim baskısına karşı, öğrencilerin kimliklerini gizleyerek başvurabilecekleri güvenli bir "dayanışma ağı" kurulmalıdır.

  • Yurtlar sadece devlet tarafından değil; yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, öğrenci temsilcileri ve sosyologların da yer aldığı bağımsız kuruluşlarca denetlenmelidir.