Sanatçıların sahne performansları, kültürel içerikleri ve bu içeriklerin ardından gelişen adli ve idari süreçler, yasama organı temsilcileri ile hukukçuların takibinde yer alıyor. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, kamuoyunda geniş yankı uyandıran komedyen ve dijital içerik üreticisi Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması hadisesine ilişkin kurumsal bir yazılı açıklama yayımladı. Gökçen, mizah ve eleştiri kültürünün demokratik toplumların vazgeçilmez birer unsuru olduğunu belirterek, yürütülen adli işlemlerin usul ve yöntemleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Mizah Ve Eleştiri Toplumsal Bir Değerdir
Milletvekili Gökçe Gökçen, yazılı basın açıklamasında Deniz Göktaş'ın uzun süredir kültür-sanat ekosisteminde ürettiği podcast ve sahne gösterileriyle bilinen bir isim olduğunu hatırlattı. Sanatçıların toplumsal meselelere ironik ve eleştirel yaklaşımlar getirmesinin evrensel hukuk normları çerçevesinde korunması gerektiğine değinen Gökçen, şu kurumsal ifadeleri paylaştı:
-
Komedyen Deniz Göktaş'ın eserlerinde ve mizahi duruşunda, toplumsal kalıplara ve güncel haksızlıklara karşı rasyonel bir meydan okuma barındırdığı ifade edildi. Sanatçının ortaya koyduğu şaka ve eleştirilere karşı geliştirilen bazı hedef gösterme odaklı yaklaşımların, demokratik tartışma kültürünü zedelediği aktarıldı.
Adli İşlem Usullerine Ve Yargı Bağımsızlığına Vurgu
Açıklamasının devamında adli kolluk birimlerinin gözaltı esnasında uyguladığı yöntemlere ve kamuoyuna yansıyan görsellere değinen CHP'li Gökçen, adalet mekanizmalarının işleyiş standartlarına vurgu yaptı:
"Yargısal yetki ve selahiyetlerin, hukukun evrensel ilkelerinden uzaklaşarak belirli siyasi amaçlar doğrultusunda birer baskı aracına dönüştürülmesi kabul edilemez. Bir sanatçının adli süreçlerinde uygulanan belirli tedbir yöntemlerinin basına servis edilmesi suretiyle topluma gözdağı verilmek istendiği algısı oluşmaktadır. Ancak bu tür idari yaklaşımlar toplumsal cesareti ve dayanışmayı artırmaktan başka bir sonuç doğurmaz. Fikir ve sanat eserleri üreten Deniz Göktaş'ın mevcut hukuki durumunun ivedilikle gözden geçirilerek bir an önce serbest bırakılması gerekmektedir."
Hukuk kurulları ve sanat örgütleri, dijital mecralarda geniş kitlelere ulaşan mizahi içeriklerin adli takibata konu edilmesinin ifade özgürlüğü sınırları içerisindeki yerini tartışmaya devam ediyor.