200 Aile Ve 70 Bin Küçükbaş Yollarda
Kış mevsimini Mersin'in Gülnar, Silifke, Mut, Aydıncık ve Bozyazı ilçelerindeki ılıman bölgelerde geçiren yaklaşık 200 Sarıkeçili Yörük ailesi için "yaz yurdu" hazırlıkları tamamlandı. Baharın gelişiyle birlikte çadırlarını toplayan Yörükler, yaklaşık 70 bin küçükbaş hayvanla beraber Konya civarındaki yaylalara ulaşmak üzere yola çıktı. Bazı aileler modern araçları tercih etse de, birçoğu yüzlerce yıllık geleneği bozmayarak develerle yolculuk yapmaya devam ediyor.
"Kuş Ali"nin Develerle Süren Mirası
Bölgede "Kuş Ali" lakabıyla tanınan 63 yaşındaki Ali Uçar, bu kültürün sembol isimlerinden biri. Bozyazı ilçesinden başladığı göç yolculuğunda Gülnar'ın yüksek kesimlerindeki Söğüt Yaylası’na ulaşan Uçar, atalarından kalan mirası yaşatmak için her türlü zorluğa göğüs geriyor. Develeri ve yüzlerce keçisiyle bazen Torosların sarp yamaçlarında, bazen de kara yolunda ilerleyen Uçar’ın yolculuğu, görenleri adeta tarihte bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Bu Dağlar Bizim Evimiz
Yaşam tarzlarını bir aidiyet meselesi olarak gören Ali Uçar, konargöçerliği şu sözlerle özetliyor:
"Bu dağlar bizim evimiz. Doğma büyüme bu işin içindeyiz. Aslımızı, neslimizi kaybetmemek için bu hayatı sürdürüyoruz. Devletimizin ve müftülüğümüzün buralara kadar gelip halimizi sorması bize güç veriyor. Göç hayatının zorluklarına rağmen kimseye zarar vermek istemeyiz; Allah’ın kuluna zarar vermek haramdır."
20 Günlük Sabır Ve Tevekkül Yolculuğu
Göç güzergahı boyunca belirli mola noktalarında "kıl çadır" kurarak dinlenen aileler, 20 günlük sürenin sonunda Konya ve Karaman sınırlarındaki yüksek rakımlı yaylalara ulaşacak. Doğa ile iç içe, modern dünyanın stresinden uzak ama bir o kadar da zahmetli olan bu yaşam biçimi, Anadolu’nun kültürel zenginliğinin en canlı örneği olarak varlığını sürdürüyor.