Milyonlarca adayın sabırsızlıkla beklediği 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçları açıklandı ve gözler tercih sürecine çevrildi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, üniversite tercihlerinin 29 Temmuz - 10 Ağustos tarihleri arasında yapılacağını duyurdu. Puanlardaki genel artışa rağmen sıralamalarda yaşanan sert düşüşler adaylar arasında hayal kırıklığı yaratırken, eğitim uzmanları tablonun arkasındaki kritik nedenleri değerlendirdi.
Üst Sıralarda Yoğunluk Arttı
Açıklanan verilere göre tüm oturumlarda kadın adayların katılım oranının erkeklerden yüksek olduğu görüldü. TYT Matematikte ortalama 6,8, Fen Bilimlerinde ise 4,3 net yapılırken; AYT'de de sayısal ortalamaların düşük kalması sınavda TYT'yi belirleyici kıldı.
Geçtiğimiz yıl 468 puan ile 456 puan arasındaki fark yaklaşık 3 bin 100 kişi iken, bu yıl aynı puan aralığında yaklaşık 5 bin 800 kişinin yer alması üst sıralardaki yığılmayı gözler önüne serdi. Ayrıca 2026 YKS'de 67 bin 87 aday, puanın hesaplanması için gereken minimum soru sayısına ulaşamayarak barajı geçemedi.
İpi Devlet Okulları Göğüsledi
2026-YKS'de 13 aday Türkiye birincisi olurken, şampiyonlar arasında özel okul öğrencisinin yer almaması dikkat çekti. Kabataş Erkek Lisesi 3 öğrencisiyle 4 farklı kategoride zirveye yerleşirken; YDT Fransızca birincisi Açık Öğretim Lisesi'nden Sena İlhan, YDT Arapça birincisi ise Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden Ammar Moataz Mohamed İbrahim Mahmoud oldu.
Uzmanlar Değerlendirdi: Sıralama Şokunun İki Temel Nedeni
Eğitim uzmanları, adayların yaşadığı sıralama şokunun arka planındaki etkenleri şu şekilde özetledi:
-
AYT’nin Yapılabilir Olması: Eğitim Uzmanı Onur Soğuk, AYT'nin önceki yıllara kıyasla daha yapılabilir olmasının netlerin birbirine yaklaşmasına yol açtığını belirtti. Zor sınavlarda düşük netlerle iyi sıralamalar elde edilebilirken, bu yıl yüksek netlere rağmen yığılma nedeniyle sıralamaların gerilediği ifade edildi.
-
TYT ve OBP’nin Belirleyiciliği: Eğitimci Koray Ayan ve Muhammed Tosun, AYT performanslarının birbirine yakın olması nedeniyle farkı TYT ve Ortaöğretim Başarı Puanı'nın oluşturduğunu vurguladı. Küçük puan aralıklarında ve küsuratlarda dahi binlerce kişilik değişimler yaşandı. Uzmanlar, adayların puanlara değil kesinlikle sıralamalara odaklanması gerektiğinin altını çizdi.
OBP Tartışması Yeniden Gündemde
Sonuçların ardından OBP'nin (Ortaöğretim Başarı Puanı) sıralamalar üzerindeki baskısı yeniden alevlendi. Liseler arasındaki not verme standartlarının farklı olması; şişirilmiş veya cömert not uygulamalarıyla 95-100 ortalamayla mezun olan öğrencilerin, akademik standartları yüksek okullarda 80-85 ortalama yapan adayların önüne geçmesine neden oluyor. Uzmanlar, adaletsizliğin giderilmesi için OBP'nin katsayı etkisinin düşürülmesini veya merkezi sınav performansıyla standartlaştırılmasını talep ediyor.