GÜNDEM

Yargıtay'dan Emsal Nitelikte Karar: Stajyere Hakaret Eden Aşçıbaşı Tazminatından Oldu

Yargıtay, bir otelde stajyer çalışana hakaret eden ve küfürlü sözler sarf eden aşçıbaşının işten tazminatsız kovulmasını haklı bulan emsal bir karara imza attı.

Abone Ol

Çalışma hayatını yakından ilgilendiren oldukça önemli bir yargı kararı Yargıtay cephesinden geldi. Bir otel işletmesinde aşçıbaşı sıfatıyla görev yapan K.H. isimli şahıs, mutfakta stajyer olarak çalışan M.K. isimli gence yönelik sarf ettiği onur kırıcı sözler nedeniyle işinden oldu. İddialara göre aşçıbaşı, stajyer gence mesai arkadaşlarının gözü önünde hakaretler yağdırıp ağır küfürler etti. Mutfaktaki bezlerin kötü koktuğunu bahane ederek başlayan bu sözlü saldırı, stajyerin göz ameliyatı geçirdiği ve doktor raporuyla çalışmaması gerektiği yönündeki uyarılarına rağmen katlanarak devam etti. Aşçıbaşının stajyere yönelik öküz, mal, salak, işe yaramazsın ve ne halin varsa gör şeklindeki ağır ifadeleri bardağı taşıran son damla oldu. Yaşanan bu mobbing ve hakaret silsilesinin ardından otel yönetimi duruma el koyarak K.H. isimli çalışanın iş akdine tazminatsız olarak son verdi.

İşveren Çalışma Düzeninin Bozulduğunu Savundu

İşten çıkarılmasının ardından haksızlığa uğradığını iddia eden eski aşçıbaşı, hakkını aramak üzere İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. İş akdinin haksız yere feshedildiğini öne süren K.H., işverenden kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarını faiziyle birlikte talep etti. Mahkeme sürecinde savunma yapan otel işletmesi ise davacının sadece stajyer M.K. isimli çalışana değil, mutfaktaki diğer mesai arkadaşlarına karşı da sürekli olarak agresif tavırlar sergilediğini ve küfürlü konuştuğunu dile getirdi. Otel yönetimi, bu olumsuz davranışların iş yerindeki huzuru ve çalışma düzenini temelden sarstığını, bu nedenle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında haklı nedenlere dayanılarak feshedildiğini mahkeme heyetine sundu. Ayrıca işletme, fazla mesai ücretlerinin de bordrolara eksiksiz işlendiğini ve banka kanalıyla ödendiğini kanıtlarıyla belirterek davanın reddedilmesini talep etti.

Yerel Mahkemenin Kararını Yargıtay Bozdu

Dosyayı ilk olarak inceleyen İş Mahkemesi, işverenin sunduğu iddiaları destekleyecek yeterli somut belgenin bulunmadığına kanaat getirerek, davacı aşçıbaşını kısmen haklı buldu ve tazminat taleplerinin kabulüne hükmetti. İstinaf mahkemesinin de bu kararı onamasının ardından, pes etmeyen işveren konuyu üst yargıya taşıyarak temyiz yoluna başvurdu. Nihai kararı vermek üzere dosyayı detaylıca inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemelerin aksine oldukça net ve emsal teşkil edecek bir hükme imza attı. Yargıtay kararında, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar sergilemesinin, iş yerindeki düzeni ve çalışma barışını bozması halinde işverenin derhal fesih hakkını kullanabileceği vurgulandı.

Güven İlişkisi Çöktü, Tazminat Talepleri Reddedildi

Yüksek mahkemenin gerekçeli kararında, davacı aşçıbaşının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu gencecik bir stajyere sataşması, herkesin içinde rencide edici sözler söylemesi ve agresif tavırlarıyla disiplini bozması açıkça ahlak kurallarına aykırı bulundu. Kararda, çalışanın hakaretleri ve şiddet içerikli tutumu nedeniyle işveren ile işçi arasındaki güven temelinin tamamen çöktüğü ifade edildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı Kanun'un 25'inci maddesi uyarınca işverence yapılan feshin kesinlikle haklı bir nedene dayandığını belirterek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti. Bu emsal kararla birlikte, iş yerinde mobbing uygulayan ve mesai arkadaşlarına hakaret eden kişilerin tazminat hakkını kaybedeceği hukuken de tescillenmiş oldu.