Dünya genelinde teknoloji devleri arasında kıyasıya devam eden ve ülkelerin ulusal güvenlik politikalarını doğrudan şekillendiren yarı iletken üretim krizinde sular bir türlü durulmuyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasında yıllardır süregelen amansız çip savaşının son perdesinde, gözler dünyanın en büyük yarı iletken üretim ekipmanları üreticilerinden biri olan Hollanda merkezli ASML şirketine çevrildi. Washington yönetiminin ambargo kararlarına rağmen, şirketin en ileri düzey çip üretim altyapısı olan ekstrem ultraviyole litografi sistemlerinden birinin veya bu sistemde kullanılan son derece kritik parçaların ihracat yasaklarını delerek Çin'e ulaştığına dair ciddi şüpheler gündeme bomba gibi düştü. Ünlü ekonomi yayın organı Bloomberg'in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı detaylı haberine göre, Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Bakanı Howard Lutnick, ASML'nin üst düzey yöneticileriyle gerçekleştirdiği kritik toplantılarda bu yöndeki rahatsızlıklarını ve şüphelerini doğrudan masaya yatırdı. Washington cephesi, küresel yapay zeka yarışında dengeleri baştan aşağı değiştirebilecek bu hamlenin kasıtlı ve planlı bir teknoloji sızıntısı olabileceği ihtimali üzerinde ciddiyetle duruyor.
Şirketten İddialara Yalanlama Ve Lojistik İmkansızlık Savunması
Dünya teknoloji piyasalarını derinden sarsan bu ağır suçlamaların ardından Hollandalı çip ekipmanı üreticisi ASML, iddiaları kesin ve net bir dille yalanlayarak kurumsal itibarının kasıtlı olarak zedelendiğini kamuoyuna duyurdu. Ticaret Bakanı Lutnick ile nisan ayında gerçekleştirilen ikili görüşmelerin ardından şirket tarafından yayımlanan resmi bilgilendirme notunda, küresel çaptaki cihazların mevcut durumuna dair oldukça şeffaf veriler paylaşıldı. Şirket verilerine göre dünya genelinde tam üç yüz on dört adet ekstrem ultraviyole litografi sistemi aktif olarak üretim bantlarında çalışırken, yirmi altı adet sistem ise teknolojik ömrünü tamamlayarak hizmet dışı bırakılmış durumda. Şirket yönetiminin özellikle altını çizdiği en kritik nokta ise Çin sınırları içerisinde kesinlikle hiçbir ekstrem ultraviyole makinesinin bulunmadığı gerçeği oldu. ASML uzmanları, böylesine devasa ve karmaşık bir sistemin uluslararası istihbarat ağlarından ve gümrük denetimlerinden gizlenerek taşınmasının fiziksel ve lojistik açıdan mümkün olmadığını savunuyor. Yaklaşık 180 ton ağırlığında olan ve 100 binden fazla hassas parçanın bir araya gelmesiyle oluşan bu teknoloji harikası makinelerin taşınması için çok sayıda dev kargo uçağına ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca sistemin hedef ülkede yeniden kurulması, kalibrasyonunun yapılması ve düzenli bakımının sağlanması için ASML'nin kendi bünyesinde çalışan üst düzey mühendislerin sahada bizzat bulunması zorunluluk taşıyor. Bu nedenle şirket, yasa dışı bir kurulumun pratikte asla hayata geçirilemeyeceğini ifade ediyor.
Washington Gizli Kanıtlara İşaret Ediyor Ve Yeni Yaptırımlar Kapıda
Hollandalı şirketin detaylı teknik açıklamaları ve lojistik imkansızlık vurgusu, Washington yönetimini ikna etmeye yetmiş görünmüyor. Uluslararası basına ismini vermeden konuşan üst düzey Amerikalı yetkililer, makinenin tamamı olmasa bile sistemlerin taşınmasında kullanılan çok özel ekipmanların ve bu üstün teknolojinin kopyalanmasında işe yarayabilecek son derece hassas bileşenlerin Çin'e aktarıldığına dair ellerinde somut kanıtlar bulunduğunda ısrarcı davranıyor. Amerikan makamları, meselenin doğrudan bir ulusal güvenlik sorunu olduğunu belirterek söz konusu istihbari belgelerin ve bulguların kamuoyuyla kesinlikle paylaşılamayacağını vurguluyor. Eldeki gizli verilerin, teknoloji devinin süreç boyunca iyi niyet kuralları çerçevesinde hareket etmediğini kanıtladığı iddia edilirken, şirket tarafı her türlü kural dışı eylem suçlamasını reddetmekte kararlı bir duruş sergiliyor. En gelişmiş yapay zeka algoritmalarının ve yüksek performanslı yeni nesil işlemcilerin üretiminde adeta bir kilit taşı görevi gören ekstrem ultraviyole sistemleri, uzun bir süredir Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın takibinde bulunuyor. İlk Trump yönetiminden bu yana uygulanan katı ihracat kontrolleriyle Çin'in bu teknolojiye erişimi engellenmeye çalışılırken, son günlerde ortaya atılan bu ciddi iddiaların Washington yönetimini çok daha sert ve kapsayıcı yeni yaptırımları hayata geçirmeye zorlayacağı teknoloji dünyasının kulislerinde en çok konuşulan senaryolar arasında yer alıyor.