DÜNYA

Venezuela'yı ABD Mi Salladı: Şener Üşümezsoy Yanıtladı

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Venezuela'yı sarsan 7.2 ve 7.5'lik depremlerin arkasında "ABD'nin harp teknolojisi" olduğu iddialarını "fantezi" olarak nitelendirip yalanladı.

Abone Ol

Güney Amerika ülkesi Venezuela'da 39 saniye arayla meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki yıkıcı deprem, küresel çapta komplo teorilerini beraberinde getirdi. Sosyal medyada hızla yayılan "Depremi ABD'nin gizli harp teknolojileri tetikledi" iddialarına, ünlü Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan bilimsel ve sert bir yalanlama geldi.

ABD Mi Tetikledi Sorusu Bir Fantezidir

Kendi YouTube kanalında jeolojik verileri paylaşarak tartışmalara son noktayı koyan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, yapay deprem iddialarını tamamen gerçek dışı ilan etti. Üşümezsoy, konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

"Venezuela'daki bu deprem, ironik biçimde sürekli 'Harp teknolojisiyle Amerika mı tetikliyor?' sorularıyla gündeme getiriliyor. 'Venezuela'yı siyasi olarak yola getiremeyen güçler, şimdi depremle mi yola getiriyor?' diye soracağımız bir fanteziyi bir kenara bırakıp, ciddi olarak jeolojik gerçekleri konuşmalıyız. Bu sarsıntı, Karayip Levhası ile Güney Amerika Levhası arasındaki son derece aktif ve doğal bir fay hattında gelişmiştir."

17 Ağustos Ve 6 Şubat Mekanizmasıyla Aynı

Üşümezsoy, 39 saniye arayla yaşanan iki büyük sarsıntının bağımsız depremler olmadığını, literatürde "Kaskat (ardışık) depremler" olarak adlandırılan bir zincirleme kırılma olduğunu belirtti. Bu mekanizmanın Türkiye'deki büyük depremlerle birebir aynı olduğunu vurguladı: "7.2'lik ilk kırılmanın oluşturduğu muazzam gerilim, saniyeler içinde komşu segmenti tetikleyerek 7.5'lik ikinci kırılmayı yarattı. Bunu tek bir büyük deprem serisi olarak analiz etmek gerekir. Aynı ardışık mekanizmayı 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'ndeki 5 ayrı fay kırılmasında ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde de net bir şekilde gördük."

Yıkımın Nedeni Harp Teknolojisi Değil, Zemin Sıvılaşması

Venezuela'daki ağır hasarın ve binalardaki deformasyonun tamamen zemin yapısıyla ilgili olduğunu belirten ünlü deprem uzmanı, Türkiye için de kritik uyarılarda bulundu:

"Yıkım, Karayip Denizi çevresindeki genç çökellerde yaşanan sıvılaşma nedeniyle etkin oldu. Sağlam mühendislikle yapılan modern binalar tamamen çökmedi ama zemin yüzünden yan yattı ve yamuldu. Tıpkı 6 Şubat'ta Amik Ovası ve Asi Nehri çökerleri üzerindeki binaların başına gelenler gibi. Bu deprem bize bir kez daha gösterdi ki; risk analizinde sadece fay hattını değil, alüvyon ve zayıf zemin koşullarını dikkate almak zorundayız."