Bartın ve Karabük sınırlarının kesiştiği noktada yer alan, bölgenin en büyük ekosistemlerinden biri olan Uluyayla, baharın gelişiyle birlikte adeta küllerinden doğdu. 1416 rakımlı Göktepe zirvesinin gölgesindeki devasa yayla, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının yeni cazibe merkezi haline geldi.
7 Kilometrelik Doğal Bir Plato
Bartın’ın Ulus ilçesine 27 kilometre uzaklıkta bulunan 7 kilometre uzunluğundaki yayla, ilkbaharda yeşeren kayın, köknar ve çam ağaçlarıyla dev bir tabloyu andırıyor. Yaylacıların hayvancılık faaliyetleri için inşa ettiği rengarenk ahşap evler, yeşilin tonları arasında görsel bir şölen sunarken, özgürlükleri ile bilinen yılkı atlarının bölgedeki koşuşturması havadan dron ile görüntülendi.
Yaban Hayatının ve Mağaraların Merkezi
86 bin hektarlık devasa bir alanı kapsayan Uluyayla, sadece bitki örtüsüyle değil, barındırdığı yaban hayatıyla da dikkat çekiyor. Bölge; geyik, karaca, vaşak ve dağ kedisi gibi nadir türlere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca doğa keşifçileri için;
-
Kırlangıç, Karlık ve Kemikli mağaraları,
-
Seyir Kayası ve Büyük Çukur gibi etkileyici noktalar, ziyaretçilerine eşsiz bir rota sunuyor.
Doğaseverler Hazırlıklara Başladı
Çevredeki köylerde yaşayan vatandaşlar, yaz mevsimi öncesi yayla hazırlıklarını hızlandırdı. Çakman, Kızılgöl ve Kalkanlı yaylalarıyla çevrili olan bölge, temiz havası ve huzurlu atmosferiyle şehir stresinden kaçmak isteyenlerin uğrak noktası oldu. Fotoğraf sanatçıları ise baharın bu kısa ama büyüleyici dönemini ölümsüzleştirmek için Uluyayla’nın yolunu tutuyor.