GÜNDEM

Türkiye’yi Bekleyen Yeni İklim Gerçeği

Çevre Bakanı Murat Kurum, 2026 yılı için iklim uyarısı yaptı! Sıcak hava dalgaları, ani ve şiddetli yağışlar ile fırtına riskinin devam ettiğini belirten Kurum, aşırı hava olaylarına karşı "iklim uyum" politikalarının önemini vurguladı.

Abone Ol

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz Havzası’nda yer aldığını hatırlatarak, 2026 yılı için kritik iklim uyarılarında bulundu. Bakan Kurum, sıcak hava dalgaları ve şiddetli meteorolojik olayların artık bir "istisna" değil, "yeni normal" haline geldiğini belirtti.

Ekstrem Hava Olaylarında Artış Trendi

Bakan Kurum, milletvekillerinin soru önergesine verdiği yanıtta son yıllardaki felaket verilerini paylaştı. İklim değişikliğinin yansımalarının her geçen yıl daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Kurum, son iki yılın verilerine şu şekilde vurgu yaptı:

  • 2023 yılında: 1.400'ün üzerinde ekstrem hava olayı.

  • 2024 yılında: 1.200'ün üzerinde ekstrem hava olayı.

Kurum, 2025 yılında olay sayısında göreceli bir azalma olsa da, bu rakamların hâlâ endişe verici düzeyde yüksek olduğunu ifade etti.

2026'da Neler Bekleniyor?

İklim modelleri ve uzun vadeli gözlemlere dayanarak 2026 yılı için vatandaşları ve ilgili birimleri uyaran Bakan Kurum, şu risklere dikkat çekti:

  • Yaz aylarında insan sağlığı ve enerji tüketimi üzerinde baskı oluşturacak aşırı sıcaklar.

  • Şehir yaşamını ve altyapıyı tehdit eden kısa süreli, yoğun yağışlar.

  • Sağlık üzerinde olumsuz etkileri olan mevsimsel sapmalar.

  • Yerel ve etkili fırtına riskleri.

Su Ve Tarım İçin Kritik Dönem

Bakan Kurum, meselenin sadece meteorolojik bir olaydan ibaret olmadığını, su kaynaklarının yönetimi, tarımsal üretim ve kent planlamasının doğrudan risk altında olduğunu belirtti. Özellikle yağış rejimindeki değişimlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine değinen Kurum, "İklim uyum politikalarını güçlendirmeli ve erken uyarı sistemlerimizi çok daha etkin kullanmalıyız" ifadelerini kullandı.

Bakanlık, bu risklere karşı yerel yönetimleri daha hazırlıklı olmaya ve kentlerin iklim değişikliğine karşı direncini (iklim dirençli şehirler) artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.