GÜNDEM

Türkiye Genelinde Tarihi Eserlere Hayat Veriliyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren konservasyon laboratuvarlarında, yurt dışından iade edilen, hasar gören ya da yeni bulunan tarihi eserlerin bakım ve yenileme çalışmaları yapılıyor. Türkiye genelinde bulunan 12 konservasyon laboratuvarında şimdiye kadar 251 binden fazla eserin bakımı yapıldı.

Abone Ol

Kültürel mirasın, nesiller boyu özelliklerini kaybetmeyecek şekilde korunması anlamına gelen 'konservasyon', taşınabilir veya taşınamaz kültür varlıklarının, uygun ve geriye dönüşlü malzeme ve yöntemler kullanılarak, en az müdahale ile durumunun durağan hale getirilmesi esasına dayanıyor. Aktif konservasyonda işlem görecek eserler, mevcut durumlarına göre değerlendirilerek, kondisyonu zayıf olan eserlerde ön sağlamlaştırma yapılıyor. Sağlamlaştırmadan sonra konservasyonun en önemli aşamalarından olan mekanik veya kimyasal temizlik işlemlerinde, uygun olan malzeme ve yöntem seçilerek eserler üzerinde gerekli temizlik işlemleri yapılıyor. Birden fazla parçadan oluşan ve birleştirilmesi gereken eserler, uygun yapıştırıcılarla yapıştırılıp sıkıştırıldıktan sonra bütün hale getiriliyor. Parça kaybı olanlar eserlere de objenin yapısına ve yüzey dokusuna en uygun malzemelerle dolgu yapılıyor ve rötuş işlemleri tamamlanıyor. Tüm işlemlerin ardından eserler, müzelere gönderilerek ziyaretçilerle buluşuyor. Türkiye genelinde bulunan 12 restorasyon konservasyon laboratuvarında şimdiye kadar 251 binden fazla eserin bakımı yapıldı. Türkiye genelinde toplam 281 personelin çalıştığı laboratuvarlarda restoratörler, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan eserlerin gelecek nesillere aktarılmasını sağlıyor. 12 konservasyon laboratuvarı arasında büyüklük bakımından 2'nci sırada yer alan Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı'nda, kaçakçılıkla mücadele kapsamında en son ABD'den iadesi sağlanan 17 eserin konservasyonu yapılıyor.

LABORATUVARDA 30 UZMAN ÇALIŞIYOR

Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Kimyager Mustafa Cengiz Özduygulu, laboratuvarlarda yapılan çalışmalarla, eski eserleri gelecek nesillere aktarmak için ileri düzey teknikler kullandıklarını söyleyerek, "Genelde eserler bize bağlı olduğumuz müzelerden geliyor. Bunun dışında kaçakçılık eserleri olarak yakalanan eserler ve yurt dışında kaçakçılık dairemizin tespit edip kazandırdığı eserler de laboratuvarımızda işlem görmektedir. Laboratuvarımızda 30 uzman arkadaşımız var. Bunlardan 24'ü aktif restorasyon konservasyon işlerini yürütmekte, 6 arkadaşımız da analizleri yapmaktadır. Bize genellikle yılda ne kadar eser çalıştığımız sorulur. Aslında bu sorunun tam karşılığı şudur; çalıştığımız eserin büyüklüğü, hassasiyeti ve detaylarıyla ilgili olarak eser çalışma sürelerimiz değişir. Bazen bir eseri 1 yılda, 2 yılda çalışırız. Bazen 1 günde 3 eser çalışabiliriz. Bu tamamen eserin bize verdiği müsaade ve büyüklüğüyle alakalı bir olaydır" dedi.

TÜRKİYE’YE İADE EDİLEN ESERLER DE BURADA

Özduygulu, ABD'den Türkiye'ye iadesi sağlanan 17 eserden bakım ve onarım ihtiyacı olan eserlerin konservasyonunu da burada yaptıklarını belirterek, "Bunların içinde 10 tanesi metal eser grubunda, 5 tanesi taş eser grubunda, 1'i cam eser, 1'i de karışık boncuk dizilerinden oluşan bir eser. Teslim aldığımız eserleri, eserin niteliğine göre, bozulmalarına göre, ihtiyaç varsa temizlik, gerek duyduğumuz yerlerde sağlamlaştırma, eksik parçaların onarımı, tamamlanması ve sergilemede eserin ömrünü uzatabilmek için daha uzun süre yaşayabilmesi için gerekli kimyasal ve mekanik korumaların tamamını bu laboratuvarda uygulamaktayız" ifadelerini kullandı.