Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran İslam Cumhuriyeti arasında Orta Doğu sularındaki askeri hareketlilik ve karşılıklı diplomatik restleşmeler devam ederken, Beyaz Saray'dan küresel dengeleri sarsacak radikal bir nükleer tasfiye çağrısı geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin nükleer programı kapsamında elde ettiği zenginleştirilmiş uranyum (nükleer toz) stoklarının uluslararası denetim mekanizmaları altında ya da doğrudan ABD gözetiminde tamamen imha edilmesi gerektiğini ilan etti.
Zenginleştirilmiş Uranyum Ya ABD'ye Getirilmeli Ya Da Yerinde İmha Edilmeli
Resmi sosyal medya hesabı üzerinden küresel güvenlik mimarisini yakından ilgilendiren stratejik bir çıkış yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer kapasitesine yönelik izleyecekleri yeni yol haritasının parametrelerini paylaştı. Paylaşımında nükleer materyallerin tasfiyesi için önlerinde iki temel yasal seçenek olduğunu vurgulayan Trump, şu ifadeleri kullandı:
"İran’ın elinde halihazırda bulunan zenginleştirilmiş uranyum (nükleer toz) ya derhal Amerika Birleşik Devletleri makamlarına teslim edilerek buraya getirilecek ve imha işlemi burada gerçekleştirilecektir; ya da tercihen İran'ın tam iş birliği ve koordinasyonu içerisinde, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) veya muadili bir küresel kurumun şahitliğinde, nükleer tesislerin bulunduğu sahada veya üzerinde uzlaşı sağlanacak kabul edilebilir başka bir bölgede imha edilecektir."
Nükleer Anlaşma Ve Güvenlik Konseyi Parametreleri Isınıyor
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Trump’ın bu net çıkışının, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi parametrelerini ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) denetim yetkilerini yeniden tartışmaya açabileceğine dikkat çekiyor. Washington yönetiminin, İran’ın uranyumu %20 ve %60 oranlarında zenginleştirerek askeri nükleer eşiğe (breakout time) yaklaşmasını ulusal güvenlik tehdidi olarak kodladığı bilinirken, Trump'ın "ya teslim et ya yerinde imha ettir" yaklaşımının Tahran kanadında nasıl bir diplomatik ve askeri karşılık bulacağı merak konusu oldu.
Viyana merkezli Uluslararası Atom Enerjisi Ajansından henüz Trump'ın koordinasyon ve şahitlik çağrısına yönelik resmi bir yanıt gelmezken, Beyaz Saray'ın bu yaptırım ve imha baskısını müttefikleri kanalıyla Birleşmiş Milletler zeminine taşımaya hazırlandığı belirtiliyor.