Türkiye'nin en köklü kurumlarından biri olan ve 150 yılı aşan tarihiyle dikkat çeken Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), tarihinin en büyük mali krizlerinden birini yaşıyor. Kamuoyunda ve siyaset arenasında uzun süre "dolaylı özelleştirme" tartışmalarına neden olan yasal düzenleme sonrası holdingleşen ve ikiye bölünen kurumun taşımacılık ayağı, mali açıdan adeta batağa saplandı. "Demiryolu ulaşımına kalite, rekabet ve verimlilik getirecek" denilerek savunulan reform hamlesinin ardından kurulan TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi, fahiş zararlarıyla alarm veriyor. Kurumun mali tabloları, geçmiş yıllardan bu yana biriken yapısal sorunların ve gelir-maliyet dengesizliğinin boyutunu gözler önüne serdi.
"Reform" Diye Başladı, Kronik Zarara Dönüştü
Demiryolu ağında yapısal bir dönüşüm öngören ve muhalefetin "150 yıllık geçmişe sahip TCDD parçalanarak zayıflatılacak" eleştirilerine hedef olan kanun, Mayıs 2013'te kabul edilmişti. Bu yasa kapsamında 14 Haziran 2016 tarihinde resmen ikiye bölünen kurum bünyesinden, operasyonel süreçleri yönetmek üzere TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi çıkarıldı. Ancak geçen yıllar, iyileşme bir yana, mali yapının tamamen bozulduğunu ortaya koydu. Bölünmenin ana gövdesi olan TCDD, fahiş zararlarla milyarlarca liralık bir borç yükünün altına girerken, yeni kurulan taşımacılık iştiraki de ana kurumun kaderini paylaşmaktan kurtulamadı.
Satış Gelirleri Maliyeti Karşılamıyor: 14,4 Milyar TL Net Dönem Zararı
Şirketin detaylı mali bilançolarına mercek tutulduğunda, demiryolu taşımacılığında neredeyse tekel konumunda olan bir yapının nasıl zarar ürettiği daha net anlaşılıyor. Elde edilen verilere göre, TCDD Taşımacılık yıllık bazda 25,5 milyar TL'lik devasa bir net satış geliri elde etmeyi başardı. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bu satışları gerçekleştirebilmek için katlanılan maliyetler yer alıyor. Kurumun işletme, bakım, personel ve lojistik gibi kalemlerden oluşan satış maliyetleri 41,1 milyar TL gibi kontrol edilemez bir seviyeye ulaştı. Gelir ile gider arasındaki bu uçurum, şirketin yılı tam 14 milyar 411 milyon 49 bin TL net dönem zararı ile kapatmasına yol açtı.
Yıllara Göre Zarar Dağılımı: Katlanarak Büyüyen Kara Delik
TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin mali tabloları incelendiğinde, zararın geçici bir döneme özgü olmadığı, sistematik bir şekilde katlanarak büyüdüğü görülüyor. Şirketin resmi kayıtlarına yansıyan net dönem zararlarının kronolojik seyri şu şekilde gerçekleşti:
-
2021 Yılı: 1.641.228.069 TL
-
2022 Yılı: 2.511.434.435 TL
-
2023 Yılı: 2.831.045.235 TL
-
2024 Yılı: 25.079.636.706 TL
-
2025 Yılı: 14.411.049.451 TL
Özellikle son yıllarda yaşanan makroekonomik dalgalanmalar, döviz kuru hareketleri ve enerji maliyetlerindeki fahiş artışlar, zaten kırılgan olan mali yapıyı tamamen felç etti. Rekabet gücünü artırma vaadiyle yola çıkan şirket, bugün kendi gelir-gider dengesini dahi kuramayacak bir noktaya sürüklenmiş durumda.
Muhalefetin "Haklılık" Vurgusu Ve Gelecek Senaryoları
Siyasi çevreler ve ulaştırma uzmanları, ortaya çıkan bu ürkütücü tablonun şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Yasaya ilk günden itibaren karşı çıkan uzmanlar, demiryollarının kâr-zarar odaklı bir şirket mantığıyla ve parçalanarak yönetilemeyeceğini, kamusal bir hizmet olan demiryolu taşımacılığının bu modelle zayıflatıldığını savunuyor. TCDD'nin ana gövdesinin de milyarlarca liralık zararla karşı karşıya olduğu göz önüne alındığında, bütüncül bir demiryolu politikasından uzaklaşılmasının faturasını yine kamunun ödediği ifade ediliyor. Önümüzdeki süreçte, bu devasa finansal deliğin kapatılması için bütçeden yapılacak transferler veya olası tarife artışları, vatandaşın sırtındaki yükü daha da artırabilir.