TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Galatasaray Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Bir Sultan, Bir Darbe, Bir Anayasa” başlıklı programda, Türkiye’nin anayasa tarihindeki 150 yıllık birikimini ve geleceğe dönük vizyonunu değerlendirdi.
Darbelerin Tortuları Anayasadan Temizlenmeli
Konuşmasında, Türkiye’nin anayasa konusunda dünyanın en derin tecrübelerinden birine sahip olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, geçmişteki antidemokratik dönemlerin geride bırakıldığını belirtti. Kurtulmuş, “Anayasaları darbelerden bütünüyle ayırarak, hiçbir şekilde darbelerin gölgelerinin ve tortularının anayasalar üzerine aksetmesine müsaade etmeden Türkiye’nin yeni bir anayasayı yapma kudretine sahip olduğunun altını çizmek isterim” dedi.
2027 Hedefi: Çağdaş Bir Toplum Sözleşmesi
Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerin ortasında, iç birliğini tahkim ederek yoluna devam etmesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, yeni anayasa için tarih verdi: “İnanıyorum ki sonunda Türkiye artık 2027’de kendisine yaraşan, milletimizin birliğini ve bütünlüğünü temin eden, Türkiye’nin küresel alandaki rekabet gücünü artıran, Türkiye’yi bölgesindeki ve dünyadaki tehditlerden koruyan yeni, çağdaş bir toplum sözleşmesi olarak yeni anayasasını gerçekleştirecektir.”
Milletin İradesine Kurucu Paye
Yeni anayasa çalışmalarına karşı çıkan bazı çevrelere de tepki gösteren Kurtulmuş, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: “Kıyıdan köşeden 'Kurucu irade yok' diyenlerin derdi millete kurucu irade olarak bir paye vermemektir. Onların anayasadan anladığı, kapalı kapılar ardında birilerinin metin yazıp bunu millete dikte etmesidir. Hayır, o devirler geride kaldı.”
Anayasa Bir Zarurettir
Anayasanın, milletle devlet arasındaki herkesin kabul ettiği bir toplum sözleşmesi olduğunu hatırlatan TBMM Başkanı, yeni anayasanın içselleştirilmiş bir metin olmasının bugünün dünyasında bir siyasi tercih değil, bir zaruret olduğunun altını çizdi. Kurtulmuş, Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda attığı bu adımın, ülkenin güç dünyasındaki yerini daha da sağlamlaştıracağını ifade etti.